1. YAZARLAR

  2. Dr. Sivilay Genç (Abla)

  3. Kürt sorunu çözüldü
Dr. Sivilay Genç (Abla)

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt sorunu çözüldü

A+A-

Soru: Sevgili Sivilay Abla, siz Kürt sorununun çözüleceğinden umutlu musunuz? Benim umutlarım gel git yapıyor ve her ‘git’ten sonra ‘gel’ olmayacak diye ödüm kopuyor. Bizim gibi endişeyle bekleyen barış yanlılarına ne söylersiniz? (Delal – Batman)

Cevap:
Sevgili Delal, Olaylar olur, tarihi sonradan atılır. Örneğin Fatih Sultan Mehmet Bizans’a girerken “Askerlerüm, şu anda ortaçağı kapatıyorum, yeniçağı açıyorum” dememiştir. Ya da Sokullu Mehmet Paşa’nın 1579’da öldüğünde cenazenin başında toplanan âlimler “Eyvah Osmanlı, Duraklama Devrine girdi” diye dertlenmemişlerdir. Bunun adını da yüzlerce yıl sonra olan biteni tepeden görebilen tarihçiler koymuştur.

Ondandır ki; bugünlerin tarihi yazacak olanlar Kürt sorununda çözümün başlangıcı olarak yaşadığımız günlerden birinin tarihini koyacaklar.


‘Biraz da zenginler ölsün’ yerine


Soru:
Sevgili Sivilay Abla, neden hep fakirlerin çocukları ölüyor. Bir bakanın, bir paşanın, bir zenginin çocuklarına bir şey olmuyor? (Gülnaz Tahtacı – Adana)

Cevap:
Sevgili Gülnaz, ağzımıza pelesenk olmuş bu klişe sitemi lügatimizden çıkarmamız gerek. Hiç bir anne-baba oğlunu göz göre göre kör dağlarda bir kör kurşuna hedef olsun diye askere gönderemez. Elinde ne kadar imkân varsa kullanır, torpil koyar, kınanmayı da göze alarak oğlu için bir Ege sahili, en azından bir yazıcı masası ayarlar. Elimizi vicdanımıza koyalım, bizim de imkânımız olsa aynısını yapardık. Kimseye bu yüzden kızamıyorum. Tabii hem kendi çocuğunu göndermeyip hem de başkalarının evlatlarının canı üzerinden vatan millet sakarya edebiyatı yapanlardan ileri derecede nefret ediyorum, o başka.

Bence, “Biraz da onlar ölsün” yerine “yeter artık kimsenin çocuğu ölmesin” demeye dilimizi alıştıralım.


“Ah o dış mihraklar olmasa...”


Soru:
Sivilay Abla, ben bu açılımı pek desteklemiyorum. Bana göre Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır. Dış mihraklar PKK’ya destek verdiği için ordumuz kökünü kazıyamıyor. Bu gerçek ortadayken açılım nasıl çözüm olacak? (Cengiz – Ankara, Polatlı)

Cevap:
Sevgili Cengiz, PKK’nın üç-dört bin silahlı adamı olduğunu biliyoruz. Yabancı ülkelerden örgüte destek geliyor da olabilir. Ancak nasıl bir destek ki, 700 bin kişilik bir ordunun gücü bir kaç bin teröristin kökünü kazımaya yetmiyor. Bugüne kadar yakalanan PKK’lıların üzerinden ya da ele geçirilen mühimmat depolarından TSK’nın elinde olmayan bir ileri teknolojiye sahip silah, savaş aleti çıktı mı? PKK’ya dış mihraklardan gelen paranın, devletimizin savunma harcamaları bütçesinin yanında bir hükmü var mıdır?

Senin sorundan anlaşılan PKK’nın kökünün kazınması için ellerinin kollarının bağlı, beş parasız ve tüfeksiz kalmaları gerekiyor. Böyle teröristi rahmetli anneannem merdanesiyle etkisiz hale getirir.

Bu mazeretten vazgeçelim. Hiç bir ordu gerilla savaşında netice alamaz. Yani PKK’nın kökü savaşarak kazınmaz. Bunu bir gurur meselesi haline getirmekten vazgeçmek, “biz döveriz de abileri yardım ediyor” çocukluğunu bırakmak, babalık yapıp, dağlardaki gençleri aşağıya inmeye ikna etmek gerekiyor.


Hüseyin Bolt ve 19 mucizesi


Soru:
Sevgili Sivilay Abla, boynunda haç taşıdığına bakmayın, Hüseyin Bolt gizli Türk, Müslüman ve Atatürkçüymüş; zaten 200 metrede de 19 Mayıs 1919’u çağrıştırsın diye 19:19’la dünya rekor kırmış diyorlar; sizce doğru mu? (Halil Berktay)

Cevap:
Sevgili Halil, hidayetin nereden geleceğini bilemeyiz. Gözümüzün önünde duran cumhuriyetten, altı oktan, harf ve şapka devrimlerinden çıkaramadığımız bir büyük hakikati bazen siyahi bir atletin rekorundaki 19 mucizesi yüzümüze vurur, gözümüzdeki perdeyi kaldırır.

O değil de Obama’dan sonra ikinci Hüseyin vakası yaşanıyor. Beyaz yakalı anne-babalarda esen Arda, Berke Can, Utku rüzgârı sona erecek ve erkek çocuklara Hüseyin ismi verilmesine başlanacak gibi görünüyor. Keşke bir de uluslararası bir Hatice çıksa da Sudesulardan, Selincanlardan da kurtulsak.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT