1. YAZARLAR

  2. Abdullah Yıldız

  3. Kur’an-ı Kerim, Siyer ve 
Din Derslerini Önemsemek
Abdullah Yıldız

Abdullah Yıldız

Yazarın Tüm Yazıları >

Kur’an-ı Kerim, Siyer ve 
Din Derslerini Önemsemek

A+A-

Milli Eğitimde 4+4+4 yani 12 Yıl zorunlu eğitim sistemine geçildi ve bu yıl ilk kez Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri 5. ve 9. sınıflarda seçmeli ders olarak okutuluyor.

6-7-8. sınıflarla 10-11-12. sınıflarda ise bu dersler gelecek seneden başlamak üzere kademeli olarak okutulacak. Geçen yazıda paylaştığımız seçmeli derslerle ilgili bilgiyi böylece tashih ederken, tercih için sürenin uzatılması talebimizi dikkate alıp, 21 Eylül’e çeken yetkililere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Bugünkü yazımızda ise; hem bu dersleri alacak olan öğrenciler ile velileri hem de dersleri verecek olan öğretmenleri ilgilendireceğini düşündüğümüz bazı tespitleri ve tavsiyeleri paylaşmak istiyoruz.
Öncelikle, inceleyebildiğimiz kadarıyla Kur’an, Siyer ve Temel Dini Bilgiler müfredatlarının bir hayli güzel hazırlandığını, bundan sonra asıl işin öğretmenlerle öğrencilere ve velilere kaldığını söyleyelim.
Kur’an dersi müfredatının gerekçesinde; “İslâm’ın yaşanması, Kur’an-ı Kerim’in inanç, ibadet, ahlâk ve gündelik yaşamla ilgili kurallarının öğrenilmesine bağlıdır” tespiti yapılarak şöyle deniyor:
“Kur’an-ı Kerim’i doğru okuyabilmek önemlidir ve en başta bu dilin alfabesini öğrenmekle mümkündür. İbadetlerin istenilen şekilde yerine getirilebilmesi için Kur’an-ı Kerim’in tecvit kurallarına uygun okunması, bazı sure ve ayetlerin ezberlenmesi gerekmektedir. Kur’an-ı Kerim, anlaşılması için gönderilen bir kitaptır. Mesajını anlamadan, sadece yüzünden ve ezbere okumak Kur’an’ın indiriliş amacıyla uyuşmamaktadır. Bu sebeple anlamının öğrenilmesi ve mesajının kavranması da önemlidir.”
Müfredatta Kur’an-ı Kerim dersinin; “Öğrencilerin, Kur’an-ı Kerim’in hayatımızdaki yerini fark etmeleri, Kur’an-ı Kerim’i doğru ve güzel okumaları, bazı sure ve ayetleri kurallarına uygun olarak ezberlemeleri, Kur’an-ı Kerim’in içeriği hakkında bilgi sahibi olmaları, Kur’an-ı Kerim’i severek ve isteyerek okuma, anlama ve ezberlemeleri amaçlanmaktadır” deniyor ki, bu oldukça hayatidir.
Kur’an’ı anlamaya yönelik çalışmalarda: ‘öğrencilerin Kur’an-ı Kerim mealini okumaya, kullanmaya ve ayet mealleri arasında bağ kurmaya özendirilmesi’ ve ‘farklı meallerden işlenecek ayetler okunup öğrencilerin düşünmeye teşvik edilmesi’; Kur’an-ı Kerim’in kıraati öğretilirken ise, “zorlaştırıcı değil, Kur’an okumayı sevdirmeye dönük tutum sergilenmesi” tavsiye ediliyor ki, bu daha çok önemlidir.
Kur’an-ı Kerim’i Tanıyalım ünitesinde yer alan: “Kur’an’ı Niçin Okumalıyız?”, “Kur’an’ın Mesajını Anlıyorum”, “Hayat Kitabımız Kur’an”, “Kur’an’ın Temel Konuları: Tevhid, Risalet, Ahiret”, “Kur’an’da İnsan ve Toplum: Kur’an’da İnsan Tipleri (Mümin, Müslüman, Münafık, Kâfir)”... gibi alt başlıkların içi gerçekten iyi doldurulabilirse, bu dersler üzerinden köklü bir zihinsel değişim gerçekleştirilebilir.
Kur’ânî kavramlardan hamd, şükür, rahmet, ihlas, dua, zikir, tesbih, secde, din, iman, tevhid, itaat, İslâm, takva, sabır, sulh ortaokullarda, ilah, rab, ibadet, melik, tövbe, istiğfar, ihsan, îsar, davet, emir, nehiy, hidayet, veli, adalet, zulüm, şefaat liselerde öğretilecek ki, bunlar zihni inşa etmenin esasıdır.
Kur’ân’ı doğru anlama ve ‘yol haritası’ edinme üzerine kitaplar, makaleler yazıp, “Kur’ân’la Diriliş” konferansları veren bir kardeşiniz olarak heyecan duyuyor, emeği geçen herkese dua ediyorum.
Yine aynı sınıflarda okutulacak olan Hz. Muhammed’in Hayatı derslerini de, Kur’ân’ın hayat verici ilkelerini şahsında örnekleyen o “en güzel ve en ideal modeli” çocuklarımızın gözleri önüne koymak bakımından çok çok önemsiyor, bu derslerin hakkını vermek için elimizden geleni yapmalıyız diyorum.
Siyer dersi müfredatında: Hz. Muhammed’in Hayatı işlenirken; ‘O’nun güzel ahlakı ve çocuklara verdiği değer’, ‘çocuğun ana-babaya karşı görevleri’, ‘Hz. Muhammed’in çok iyi arkadaş, vefalı bir dost, nimetlere şükreden bir kul olduğu, yiyecek-içecekleri israf etmediği, ikramda bulunmaya teşvik ettiği’, ‘Hz. Muhammed’in Allah’a karşı duyduğu sevgi ve bağlılık, dua adabı ve duaları, sıkıntılara karşı gösterdiği sabır, akrabalarla iletişime ve komşuluğa verdiği önem, selamlaşma, insanlara güler yüz gösterme, kimseyi rahatsız etmeme, ev, cami, sokak, şehir gibi fiziki çevreyi koruma konusundaki söz ve davranışları’ vb. konular yer alıyor ki, bunlar O’nu model almak açısından önemli ve belirleyicidir.
Yine aynı sınıflardaki Temel Dini Bilgiler dersinde: “Evrendeki tüm varlıkların yaratıcısının Allah olduğu gerçeği, ilk insan Hz. Âdem’in yaratılışı, insanların yaratılış evreleri, insanın yaratılış amacının Allah’a kulluk olduğu ve kul olmanın insana yüklediği sorumluluklar” ortaokullarda; “Günlük hayatta helal ve haramlar, sevap ve günah kavramları, İslam’ın günlük hayata ilişkin kuralları” gibi konular ile Alevilik, Hıristiyanlık ve diğer farklı inançlar, dinler ve mezhepler de ortaöğretimde işlenecek...
Kur’ân, Siyer ve Din dersleri müfredatlarından özetle aktarmaya çalıştığım bu bilgiler, heyecanımı haklı kılmakla kalmıyor; eğitimci, öğrenci, ebeveyn, yazar-çizer ve konuya duyarlı her kişi ve kuruma da ciddi görevler yüklüyor. Mahut süreçlerin yol açtığı dini eğitim aç(l)ığını kapatmak için işte fırsat!.. 


YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT