1. YAZARLAR

  2. Hüseyin Gülerce

  3. Kürt açılımı için provokasyon tehlikesi
Hüseyin Gülerce

Hüseyin Gülerce

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt açılımı için provokasyon tehlikesi

A+A-

Kürt sorununu çözmek zordur. Tahmin edilenden de zordur. Çünkü bu meseleden rant elde edenler var. Uyuşturucu tacirleri var.

Silah kaçakçıları var. Vesayet rejimini sürdürmek için bu meseleyi kullananlar var. Siyasî rant elde edenler var. İçeriden olanlar var, dışarıdan olanlar var.

Nedir Kürt sorunu? İttihat Terakki zihniyetini, Cumhuriyet'le de devam ettirmek isteyenlerin; Milli Mücadele'yi birlikte yaptığımız, bu milletin aslî unsuru Kürt kardeşlerimizi, yok sayma, "siz aslında Kürt değilsiniz, Türk'sünüz. Bırakın şimdi şu Kürt kimliğini" diyerek ve devleti hukuk dışı işlere alet ederek, asimile etme siyasetinin adıdır. Bu siyasetin uygulamalarında zulüm vardır, işkence vardır, horlama vardır, faili meçhul cinayetler vardır.

Kürt sorunu, bu milletin sorunu değildir. Biz Türk-Kürt diye bir şey bilmiyorduk. Biz böyle bir mesele icat etmedik. Biz insanız, kardeşiz, kavga istemiyoruz. Birbirimizden ayrılmak da istemiyoruz. Ayrı devlet isteyenler, yüzde 5'i geçmiyor, geçmez. Aklı, vicdanı, mantığı olan bölünmeyi, ayrılmayı istemez.

Bize kalsa, bize bırakılsa bu problemi biz çözeriz. Ama bırakmak istemeyeceklerdir.

İşte Sayın Başbakan DTP yöneticileri ile görüştü. Çok çok önemli bir görüşmeydi, diyor. Barış adına, uzlaşma adına çok önemli bir adımdan bahsediliyor. Pekiyi Sayın Baykal ile Sayın Bahçeli'nin verdiği tepkileri anlayabiliyor musunuz? Ben anlıyorum. İkisinin de partisi, Kürt seçmenlerden oy alamıyor. Doğu'da ve Güneydoğu'da yoklar. Adeta hariçten gazel okuyanlar durumuna düştüler. İnsan en azından aynaya bakar, özeleştiri yapar. "Kürt vatandaşlarımız bize neden oy vermiyorlar?" diye sorar. Öyle ya, siyasî partisiniz. Türkiye'nin partisisiniz. Neden Doğu'da ve Güneydoğu'da yoksunuz? İnsan, bunun bir problem olduğunu kabul eder. Nerede hata yapıldığını anlamaya çalışır.

Hele Sayın Bahçeli'nin, İçişleri Bakanı'nın davet ettiği yazarlara -ne yani davete icabet etmeseler miydi- "12 kötü adam" demesini, demokratik terbiye, siyasî nezaketle bağdaştırmak mümkün mü? Siz tek başınıza iktidar olsanız, bu kötü adamlar için ne yapmayı düşüneceksiniz? Çok hassas bir dönemde, bu insanları hedef göstermiyor musunuz? Allah korusun, bunlardan birinin başına bir şey gelse, nasıl bir vebalin altına gireceğinizi düşünemiyor musunuz?

İnanınız şahsen ben Sayın Bahçeli'nin bağırmadan yapacağı bir konuşmanın hasretini çekenlerden biriyim. Neden bağırıyor, çağırıyor? Yine Sayın Baykal'ın Ergenekon konusunda neden bu kadar öfkelendiğini merak ediyorum.

Başa döneyim. Kürt sorununu çözmek zordur, dedim. Şahsen ben bir provokasyondan çok korkuyorum. Şu Ergenekon davasında ortaya çıkan dehşet verici bilgiler, iddialar bu korkumu artırıyor. İki gün önce 3. iddianame mahkemece kabul edildi. Orada 12 suikast iddiası var. İşçi Partisi'nde yapılan aramada, Yargıtay'a, NATO Karargâhı'na ve 2005'te Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt'a yönelik suikast planları ele geçirilmiş. Yine ele geçen belgelerde; Fehmi Koru, Orhan Pamuk, Ahmet Türk, Osman Baydemir, Sebahat Tuncel, Ermeni Patriği Mutafyan, Ermeni asıllı Minas Durmaz Güler, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Kazım Genç ve Başbakan Erdoğan'ın da hedefe konulduğu anlatılıyor. Ankara'daki Optimum Alışveriş Merkezi'ne yönelik bombalı saldırı planı da, ele geçen belgeler arasında.

On binlerce mermi, onlarca dolu LAW silahı -boru değil- binlerce el bombası, patlayıcı ele geçirildi. Ülkeyi kaosa sürüklemek için korkunç bir plan var ortada.

Onun için samimi olan herkesin, istihbarat ve güvenlik birimlerinin, medyanın, çok dikkatli olması gereken günlerin içindeyiz. Çünkü Kürt meselesinde ne zaman barıştan, silahların bırakılmasından söz edilmişse provokasyonlar, PKK damgalı katliamlar oldu. Ergenekon yaralı iken, Ergenekon muhiplerinin telâşı artarken, aman dikkat...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT