1. YAZARLAR

  2. Yasin Doğan

  3. Kürt diasporası ve çözüm süreci...
Yasin Doğan

Yasin Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt diasporası ve çözüm süreci...

A+A-

Kürt meselesinin önemli bir ayağını "sürgün"deki, yurtdışındaki Kürtlerin durumu oluşturur. Henüz PKK'nın ortaya çıkmadığı dönemlerde de Türkiye'de bir Kürt sorunu vardı. Özellikle askeri müdahale dönemlerinde Kürt düşünürler, yazarlar, siyasetçiler baskıya maruz kaldılar, takibata uğradılar, yargılandılar. Bu kişilerin bir kısmı farklı ideolojik görüşleri sebebiyle, bir kısmı da sadece Kürt duyarlılığa sahip oldukları için sıkıntılar yaşadılar. 1970'lerin, 1980'lerin siyaset iklimi farklılıkların hoşgörü içinde bir arada yaşatılmasına, aykırı görüşlerin özgürce tartışılmasına imkan vermiyordu. Nitekim 1990'lı yıllar da aynı olumsuzluklarla geçti. AK Parti iktidarının hayata geçirdiği demokratik reformlar, siyasi iklimi de önemli ölçüde değiştirdi. Artık çok aykırı düşünceler bile ifade edilebiliyor, en radikal projeler tartışılabiliyor. Eskiden Kürt kelimesinin kullanılması büyük bir sorun olarak algılanırken, şuan devlet Kürtleri kapsayacak şekilde Demokratik Açılım Projesi uyguluyor.

Yurtdışına kaçmak zorunda kalan siyasetçi veya yazarların Türkiye'ye dönebilmelerinin sembolik değeri çok yüksektir. Başbakan Erdoğan Almanya'da yaptığı konuşmada "İfade özgürlüğünün önündeki engeller sebebiyle Avrupa'ya göç eden sanatçı ve yazarlarımızı ülkelerine dönmeye davet ediyoruz. Sanatçılarımızı Türkiye'nin dönüşümüne katkı vermeye davet ediyoruz. Kapının onlar için ardına kadar açık olduğunu hatırlatmak istiyorum" şeklinde bir çağrı yaptı. Bunun üzerine Yaşar Kaya'nın, Kemal Burkay'ın, Şivan Perver'in Türkiye'ye dönebileceği konuşuldu. Başbakan'ın çağrısının ardından İçişleri Bakanı da bazı şahıslarla telefon görüşmesi yaparak kendilerini Türkiye'ye dönmeye davet etti.

Bu isimler içinde en önemlilerinden biri Kemal Burkay'dır. Burkay, Kürdistan Sosyalist Partisi'ni kuran isimlerden biridir. Aynı zamanda entelektüel derinliği olan bir ebebiyatçı ve düşünce adamıdır.

Burkay, "Benim gibi, faşist bir rejimin eline düşmemek için zorunlu olarak yurtdışına çıkmış birinin, uygun bir ortam oluşunca yurda dönmesi zaten doğaldır" diyerek geri dönüşe yeşil ışık yaktı. 1972'de ve 1980'den önce yurtdışına kaçmak zorunda kalan Burkay, dönüş gerekçesini Star gazetesindeki yazısında şöyle özetledi: "Kürt sorunu elbet çözüm bulmuş, ülke tam demokratikleşmiş değil. Ama mücadelenin legal araçlarla sürdürülmesi için oldukça elverişli bir ortam var".

Burkay'a göre, önyargıların kırılması ve duygusal yakınlığın daha güçlü bir şekilde yeniden tesis edilebilmesi için aydınlar özel bir misyon yüklenmeliler: "Yüzyılı aşkın yanlış uygulamalar ve özellikle son 30 yıldaki kirli savaş dönemi toplumda, hem Kürtler hem Türkler arasında fanatizmin yer etmesine, güvensizliğe, korkulara neden oldu. Bunu aşmak için her iki kesimde siyaset adamlarına ve aydınlara görev düşüyor."

Kemal Burkay, Kürt camiasının önemli bir şahsiyeti, ama PKK ve Apo ile farklı çizgileri temsil ediyor. Burkay bazı söyleşilerinde Öcalan'ın devlet tarafından kullanıldığını ima etti. Türkiye'ye dönme kararının Öcalan tarafından speküle edilmesi üzerine ise "Son avukat görüşmesinde dönüşümle ilgili uluorta konuşuyor. Bunu AK Parti'nin planı gibi göstermeye kalkışıyor. Öcalan'ın huyu böyle" diyerek, bir kez daha arasına mesafe koydu. Burkay, silahlı mücadeleyi, terör ve şiddeti reddederken düşüncenin gücüne inandığını belirtiyor.

Burkay gibi diasporada yaşayan Kürt aydınlarının Türkiye'ye dönmesi, karşılıklı anlayışı ve diyaloğu daha da geliştirecek, çözüm süreçlerine önemli katkılar sağlayacaktır. PKK çizgisine teslim olmayan müstakil düşünce adamlarının örgüt tarafından baskı altına alınması ve devlet yandaşı gibi gösterilmesi kuvvetli bir ihtimaldir. Perver olayında gördüğümüz gibi, PKK kendisine tam teslimiyet içine girmeyen Kürtleri karalama kampanyalarıyla itibarsızlaştırmaya çalışıyor.

Bu yüzden Kemal Burkay gibilerinin Türkiye'ye geri dönmesi, çözüm süreçlerinde sağduyu seslerinin daha yüksek çıkması açısından önemlidir.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT