1. HABERLER

  2. HABER

  3. Kürt Forumu İçin Ne Dediler? -1-
Kürt Forumu İçin Ne Dediler? -1-

Kürt Forumu İçin Ne Dediler? -1-

Kürt Sorunu Forumu’na konuşmacı ve gözlemci sıfatıyla katılan katılımcılardan forumun anlam ve önemi konusunda kanaat ve beklentilerine dair görüşlerini sorduk.

A+A-

Kürt Sorunu Forumu'na konuşmacı ve gözlemci sıfatıyla katılan katılımcılardan forumun anlam ve önemi konusunda kanaat ve beklentilerine dair görüşlerini sorduk. Bunun sonucunda oluşan mülakatlardan derlediğimiz bir bölümü aşağıda ilginize sunuyoruz:

Abdurrahman Kurt (AK Parti Diyarbakır Milletvekili): Diyarbakır Geç Kalınmış Ama Doğru Bir Tercihtir

Forum İçin Ne Dediler?Doğrusu biraz geç kalınmış diye düşünüyorum. İçerik olarak konuşulanların bir kısmına katılmasam da son derece önemli buluyorum. Öğrencilik yıllarımızdan bu yana Müslüman camianın entelektüellerini sorun karşısında bir pozisyon belirlemeye, çözümü konusunda çalışmalara zorluyoruz. Ama bir geç kalmışlık meydana gelmiştir. Forumda söylenenlerin birçoğunun ayağının yere basmadığını düşünüyorum. Ama bu normaldir. Uzun süre bir şey söylemezseniz bir anda sahaya çıkmaya kalkıştığınızda sendelemeniz doğaldır. Bölgenin kendine özgü travmaları var. Özgüven eksiklikleri var. Bunları görmek lazım. Konuşmalarda belirli çevrelere yönelik eleştiriler ön plandaydı. Eleştiri tabi ki gereklidir ancak bunun yapıcı olması lazım. Bu bağlamda eleştirilerin yeterince yapıcı olmadığını gözlemledim. Yapıcı bir dil kullanılamadı. Ancak çalışmalar devam ettiğinde süreç içerisinde belli bir olgunluğun yakalanması da söz konusu olacaktır. Ayaklarımızın yere basması mücadele içerisinde yer almamıza bağlıdır. Yapıcı bir dile kavuşmak zamanla olacaktır. Ancak bunun için çalışmak, çabalamak, bir araya gelmek gerekmektedir. Aralarında bir sürü kopukluk olan bu kadar insanın böyle bir süreçte Diyarbakır'da bir araya gelmiş olması belki de bunun ilk adımı olacaktır. Ve bu yüzden de önemlidir.

Farklı zamanlarda Mazlumder, Özgür-Der vb. kurumların yaptığı çalışmalar cemaatler tarafından içselleştirilmediğinden geliştirilemedi. İslami camiaların, bölgedeki İslami hareketlerin çoğunun konuya karşı yaklaşımı susmaktan ibaret olmuştur. Bu durum da bir yandan travmaların derinleşmesini sağlarken diğer yandan da farklı kesimlerin öne çıkmasını beraberinde getirmiştir. Bunun çok yönlü muhasebesinin yapılması gerekiyor. Eğer amaç gerçekten bir arada yaşamaksa bunun ölçüleri, ilkeleri nasıl olur, gerekleri nelerdir; buna yoğunlaşmak gerektiğini düşünüyorum.

İnsanların ne tür travmalar yaşadığı, acılar çektiğini öğrenmek ve gerçekçi çözümler geliştirmek için onların yaşadıkları alanlara gelmek, mekanlarına uğramak önemlidir. Bu anlamda öncekilerinden farklı olarak forum için Diyarbakır'ın tercih edilmiş olması da ayrıca anlamlıdır. Bu geç kalınmış ama doğru bir tercihtir.

Mehmet Emin Aktar (Diyarbakır Barosu Başkanı): Forum; Birbirini Tanıma, Anlama, Diyalog ve Birlikte Çözüm Aramaya Zemin Hazırlamıştır

Forum İçin Ne Dediler?Dindarların bir pozisyon alması gerekmekte. Ancak bunu da ümmet konseptinde değil, Kürtlerin bağımsız bir halk olduğu noktasında ele almaları, bunun gerektirdiği hakların iade edilmesi açısından tartışmaları gerekmektedir. Çünkü şuna inanıyorum ki, sorunun temeli adaletten kopmadır. Ve dolayısıyla İslam dininin en önemli vurgusu da adalettir. Şunu da belirtmek gerekmektedir ki Müslümanlar bu konuda son derece gecikmişlerdir. Özgür-Der'in böyle bir forumu düzenlemiş olması son derece önemlidir. Bu forumu düzenlediği için kendisini kutluyorum. Şunu da belirtmek gerekir ki bu forumun Diyarbakır'da düzenlenmiş olması ayrıca isabetli bir tercihtir. Sorunu birinci elden yaşayan insanların ağırlıkta olması, Diyarbakır'ın diğer şehirler arasında Kürtler'in muhayyilesinde ifade ettiği anlam ile birlikte düşünüldüğünde çok anlamlı olmuş. Birden çok dernek, vakıf, kuruluş temsilcisinin çağrılması, konuşmacıların İslami duyarlılık ortak paydasıyla birlikte farklı düşenebilen insanlardan seçilmesi de kendilerini ifade etme zemini bulmaları açısından iyi olmuş. Ki bu çeşitlilik diyalogun olmazsa olmazıdır. Mekan ve konuşmacılar tercihi bu açıdan da son derece önemlidir. Özellikle de forumda PKK ve BDP gibi kesimler üzerinde de durulmuş olması, buna yönelik devletten sudur eden baskı ve haksızlıkların gündemleştirilerek Kürt sorununun çözümünde PKK ve BDP faktörünün de önemsenmesi, muhatap alınmaları gerektiğinin söylenmesi vb. vurguları anlamlı buldum. Bu konuda farklılıklar gözetmeksizin bir çözüm dili geliştirmek büyük öneme haizdir. Birbirimizi anlayabilme konusunda aşama kaydetmek de önemlidir ki bu konuda Kürtlerin de birbirini tanıma, anlama sorunu bulunmaktadır. Birlikte düşünüldüğünde forumun bu birbirini anlama, tanıma, diyalog ve birlikte çözüm arama zeminini sağladığı için önemli olduğunu düşünüyorum.

Bilal Medeni (Diyarbakır Düşünce Derneği Yön. Kur. Üyesi, yazar): Çözüm İçin Forum Elimizde Ciddi Bir Done Olacaktır

Forum İçin Ne Dediler?Birkaç kuşaktır bu bölgede normal yaşam koşulları neredeyse hiç görülmedi. Sıkıyönetim uygulamaları, OHAL vb. uygulamalar bunun göstergesidir. Son zamanlarda yine artan bir şiddet durumu söz konusu. Hem TSK'nın yaptığı operasyonlar hem de PKK'nin şiddet eylemleri süreci derinleştirmektedir. Böylesi bir hengâmda  -hatta burada bir parantez açayım: İslami camianın bu konuya bakış açısı nedir? Sorusunun da sorulduğu böylesi bir ortamda bir üçüncü yol veyahut da bir alternatif bakış açısı oluşturma potansiyeli dâhilinde bu forumun düzenlenmesi gerçekten de önemlidir-. Bu konuda son zamanlarda iyice anlaşıldığı gibi ciddi bir muhataplık sorunu bulunmaktadır. Bunu söylerken PKK'nin söylemine atıf yaptığım anlaşılmasın. Bölgede gerçekten çok geniş bir kitle var ve bunlar siyaseten temsil edilmiyor. Bu bağlamda Özgür-Der'in düzenlediği ve "Bizim mahalle"den kişilerin iştirak ettiği bu program belki de bu soruya bir cevap niteliği taşıyacaktır. En azından Müslümanların da bu konuya bakış açılarını daha bir netleştirdiklerini ve ilgilerini daha da artırdıklarını forumdan hareketle söylemek mümkündür. Daha sahici, vakıanın doğasına uygun düşen, Müslümanların hassasiyetlerini bir takım klişelerin ötesine taşıyarak daha uygun bir şekilde ifade etmelerine ve tavır geliştirmelerine zemin oluşturacağını ümit ederim. Programda sistem tarafından pek de akredite olmayan kişilerin ve kuruluş temsilcilerinin bulunması sevindirici bir şeydir. Çünkü bu meselenin doğasına ilişkin görüşlerini ifade etmeye en çok da bu insanların ihtiyaçları ve hakları vardır. Çok da sivil mantığa sahip olmayan, iktidarlara veyahut da örgütlü farklı güç odaklarına bağlı olmayan, tamamen kendi doğallığı içerisinde ortaya çıkmış özgün İslami kuruluşların bugün burada, bu forumda olmalarının meseleye İslami kuruluşların net bir bakış açısı ortaya koymalarına da zemin sağlayacağını düşünüyorum.

Bölgede ciddi bir kimlik kavgası var. Özelliklede İslami kimliğini netleştirememiş bireyler tarafından bu durum söz konusu. Bölge insanının doğuştan edindiği bir takım haklara yönelik yoğun saldırılar da bu kimlik krizinde ve çatışmasında rol oynamıştır. Bunun karşısında Müslümanların kahir ekseriyetinin durumu görmezden gelişi söz konusudur. Kimlik krizini besleyen bir faktör de budur. Bir zamanlar İslami faaliyetler içinden tanıdığımız birçok kimsenin şu an itibarıyla kimlik bunalımı yaşıyor olmasında da bunun payı vardır. Bölgede buhran içinde buhran yaşanıyor. Bütün bunların daha net anlaşılması, kavranması ve bir çözüm dilinin geliştirilmesi açısından bu forumun elimizde ciddi bir done olacağını düşünüyor ve düzenleyenleri tebrik ediyorum.

 Av. Sıtkı Zilan (TEVKURD Üyesi, yazar-aktivist): Algı Gerçeğin Yerini Alıyor

Bu ve benzeri etkinler her zaman faydalıdır. Adalet, hak ve hukuk çerçevesinde İslam konusunda duyarlıForum İçin Ne Dediler? insanların bir araya gelmesi, çözüm babında arayış içerisinde olması takdir edilecek bir şeydir. Sonuç ya da başarı getirir mi getirmez mi, onu Allah bilir ancak mutlaka bu çabanın az ya da çok bir karşılığı ve etkisi olacaktır. 90'lı yıllarda devam eden bir duyarlılık vardı. Bu bağlamda Ankara'da Mazlumder'in organize ettiği Kürt sorunu konulu bir toplantı olmuştu. O zaman da şu anda Özgür-Der çevresinde toplanan aktivistlerin çoğu vardı. Ancak bu süreç inkıtaya uğradı, devam edemedi. Eğer bu süreç devam etseydi bugün çok daha farklı bir noktada olunabilirdi. Bunun sonucunda İslamcı çevrelerin, kurumların Kürt sorunu karşısında duyarsız oldukları yönünde bir algı oluştu. Gerçi bunun böyle olmadığını bizzat biliyorum. Ancak algı gerçeğin yerini alıyor. Dolayısıyla tutumlar da algı üzerinden şekilleniyor. Mesela buna göre AKP Müslümanlarla eşitlenirken BDP de Kürtlerin bütünüyle özdeşleştirilebiliyor. AK Parti ne kadar İslami bir parti değilim dese de el'an devam eden İslami duyarlılıklarından hareketle Müslümanları temsil eden bir parti olduğunu Müslüman kitlelerin geneli de statükocular da iddia edebilmektedirler. Bu tip algıları değiştirmek kolay değildir. Bu nedenle iki defa çalışmamız gerekmektedir: Müslümanların, mazlumların, ezilmişlerin savunucusu olması gerekmektedir. Müslümanların, mazlumların yürüyen ayağı, tutan eli, gören gözü olması lazım. Bu konuda kimseye haksızlıkta yapmamak, genellemeci tutumlardan sakınmak lazım. Müslümanlardan bazıları öteden beri Kürt sorununa karşı duyarlı olagelmişlerdir. Bu konuda İslamcılardan da, komünistlerden de, liberaller vb. kesimler arasından da duyarlılıklarını sürdüren, inisiyatif almaya ve çözüme katkıda bulunmaya çalışanlar vardır. Müslümanların da diğerleriyle beraber çözüm sürecine daha fazla nasıl katkıda bulunulabileceğini düşünmeleri, tartışmaları gerekmektedir. Soruna ne sadece Kürt sorunu ne de salt başörtüsü sorunu olarak değil sistem sorunu olarak bakmak lazım. Müslümanların soruna karşı ne tür çözümler düşündüklerini bir program halinde ortaya koymaları ve bunu pratize etmeleri gerekmektedir. Bu noktada bugün Diyarbakır'da atılan bu adımın bir başlangıç teşkil edeceğini ve etkilerde bulunacağını düşünüyor ve buna öncülük eden Özgür-Der'i tebrik ediyorum.    

Altan Tan (Araştırmacı-yazar): Umulur ki Bu Tür Toplantılar Sonucunda Müslümanlar Doğru Yol Haritalarını Belirlerler

Forum İçin Ne Dediler?İslami kesimin bu süreçte Diyarbakır'da bu toplantıyı yapması önemli ve anlamlıdır. Türkiye'nin en büyük ortak paydası ve hatta Ortadoğu'nun en büyük ortak paydası İslam'dır. Bu meseleyi en iyi şekilde çözecek olanlar da elbette ki nihai anlamda Müslümanlardır. Ancak Müslümanların bu konuda yeterli bir bilince sahip olup olmadıkları tartışmalıdır. Türkiye Müslümanlarının önemli bir kısmı sağcı, milliyetçi ve tasavvufi bir din anlayışıyla düşündükleri için ülkenin diğer meselelerinde olduğu gibi Kürt meselesinde de sahih ve doğru bir tutum geliştirememektedirler. Dolayısıyla da çözüme yönelik inisiyatifi ellerine alamamaktadırlar. Umulur ki, bu toplantılar sonucunda Türkiyeli Müslümanlar doğru bir yol haritasını belirlerler; birliğin, kardeşliğin, barışın gelişmesine katkı sağlarlar. Onun için bu yönde çalışmalar ortaya koyan herkesi ben şahsen tebrik ediyorum. Ve Diyarbakır'da bu organizasyona öncülük eden Özgür-Der'in çabalarının, gayretlerinin, çalışmalarının devamını diliyorum.

Av. Şeyhmus Ülek (Mazlumder Urfa Şubesi Eski Başkanı): Bu Tür Tepki ve Etkinliklerin Daha Sürekli Kılınması Lazım

Forum İçin Ne Dediler?Şüphesiz Türkiye'nin çok önemli bu meselesinde Müslümanların göstereceği her türlü etkinlik son derece önemlidir. Müslümanlardan daha fazla belki Müslümanların dışındaki diğer politik çevrelerin bu anlamda gözleri Müslümanların üzerinde. Müslümanların tepkilerini merak ediyorlar, bu konuda neler düşündüklerini öğrenmek istiyorlar. Bu anlamda ben bu sempozyumun son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Ama bu tür şeylerin konjonktürel olmaması, sadece çatışmaların yoğunlaştığı dönemlere denk getirilmemesi lazım. Sorunun çözümüne yönelik bu tür tepki ve etkinliklerin daha sürekli kılınması lazım. Mesela geçenlerde İstanbul'da yine farklı İslami dernek ve vakıfların organize ettiği bir yürüyüş vardı. Bu bağlamda ciddi bir metin yayımlandı. Son derece özgürlükçü, hak ve özgürlüklere çağrı yapan, bu zeminden kalkan bir metindi.  Kürt medyası buna oldukça ilgi gösterdi. Hatta bunu "İslamcılar Kürtler için yürüdüler!"  diye manşetlere taşıyanlar bile vardı. Dolayısıyla toplumun Müslümanlardan bu anlamda beklentisi var. Dolayısıyla Müslümanların sorunun çözümü noktasında oynayacakları rolün çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Doç. Dr. Ahmet Yıldız: Forum Yeni Bir Çözüm Dilinin Oluşturulmasına Güzel Bir Zemindir

Forum İçin Ne Dediler?Diyarbakır tabi ki Kürt milliyetçiliği açısından semboldür. Kürt milliyetçiliğinin kendisini güçlü bir şekilde ifade ettiği, milliyetçi söylemin en fazla hâkim olduğu ve bu taleplerin en yoğun şekilde dile getirildiği bir şehirdir. Bunu kavrayarak, anlamaya çalışarak ama bu söylemin dışında da alternatif söylemler olduğunu paylaşabilme zemini sunması açısından bu toplantının Diyarbakır'da yapılması büyük önem taşır. Yeni bir çözüm diline ihtiyacımız var. Dolayısıyla bunun burada gerçekleştirilmiş olması yeni bir çözüm dilini oluşturmamıza uygun bir zemin ve imkan sağlıyor. Sonuçları açısından da değerlendirdiğimizde genel olarak hem bölge açısından hem de Türkiye genelinde karşı karşıya olduğumuz problemin ulus-devlet kaynaklı bir problem olduğunu kavratmasını ve sorunun çözümünün ulus-devlet içerisinde sağlanamayacağını bir kez daha göstereceğini ve çözüm konusunda bizi daha sahih arayışlara sürükleyeceğine umut ediyorum. Dolayısıyla yeni yatay alanlara uzanmak zorunda olmayan ama halka düzeyinde toplumsal olarak geliştirilecek yeni ilişki kanalları açılabileceği bir ortamın sağlanmasına vesile olacağına inanıyorum bu forumun. Bu açıdan bir takım kavramların yeniden hayatiyet kazanması, yeniden anlamlandırılarak insanlar arası ilişkilere hâkim hale gelmesinin gerekliliğini gündemleştirebilirse bu forumun hayırlara vesile olacağını düşünüyorum.

Ahmet Örs (Özgür-Eğitim-Sen Tokat Şubesi Temsilcisi ve Tasfiye Dergisi Editörü): Benzeri Forumların Daha Çok Batı'da Yapılması Gerek

Forum İçin Ne Dediler?Güzel bir forum… Diyarbakır'da bulunduğumuz süre içerisinde arkadaşlarla şunu anladık ki; bu forumların Diyarbakır'dan ziyade Batı tarafında daha çok yapılması sorunun daha sağlıklı algılanması açısından faydalı olacaktır. Çünkü burada bu meseleye dair belki geniş bir şeyler anlatılacak ama sorunun niteliği burada ciddi oranda algılanmış, anlaşılmış, insanların zihinleri netleşmiş durumdadır. Ama Türkiye genelinde bu sorununun algılanamama problemi var. Tokat'taki, Yozgat'taki, Ankara'daki adam sorunu kavrayamazsa buradaki Kürtlerin ne kadar kendi fikirlerini ortaya koyarlarsa koysunlar mutlaka değerlidir ama ciddi anlamda bir mesafe alınabilir mi diye doğrusu kuşkuluyum. Batı illerine nasıl yayılabilir? Ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte işte burası önemli. Yine de bu ciddi anlamda fedakarlığı, inisiyatifi gerektirir. Ama en azından bizim gibi Batı illerinden gelen insanlar için, böyle bir şeyin tasarlanması bakımından da güzel oldu. Nitekim Sivas ve Tokat'tan bir grup arkadaşla birlikte geldik biz. Ve çoğumuz ilk kez doğrudan böyle bir atmosferle karşı karşıya kaldık. 

Abdurrahim ORHAN (İnsan-Der Van Şubesi Yöneticisi): Forum'un Yeni Bir İnisiyatife Katkısı Olacaktır

Forum İçin Ne Dediler?Öncelikle sorunun kavranmış olması bağlamında yeni bir inisiyatif yaratılması açısından bu girişimin sunacağı katkı itibariyle olumlu olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda soruna müdahil olan İslami camianın burada toplanmış olması, Diyarbakır'da bu işin yapılmış olması büyük önem arz etmektedir. İslami camianın biran önce sorunla daha yakından ilgilenmesi, ciddi ciddi çözümler üretmesi bağlamında bu forum inşallah hayırlı bir adım olacaktır.  Mekânın Diyarbakır olarak tercih edilmesi ayrıca üzerinde durulmayı hak eden bir tercihtir. Katılımın geniş bir yelpazede olması katılımcılar bağlamında bir olumluluk iken forumun genel olarak sorunsuz her türlü görüşe açık olarak gerçekleşmesi sevindiricidir. Bu hayırlı çaba bir başlangıç olur ve de devamı gelir inşallah. Düzenleyenlere teşekkür eder ve Allah razı olsun diyoruz.

Islah-Haber / Haksöz-Haber

HABERE YORUM KAT