“Kur’an’da Ahlaki Sorumluluklarımız”

07.03.2013 23:29
“Kur’an’da Ahlaki Sorumluluklarımız”
Özgür-Der Batman Hürriyet temsilciliğinde bu hafta “Kur’an’da Ahlaki Sorumluluklarımız” konusu işlendi.

Hakan Altug tarafından yapılan sunumun notlar:

AHLAKIN TANIMI:ahlak kelimesi Arapça da ‘’hulk veya huluk’’ kelimesinin çoğuludur. Bir terim olarak ise insanın ‘’iyi veya kötü’’ olarak nitelendirmesine sebep olan manevi vasıflar, huyları ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışların bütününe verilen addır. Kur ana göre Allah insanı ahlaki doğruyu göre bilecek güçte yaratılmıştır. (Şems 7-8) Ayetlerde  7. Ayet’te İnsan benliği ve onun yaratılış amacına uygun biçimlenişi şahit olsun  8. Ayet’te nihayet insan benliğinde iyiyi ve kötüyü sorumlu ve sorumsuz davranma yeteneğini yerleştiren şahit olsun ki.

Kur an-ı kerimde ahlak kelimesi doğrudan geçmemekle iki yerden hulk kelimesi geçmektedir. Fakat ahlaki davranışın kendisi kur anın merkezinde yer alır. Bir yaşama tarzı olan ahlak hz. Peygamber in şahsında açık bir şekilde somutlamıştır. O İslam dininin inşa etmek istediği insan modelini göstermiştir. Andolsun  Allah’ın resulünde sizin içi…güzel bir örnek vardır (AHZAB 33/21)

Ahlak bir toplumda genel olarak uyulması beklenilen kurallar ve yapılması gereken görevlerin tümüdür. Bir toplumda iyi veya kötü davranışlar manzumesidir. İnsanın iradeye dayalı davranışlar ‘’tabi’’davranışlarından ayırır. İradeli davranışlar isteyerek,bilinçli olarak yapıldığı için özgür davranışlardır. Bu özgür davranışlara ahlaki davranışlar denir.

-Ahlak hayatın kendisidir. Kulluğun,rızanın temel belirleyicisidir.

-İnsanı insan yapan değerlerdir

-İnsanı tabir davranışlardan uzaklaştırıp, davranan yönlendiren dir.

-Ahlaksız diye bir kavram yok aslında kötü ahlaka yönlendirir kastediliyor.(vicdansız, dinsiz insan )gibi.

A-Allaha Karşı Sorumluluklarımız: İman, inanç, insanın  Allaha karşı ahlaki sorumluluğu ifade edebilir.

1-İyi ve övünen  tutum ve davranışlar

Takva, zikir, şükür, ihsan, Tevbe, Dua, Tevekkül

2-Kötü ve gerilen tutum ve davranılar

-Tekebbür ve istiğna- Küfür Allahtan ümit kesmek dinde aşırıya gitmek Allahı ve ismini istismar etmek.

B-İnsanın Kendisine ve Çevresine Karşı Sorumluluklar: Daha çok Salih amel kavramı ile Allahı gözeterek insanlara karşı ahlaki sorumlulukları ifade eder.

1-İyi ve Övünen Tutum ve Davranışlar: insan ahlakınca iyi görünen ve övülen tutum ve davranışlara sahip olmak ,bu davranışlar aracılığıyla şahsiyet kazanmak ;kişilik inşa etmek içindir. Ahlak bir hayat tarzı olduğu için ahlaki güzelliklerin bir şahısta alışkanlık ;tutum ve davranış haline gelmesi gerekir.

-İYİLİK VE DOĞRULUK: Dünyada insanlarla kurulan iyi ilişkiler ve güzel davranışlar ;ahrette elde edilmek istenen yüksek derecelere hep iyiliklerle meydana gelir. Doğruluk ise kuranda ‘sıdk ve hakk ‘olarak geçer. Doğruluk insanın söyledikleri ile yaptıkları arasında ki uyum adıdır. Şüphasiz Allah, iyilik edenleri sever. (Bakara-195)

BAŞKALARIN MADDİ YARDIMDA BULUNMAK(İNFAK): Malın elden çıkarılması, sarf edilmesi, harcama. Allah yolunda Allahın hoşnutluğu kazanmak için maddi ve mali her türlü harcama insanın sahip olduğu servetin gerçek sahibi Allah tır. Allahın emanet olarak verdiği bu servetin ihtiyaç sahibi olanlara vermek Müslüman olman gereğidir. İnfak hem fazr olan zekatın hem de gönüllü olarak yapılan  her çeşit hayır içerir.

Kim Allah’a güzel bir borç verirse (Allah) ona onun karşılığını kat kat artırır. Allah hem darlaştırır hemde bollaştırır. Hepiniz ona döneceksiniz(Bakara -245)

NAMUSLU OLMAK (İFFETİ KORUMAK): İffet haramdan uzak durmak ve güzel olmayan söz ve davranıştan sakınmak anlamına gelir. İffet , ruhun temizliği günahtan ve kabahatlerden uzak duruşun ifadesidir. İffeti koruyan en güzel duygulardan biride utanmadır. (Ey Muhammed) inanan erkeklere söyle gözlerini dikerek bakmasınlar mahrem yerlerini korusunlar. Bu onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah onların yaptıklarından haberdardır. (NUR-30)

EMANETE RİATET ETME: Emanet, güvenilir olmak, itimat etmek, inanmak, doğruluk ve bir kimseye koruması için olarak verilen şey, anlamına gelir. Emanete riayet etme , esasında güvenilir, insan olmanın, doğal sonucudur.Emaneti gözeten, sözlerini yerine getiren…(MÜMİNUN-8)   Onlar ki emanetlerine ve sözlerine riayet edenler(MEARİC-32)

ADİL OLMAK: Adalet, insaflı, doğru davranmak, zulmetmemek, eşit davranmak, hakkaniyet, haklıya hakkını, suçluya cezasını vermek olarak tanımlana bilir. Zulmün tam zıddıdır.

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi, emreder; hayasızlığı ve azgınlığı yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir(NAHL-90) Müminler, bütün davranışlarında ölçülü, dengeli ve adaletli olmak zorundadır.

KARDEŞLİK: Kur anda kardeşliğin sadece kan ve süt bağından kaynaklanmadığı; inanç ve gönül bağında insanları kardeş yaptığı belirtilir. Böyle bir kardeşlik her türlü menfaat duygusundan uzak, her türlü hileden temizlenmiş bir bağı ortaya koymasıdır.

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allaha karşı gelmekten sakının size merhamet edilsin(HÜCÜRAT-10)

HOŞGÖRÜ VE BAĞIŞLAMA: Hoşgörü insanlara saygılı olmak veya kendisi gibi düşünmeyen insanlardan rahatsız olmama hali hoşgörü başkasına varlıkta yer verme yer açma tavrıdır. Bağışlama ise yapılan hataları affetme veya hakkında vazgeçme k olarak ifade edile bilir.

Onlar ki bollukta da infak ederler; öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanların hatalarını bağışlarlar; zira Allah iyilik edenleri sever(Al-i İmran- 134)

OLUMSUZLUKLARA KARŞI DAYANMA VE DİRENME (SABIR): Tarih süreç içerisinde kur an da ki anlamını yitiren, yanlış anlaşılan temel kavramlardan biriside sabır dır. Halk arasında gelen olumsuzluklara katlanma, baskıya boyun eğme vb. onlarda anlaşılmıştır. Oysa ki kur anda; Dayanıklı olma, direnme, metaneti, azmi ve cesareti ifade eder. And olsun sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele (BAKARA-155)

ALÇAK GÖNÜLÜLÜK (TEVAZU):İnsanlara karşı kibirli gururlu olmama halidir. Tavazu alçalmak ta değildir. İnsan hangi mevkide bulunursa bulunsun yine insan olduğunu ve aciz ve zayıf olduğunu unutmayıp yaratılış ve insan olma bakımından diğerlerinden bir farkı olmadığını bilmelidir. Rahman’ın kulları yer yüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman selem der geçerler(FURKAN -63)

SÖZÜNDE DURMAK VE YEMİNİ YERİNE GETİRMEK: İman edenlerin en temel özelliklerinden biriside aile ilişkilerinden ekonomiye siyasetten komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerine kadar sözünde durmak sözü namus bilmek ve bunun arkasında durmak gerekir. Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler/ fenalığı yaygın olan bir günden korkanlar. (İNSAN-7)

GÖRGÜLÜ OLMAK: İnsanların günlük hayatta uymak zorunda oldukları nezaket kurallarına görgü kuralları denir. Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin…(NİSA-86)

İNSANLARA İYİ DAVRANMAK VE GÜZEL SÖZ SÖYLEMEK: Güzel söz sadece iltifat, sevgisiniz dile getirmek değil. Gönül alan, onu kırmayan, hak ve doğruyu gösteren bütün sözlerdir. İnsanların birbirlerine karşı son derece dikkatli ve saygılı davranması, eziyet etmemesi ahlaki bir erdemdir. Sözlerin en güzeli Allahın kelamı dır. Rabbin yalnız kendisine tapmanıza ve anneye babaya iyi davranmanıza hükmetmiştir. Eğer ikisinden biri veya her ikisi de yanında kocayarak olursa onlara ‘öf’ bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle(İSRA-23)

İYİLİKTE YARDIMLAŞMAK VE KÖTÜLÜĞE KARŞI KAYMAK: İyiliği ayakta tutmak ve başkalarına zorlama olmaksızın tavsiye etmek; kötülüğü gerekirse güç kullanarak ortadan kaldırmak bütün Müslümanların sorumluluğundadır. Biz haksızlığa uğradıklarında, aralarında yardımlaşsınlar (ŞURA-39)

  2-KÖTÜ OLAN VE YERİLEN DAVRANIŞLAR

İnsanın özünü bazen ve onurunu düşüren tutum ve davranışlardır.

CİMRİLİK: (Arapçada behel – kuran da ) Cömertliğin tersidir. Cimriliğin temelinde ya fakirlik korkusu ve ihtiyaçtan ya da mala aşırı derecede sevgi beslemek ten, yahut nefiste meydana gelen hırs sebebiyle insanlara sevgi ve acımayı terk etme yatmaktadır. Ne elini boynuna bağlayıp cimri kesil nede elini büsbütün açıp tutumsuz ol! Yoksa pişman olur, açıkta kalırsın(İSRA-29)

İFTİRA: Sözlükte yalan söylemek, uydurmak, asılsız isnat’ta bulunmak gibi anlamlara gelen iftira ahlak terimi olarak ise bir kimseye işlemediği suçu isnat etmek demektir. İftira sadece ahlaki bir kusur değil aynı zaman da suç tur. İnanan erkek ve kadınları yapmadıkları bir şeyden ötürü incitenler, şüphesiz iftira etmiş ve apacık bir günah işlenmiş olur(AHZAP-58)

BAŞKALARINI ÇEKİŞTİRME (gıybet): Bir insanın arkasında hoşlanmayacağı şeyi konuşmak demektir. Konuşulan şeylerin doğru olması bir insanın ardından konuşmayı haklı göstermez. Zaten bir insanın yalan şeyleri konuşmak o insana iftira etmek demektir.

ÇEKEMEMEZLİK: Kıskançlık adının halidir. İnsanın kendinde olmayan özelliklere sahip olanları çekememesi demektir. İnsanın sahip olmadığı güzelliklere sahip olanları kıskanması yerine, o insanlar gibi olmaya çalışmasının adı gıpta etmektir. Vehaset ettiğinden hasetçenin şerrinde!(FELAF-5) ,

YAPILAN İYİLİĞİ BAŞA KALKMA: Yaptığı iyiliği söz yada davranışlarla açıklamaya kalkışarak yani yaptıkları iyilikleri yüzüne vurarak o kimseyi mahcup etmek. Minnet etmek.(Yaptığını)çok sunarak başa bakmak (MÜDDESİR-6)

KENDİ BEĞENMİŞLİK (KİBİR):Kendini üstün görme büyükleme, kendini beğenme demektir. Kendi durumların iyiliği Allah a değil de kendi üstünlüklerine bağlanmak. Kibir, şeytan ı bir anlayış. Yer yüzünde böbürlenerek yürüme! çünkü Allah hiçbir kibirleneni övüneni sevmez(LOKMAN-18)

BOZGUNÇULUK: Sözcükte bozmak bozgunculuk yapmak, fesat, karışıklık çıkarmak gibi anlamlara gelir. Yer yüzünde ilahi iradeye uygun  olan düzenin, doğanın, toplum huzurunun din, mal, can, akıl ve namus güvenliğinin, insan haklarının ve özgürlüklerinin toplumsal barışının bozulması çabalarına bozgunculuk denir. Bozgunculuğun zıddı da barış tır. Düzeltilmesinden sonra, yeryüzünden bozgunculuk yapmayın./korkarak ve umutla Allaha yalvarın. Allah’ın rahmeti iyi davrananlara yakındır. (ARAF-56)

ADAM ÖLDÜRMEK: Herkes yaşama hakkına sahiptir. Bu hakkı insan a yüce Allah vermiştir. İnsanı bu haktan mahrum etmeye, Allah tan başka hiç kimse yetkili değildir. Haklı bir sebep olmadan başkasını öldürmek kur ana göre bütün insanları öldürmek gibidir. Kim bir mümini bile bile öldürürse onun cezası temelli kalacağı cehennemdir. Allah ona öfkelenmiş onu lanetlenmiş ve ona büyük azap hazırlanmıştır.(NİSA-39)

YALAN  SÖYLEMEK: Doğrulun aksine söz söylemek, olmuş bir olayın olmamış, olmamış bir olaya da olmuş gösteren. Yalan, çevresine insanı güvenilmeyen, itibar edilmeyen bir konuma düşer. Yalan sözden kaçının(HAC- 30)

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim