Kürt açılımı bir adım ileri iki adım geri gidiyor

28.09.2009 02:00

Muhammed Nureddin

Türkiye'de Kürt sorununun çözülebilmesi için sorunla aynı büyüklükte bir girişime ihtiyaç var. Tam da şu dönemde Kürt çocuklara ateş açan askere ceza verilmemesi ve Hülya Avşar'a soruşturma açılması soru işaretleri yaratıyor.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Kuzey Irak’taki yaklaşık 1500 Suriye kökenli PKK üyesini kabul etmeye hazır olduğunu açıklaması, Türkiye Genelkurmay Başkanı General İlker Başbuğ tarafından Türkiye’nin terörle mücadele hamlesini ‘olumlu etkileyecek’ bir adım olarak değerlendirildi. Böylece, Suriye’ye yönelik Türk övgüsü tamamlanmış oldu. Türkiye Esad’ın bu adımına sevinirken, Suriye devlet başkanı da iki ülkenin bütün alanlardaki işbirliğinde iyi niyetin sürmesi bakımından iyi yaptı. Fakat Suriye’nin bu adımı Türkiye’deki Kürt sorununun çözümüne gerçekten katkıda bulunur mu? Başbuğ Suriye’de yetkililere kaç kişi teslim olursa olsun bunun ‘terör örgütünün çözülmesine’ destek vereceğini ve Kuzey Irak’taki PKK varlığı tümüyle ortadan kaldırılmadan da bir çözüm olmayacağını ifade ediyor. Başbuğ, Esad’ın af vaat ettiği Suriye asıllı Kürt PKK unsurlarından söz etti, ancak Türkiyeli Kürt unsurlarından ve onların akıbetlerinden bahsetmedi.

Başbuğ, teslim olanların yararlanabileceği ‘etkin pişmanlık’ yasasına da işaret etti. Fakat sorun, Türkiye genelkurmay başkanının ve hükümetin Kürt sorununda çözüme hâlâ bölük pörçük bir temelde bakması. Cesur bir adım için, Türkiye’yi uykusuz bırakan, ilerlemesini, istikrarını ve demokrasinin kökleşmesini engelleyen sorunla aynı büyüklükte bir girişime ihtiyaç var. Türkiye, kendisiyle Kürt vatandaşları arasında kapsamlı bir uzlaşıyı derinleştirecek köklü bir girişime ihtiyaç duyuyor.

Eli Türk kanına bulanan Kürt’ün cezalandırılmasını isteniyorsa, eli kendi köyündeki Kürt’ün kanına bulanmış Türk askerini kim cezalandıracak? Güneydoğu Anadolu bölgesindeki milyonlarca Kürt’ü köyünden ve çiftliklerinden göç ettiren ve bölgeyi yıkık dökük bir harabe toprağına çeviren Türk yetkileri kim cezalandıracak?

Kürtçe televizyon kanalı neye yeter?

Hiç kuşkusuz AKP Türkiye’deki Kürt sorununa çözüm aramaya çabalıyor, ancak şu ana kadar askerin ve aşırı milliyetçilerin çizdiği kalın kırmızı çizgileri aşamadı. Hâlâ fiili ve köklü çözüme pek katkısı olmayacak kadar küçük alanlarda hareket ediyor. Türk yargısının tam da şu dönemde güvenlik güçlerine taş atan Kürt çocuklara ateş açıp ölümlerine sebep olan askeri masum bulması kabul edilemez. Bu karar doğal olarak askerlerin bir sorgulayıcı, gözetleyici, yargılayıcı ve cezalandırıcı olmaksızın silahlarını daha özgür bir biçimde kullanma ve ölümlere yol açma açısından aşırıya girmesine neden olacaktır. Kürt sorununun çözümü için anayasal değişikliklerin yapılması gerektiğinden bahseden Hülya Avşar gibi büyük bir oyuncuya soruşturma açılması da kesinlikle kabul edilemez.

Aynı olumsuz çerçevede, çok sayıda Türk askeri yetkili teröre karşı savaşın son terörist öldürülene kadar süreceği tekrarlıyor. Türkiye’de Kürt meselesi, köklü bir çözüme ihtiyaç duyan en önemli sorun olmaya devam ediyor. Hükümetin Kürtçe bir televizyon kanalı açılması yönündeki olumlu adım, sorunun kökten çözümü için alınması gereken önlem ve atılması gereken adımlar denizinde sadece bir nokta. Bu nokta da şu ana kadar görülmüş değil.

 (Katar gazetesi Şark, Beyrut Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü, 27 Eylül 2009)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim