1. YAZARLAR

  2. Asım Yenihaber

  3. Kur’an’ın sağı solu!
Asım Yenihaber

Asım Yenihaber

Yazarın Tüm Yazıları >

Kur’an’ın sağı solu!

A+A-

Ramazan geliyor...

Herkes kendince tedarik görüyor! Mübarek ayı herkes meşrebince karşılıyor.

Kimi pahalı iftariyeliklerin peşinde, kimi hangi lüks otelde iftar edileceğinin hesabında. Kimi bir aylık bir “sefer” için hazırlıkta!

Bektaşi Babasına “ramazan geliyor erenler, tedarik var mı?” diye sormuşlar. Bektaşi iç geçirmiş: “Ramazan geliyor, evde bir dirhem şarap yok!”

Ramazan orucu geniş katılımlı bir ibadet olarak Türkiye’nin havasını değiştiriyor, bunda şüphe yok. Bu değişimi iyi karşılayanlar da var, karşılamayanlar da.

Geçmişte ramazan yaklaşırken, ramazan havasından rahatsız olanlar muhtelif tedbirler alırlardı.

“Efendiiim! Bir billim insanı olarak şeydiyorum: Oruç sağlığı olumsuz etkiler! Toplumumuz zaten sağlıksız! Bir de oruç yani!”

“Boşuboşuna bu sıcakta, 14-15 saat aç kalınır mı! Ramazanı kısa günlere alın olsun bitsin!”

“Şimdi deniz mevsimi, oruçlu olarak denize girilse ne olur?”

“Oruçlu iken sakız çiğnemek caiz mi?”

Bu devir geride mi kaldı acaba?

Ramazan karşısında yeni tavırlar mı belirleniyor?

Oruçla, ibadetle fazla alâkası olmayanlar bile milletin ramazana tevecühü karşısında kendilerine yeni konumlar tayin etmek ihtiyacını hissediyorlar.

CHP’nin anlı şanlı lideri Kemal Bey CHP yöneticilerine ve milletvekillerine ramazan ayında imamlara ve hocalara (hangisi imam, hangisi hocadır, nasıl ayrılır?) nezâket ziyaretinde bulunmalarını tavsiye etmiş. Anlaşılan o ki böylece partisinin din karşıtı/düşmanı havasını değiştirmek istiyor. Güzel bir başlangıç! Bunu başarabilecek bir “teşkilat” var mı, onu da ramazanda göreceğiz!

Klasik CHP’linin ayağı camiye gitmez. Hocayı, imamı seçmez! Müminlere cumayı, bayram namazını evde kılma fetvası verir! Kurban bayramını hacca denk getirir!

Hürriyet’in kadrolu CHP’lisi “Kalibresiz Özdemir”, Kemal Bey’in bu hamlesinden rahatsız olmuş. Bu ziyaretler partiye karşı olumsuz duygu ve düşünceleri değiştirmezmiş. Çünkü imamlar ve hocalar, Sünni İslam statükosunun bekçileri imiş! Kur’an’daki sol düşünce ve vicdanı redederlermiş! Bu dini bürokrasi gerçek Kur’an’ın neferi olmadan, yani Sünni bürokrasiye karşı çıkacak düzeye (zihinsel ve ruhsal) gelmeden cami ile CHP arasındaki mesafe kapan(a)mazmış!..

Ne kadar “bilimsel” bir yaklaşım! Cami ile CHP arasındaki mesafeyi kim açtı? Daha doğrusu CHP’yi camiye kim düşman etti? İmamlar mı, hocalar mı, dindarlar mı?

Yoksa Kalibresiz tarzı “yüksek” ideologlar mı?

“Kalibresiz”, 28 Şubat ramazanlarının değişmez figürü, “üryan uyarıcı” Yaşar Nuri’nin yarım asır önce gençlik acemiliği ile tercüme ettiği “İslâm Sosyalizmi” kitabına tesadüf etmiş...

Oradan Kur’an’la ilgili keşiflerde bulunmaya başlamış! CHP’lilere tavsiyelerde bulunuyor.

Hem CHP, hem de cami cemaatine! “Vicdanlı Müslümanların Kapital’deki sola inanmalarına gerek yok, onlar Kur’an’dakini bulsunlar, o yeter” buyuruyor!

Çinçini hamam, kubbesi tamam: “Vicdansız müslümanlar”(!) da Kapital’deki sola inanırlar, olur biter!

Bu mantığın sakarlığını nereden anlatmaya başlayalım?

Madde bir: Kur’an-ı Kerim bir bütündür. Sağı, solu yoktur. Müminler onu böylece kabul eder ve bütün ahkâmına uymaya çalışırlar. Tesadüfen sağdan soldan veya mahiyeti belirsiz meallerden/çevirilerden birkaç ayeti görüp onu sola veya sağa çekmek erbabı hamakatin sakil işlerindendir.

Madde iki: Kur’an adaletin tesisini bütün ahkâmında beyan eder. İnsanı ve emeğini yüceltir. Kur’an ahkâmı tam manasıyla hayata geçirilse, gerçek adalet tesis edilir, sola da, sosyalizme de gerek kalmaz. “Efendim, Kur’an hükümlerinin sola yarayanlarını kullanalım, böylece dindarları etkileyelim, demek ahmakça bir makyavelizimdir ve ancak kalibresiz kalemlere yakışır!

YENİ AKİT 

YAZIYA YORUM KAT