1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Kürdistan’a Şeriat Lazımsa Onu da ….
Kürdistan’a Şeriat Lazımsa Onu da ….

Kürdistan’a Şeriat Lazımsa Onu da ….

KENAN ALPAY, Kürt ulusalcıların kutlu doğum etkinliklerini değerlendiriyor:

A+A-

Pragmatizm mi dersiniz, oportünizm mi dersiniz yoksa kardeşim ben meseleyi Türkçe anlatmak için fırsatçılık, omurgasızlık derim mi dersiniz ben orasına karışamam. Ama Diyarbakır’da tertiplenen bir ‘Kutlu Doğum’ vesilesiyle İslami kimliği (Türk ulusalcıları için hassaten Şeriatı, Kürt ulusalcıları için de hassaten feodal gericiliği) temsil eden yeşil-kırmızı sancaklar açıp Kur’an ve Sünnet yolunda olduklarını deklare eden BDP-DTK siyasetini görmezden gelemezsiniz.

Hangi soru sorulursa sorulsun, içeriden veya dışarıdan ne tür bir eleştiri getirilirse getirilsin malum cevaplar üç aşağı beş yukarı şöyle olacaktır zaten: “BDP-DTK hiçbir sapmaya prim vermeden eski çizgisinde kararlılıkla yürümektedir, Kutlu Doğum etkinliği tıpkı ‘sivil Cuma namazları’ gibi kırılmayı değil daha geniş kesimleri kucaklamayı temsil etmektedir. Kürt halkının ‘din istismarı’ndan kurtarılması için Önderlik tarafından yeni bir konsept pratiğe taşınmaktayız. Kürt ulusal hareketi ve kadrolarının ‘İslam düşmanı’ olduğu çirkin bir iftiradır. Kimsenin İslam’ı aleyhimize kullanmasına müsaade etmeyiz.

Açılım ve Kucaklama Farzdır

Bürokratik oligarşinin diğer kurum ve aktörleri gibi CHP’nin bütün bir Türkiye’yi, BDP-DTK gibi kökü Kürt ulusçuluğuna dayanan PKK’nın kucağında büyüttüğü örgütlerin de Kürdistan’ı İslamsızlaştırma siyaseti temelinde varlık buldular. Laiklik-ulusal kimlik, pozitivizm ve aydınlanma gibi ideolojik tercihler ve bu türden ideolojik tercihler içerisinde yetişip temsil makamına gelenlerin İslam dışı ve karşıtı misyonu örgütlediler hep. Fakat bir türlü yok edilemeyen, istendiği oranda kullanıma açık hale getirilemeyen İslam ve Müslüman toplum için son dönemlerde ‘ılımlı laiklik ve ılımlı ulusçuluk’ siyaseti devreye sokuluyor.

Elbette hem CHP’nin hem de BDP-DTP’nin ‘din açılımı’ en çok da Alevi ve ulusolcu kesimleri tedirgin ediyor. Kürt ulusal hareketine taban desteği olarak değil ama hem ideolojik meşruiyet kazandırma hem de kılavuzluk yapma bakımından ayrıcalıklı bir yeri bulunan mezkûr kesimler gidişattan hiç memnun değiller. Lakin en azından kamuoyuna açık ortamlarda yüksek sesle ve sert eleştiriler yöneltmekten de imtina ediyorlar.

Neyse, Diyarbakır’a kulak verelim deyince neler söylenmiş, hangi semboller kullanılmış ve gerek sloganlar gerekse pankartlarda hangi mesajlar öne çıkarılmış, şöyle bir bakalım. Organizasyon sahibi BDP-DTP adına konuşan Mardin Büyük Şehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün söylediklerine kulak vermek Kürt ulusalcılarının İslam’a ne şekilde muamele ettiğini bilenler için büyük ibretlerle dolu hakikaten.

Yazının Devamı…