Kudüs’ü unutturmayanları unutmayalım

05.08.2009 02:33

Serdar Demirel

Siyonist devletin işgal altında tuttuğu topraklarda, cadde ve sokakların Arapça isimlerini İbranice isimlerle değiştirmesi İsrail’in Müslüman Filistin’i Yahudileştirme politikalarını bir daha gösterdi.

Mescid-i Aksa’da geçen Cuma Namazı hutbesinde Şeyh Yusuf Ebu Sinine, Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı hedef alan kirli planlara karşı Arap ve İslâm dünyasının suskunluğuna dikkat çekmiş ve haklı olarak eleştirmişti.

Siyonist gaspçı yerleşimciler daha geçen Çarşamba günü Mescid-i Aksa’yı basma girişiminde bulundu. Bu mukaddes mekânı korumak sadece Filistinlilerin görevi değil elbette ve sadece onların gayretleriyle de mümkün değil.

Filistin halkı malûm olduğu üzere yediden yetmişe murâbıt yazılmış. Çocuklar bile çeşitli vesilelerle üzerlerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Kimi zaman taş atarak, kimi zaman da uçurtmalarının kuyruklarına isyan yüklü mesajlar takarak.

Televizyonda izledim. Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Örgütü’nün (UNRWA) Gazze’nin kuzeyindeki Beytlahiya sahilinde yaz oyunları çerçevesinde 30 Temmuz’da düzenlediği uçurtma şenliğine binlerce Gazzeli çocuk katılmıştı. İşgal altındaki toprakların semasını altı binden fazla uçurtma ile süsleyerek kendilerini unutmuş insanlığa çocukların dünyasından büyüklerin vicdanlarına mesaj göndermeye yeltendiler.

Bir şenlik değildi aslında yapılan, bir protestoydu ama çocuk lisanıyla, bütün masumluğuyla. Uçurtmalarını “Özgürlük”, “Hayat”, “Sosyal güvenlik” ve “Gazze kuşatmasına hayır” gibi sloganlarla süsleyerek Gazze’de çocuk olmanın ne anlama geldiğini de gösterdiler bize.

Onları izlerken; “Yeryüzünde siyasetle bu kadar erken yaşta tanışan başka bir topluluk var mıdır?” dedim kendi kendime.

Siyasetle, işgale direnmenin anlamıyla, adına uluslararası kamuoyu denen milletlerin çifte standartlarıyla bu kadar erken yaşta tanışan bir nesil ben bilmiyorum.

Görmek isteyenler için Filistin gerçekliği bütün çıplaklığıyla ortada zaten. Yeter ki vicdanınızı hâlâ yitirmemiş olun...

Bir tarafta İsrail’in işgal altındaki topraklarda yerleşimcileri çoğaltan ve pekiştiren politikaları.

Bir tarafta fanatik Yahudi cemaat mensuplarının İsrail yönetiminin koruması altında Süleyman Mabedi’ne ulaşmak iddiasıyla Mescid-i Aksa’ya saldırmaları...

Bir taraftan giriş çıkışı abluka altına alınmış Gazze.

Gazze, o yaralı şehir. Hani üzerine ateş kusmuştu İsrail, ABD silahlarıyla. Şehrin altyapısını, bakanlıkları, güvenlik birimlerine ait binaları, sivillerin evlerini, okulları, üniversiteleri ve hatta çocuk parklarını yakıp yıkmıştı.

Ağaçları söken, ekili alanları ve caddeleri tahrip eden, su, elektrik ve telefon şebekelerini kullanılamaz hâle getiren hayâsız siyonist akının kurbanı şehir..

Ya köy köy, kasaba kasaba muhasara altına alınmış Batı Şeria...

İşgalin de bir hukuku vardır değil mi! Ama gel gör ki, İsrail işgal hukukunu bile tanımıyor. Başta Kudüs ve Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa olmak üzere Filistin’i Yahudileştiriyor, adım adım, binbir hileyle.

Bunlar olurken ABD ve AB ülkeleri Müslümanlara “İsrail’le ilişkileri normalleştirin” diyorlar.

Bu durumda direnmekten daha meşru, daha ahlâklı bir tavır önerebiliyor musunuz?

Filistin mazlumlarının direnebilmesi için desteğe ihtiyaçları var. Bu desteği sunmak için de öncelikle mezâlimi unutmamak, yaşananları iyi bilmek ve kitleselleştirmek lâzım.

Filistin’i, Mescid-i Aksa’yı ve o coğrafyamızın murâbıtlarını bize unutturmayan, farklı gündemler bizleri meşgul ettiğinde dâhi bir şekilde bize hatırlatan sayıları az da olsa güzîde insanlarımız var. Hayatlarını Kudüs dâvasına adamış İsra sûresini soluyan yürek insanlarından bahsediyorum.

Onların Filistin dâvasına katkılarının önemi bugün tam hissedilemiyor. Ama ileride bu kavganın tarihi bizim cenahımızdan yazıldığında onların gayretlerinin boyutu daha iyi takdir edilecektir, kuşkunuz olmasın.

Bu adanmış insanlardan birisi de yazdığı kitaplarla, muhtelif dergi ve gazetedeki makaleleriyle, kurduğu internet sitesiyle Filistin dâvasını gündemden hiç düşürmeyen, biz unuttuğumuzda bize hatırlatan ve bunu bir ibâdet aşkıyla yapan gazetemizin değerli kalemlerinden Ahmet Varol Bey’dir.

O her ne kadar bizlerin takdirlerinden müstağni olsa da, Filistin dâvasına katkılarından dolayı özel bir onur ödülünü hak ediyor.

Kudüs bizim sâbit değerlerimizdendir. Kudüs’ü unutturmayanları biz de unutmayalım!

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim