Kürt Siyasetinin Eksiği ve BDP

02.10.2011 19:47
Kürt Siyasetinin Eksiği ve BDP
Devlet baskısı ve zulmü altında yeşeren muhalif hareketlerin işleri ilk bakışta kolaydır. Herkesçe kabul edilen bir mağduriyet durumunun sağladığı meşruiyete yaslandıkları için birçok hataları mazur görülebilir.

Kürt siyasetinin eksiği / Etyen Mehçupyan

Devlet baskısı ve zulmü altında yeşeren muhalif hareketlerin işleri ilk bakışta kolaydır. Herkesçe kabul edilen bir mağduriyet durumunun sağladığı meşruiyete yaslandıkları için birçok hataları mazur görülebilir.

Ancak işin aslı, gerçekte çok daha zor bir misyon yüklenirler. Çünkü dünya sistemi içinde kendine yer bulmuş olan bir yapının değişimini istemektedirler ve bunu sadece mağduriyete dayandırarak yapamazsınız. Dolayısıyla muhalif hareketlerin genelde entelektüel gücünün ve düzeyinin hasımlarına göre daha yüksek olması gerekir. Gandi ve Mandela gibi insanların 'dünyaya konuşma' yetenekleri, sonuçta silah kullanıp kullanmamaktan bile daha önemli olabilmiştir. Hatta şu tespiti rahatlıkla yapabiliriz: Bir direniş gücü ne denli silaha yakınsa, entelektüel gücünün de o denli fazla olması gerekir. Aksi halde silah kullanmanın neden olduğu yıpranmayı telafi edemezsiniz. Öte yandan silah kullanımının kendisi çoğu zaman belirli bir zihniyete tekabül eder ve söz konusu zihniyetten de yüksek bir entelektüel anlayış pek çıkmaz. Bu nedenle söz konusu ihtiyacın, direniş örgütünün parçası olan ama şiddet kullanmayan cenah tarafından karşılanması gerekir.

Kürt meselesinde bu iş BDP'nin sırtına yüklenmiş durumda. Bugün PKK'nın en önemli talebi muhakkak ki 'demokratik özerklik' adıyla anılan nisbi bir bağımsızlık arayışı. Ancak bunu ne bir temel 'hak' olarak öne sürebilirsiniz, ne de yaşanmış olan mağduriyetlere dayanarak 'hak' haline getirebilirsiniz. Böyle bir noktaya doğru evrilmenin şartı doğru siyaset yapmaktan ve bunu da bütün dünyaya kabul ettirmekten geçiyor. Ne var ki Kürt siyasetinin sivil kadroları buna uygun bir altyapıya sahip değil ve hiçbir zaman da olmadı. Kürt entelektüel çevreleri ise onyıllardır PKK dışında siyasi hareketlerin parçası oldular ve tam da bu yüzden bizzat PKK tarafından baskı gördüler ve hatta öldürüldüler.

Gelinen noktada BDP'nin bu alanda çaba çıkartan belki de tek sesi Aysel Tuğluk oldu. Geçen hafta Taraf gazetesinde yayımladığı açık mektubu, konuşmayı öne çıkardığı için olumlu bir teşebbüstü. Ancak Kürt siyasetinin ihtiyacı olan entelektüel duruşun gerisinde kaldı. İlerlemeden 'entelektüel' kelimesinden çok derin algı ve analizler, felsefi yaklaşımlar vs. anladığım sanılmasın. Gereken şey, yaşananlara mesafe alarak bakabilmekten ve başkalarının bildiğini bilmezden gelmemekten ibaret.

Tuğluk'un muhakemesi devletin 'asıl' sorumlu olduğu tespitine dayanıyor. 'Türk' ve 'Kürt' tarafındaki yaşanmışlıklar arasında asimetri olduğundan hareketle, kendilerinin sürekli ve kategorik bir mağduriyet içinde olduklarını vurguluyor. 'Çözüm imkânına ra

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim