1. YAZARLAR

  2. Halid Ebu Arefe

  3. Kudüslüler, Camilerini Nasıl Koruyorlar?
Halid Ebu Arefe

Halid Ebu Arefe

Yazarın Tüm Yazıları >

Kudüslüler, Camilerini Nasıl Koruyorlar?

A+A-

Alışılmadık bir şekilde işgalci İsrail, ramazan ayının son on gününde yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya baskın yapmalarına izin verdi. Tabi ki bu baskınlar, Mescid-i Aksa’da namaz kılan ve itikafa giren Müslümanların tepkisini çekti. Müslümanlar, bu baskınlara tekbirlerle tepki gösterdiler. İşgal güçleri de Müslümanlara darp ve tutuklama ile cevap verdi.

Tekbir, Müslümanların işgalin Aksa’ya yaptığı ihlalleri kabul etmediklerinin bir göstergesi. Bunun yanında Cuma hutbeleri, açıklamalar, yayınlar, konferans ve paneller, gösteriler ve yürüyüşler ile tepkilerini ortaya koyuyorlar.

İsrail’in namaz kılanları yaptığı baskıya bir tepki olarak Müslümanlar, namazın hemen ardından bir yürüyüş düzenleyip işgali ve uygulamalarını kınıyor, Mescid-i Aksa’yı savunmaya çağırıyorlar. Bazen de ABD ve İsrail’i kınayarak bayraklarını yakıyorlar. Yürüyüşe katılanlar, daha sonra Burak duvarının arkasında kalan ve baskın yapmak hazır bekleyen yüzlerce İsrail askerinin olduğu bölgeye gidiyorlar. Mescid-i Aksa, Müslümanların ve Arapların kalbinin körüğü mesabesinde olduğu orada yapılan bir gösteri ve yürüyüş diğer bölgelerde de karşılık buluyor. Protestolar, basına ve sosyal medyaya yansırsa etkisi çok daha büyük hale geliyor.

İşgal yılları sırasında ihlallere karşı direniş örnekleri

Şeriat Temyiz Mahkemesi, 15 temmuz 1968 yılında Amerikalı mason bir derneğin Mescid-i Aksa’nın avlusunda 100 milyon dolar değerinde “Süleyman heykeli” inşa edilmesi talebini reddetti.

21 ağustos 1969 tarihinde radikal bir siyonistin Mescid-i Aksa’yı yakma girişimi üzerine Kudüslüler ve çevre kentlerden gelen Filistinliler, yangını söndürmek üzere harekete geçtiler. Yangından sonra yürüyüş ve protestolar düzenlendi ve işgal güçleri ile Filistinliler arasında çatışmalar meydana geldi. Gösteri ve yürüyüşler, bütün Filistin şehirlerine yayıldı.

Mescid-i Aksa’yı imar komisyonu, 3 eylül 1981 tarihinde İsrail’in Kayıtbay yolu ile Mutahhara kapısı arasında kazdığı tünelin içine beton blok koydu.

Mescid-i Aksa muhafızları, 2 mart 1982 tarihinde baskına yaptıktan sonra silahlı yerleşimci teröristlerle çatışmaya girdi. Çatışmada  bazı muhafızlar yaralandı.

İsrail’in Mescid-i Aksa’ya bitişik Haşmonayim tünelini açacağının ilan etmesinden hemen sonra Mescid-i Aksa müezzini, hoparlörlerden Filistinlileri Aksa’ya savunmaya çağırdı. Bunun üzerime işgal güçleri ile Filistinliler arasında çatışmalar yaşandı.

İslami Vakıflar İdaresi, 19 mayıs 1989 tarihinde Babü’l-Esbât’ta tapmak istediği iki projeyi reddederek kabul etmedi.

İslam Konferansı ve Yüksek İslam Konseyi, 1989 yılında uluslar arası taraflara İsrail Başsavcısının Kudüs Belediyesi başkanına Mescid-i Aksa’yı idare yetkisi vermesi üzerine İsrail’in Mescid-i Aksa’nın işlerine karışmasına dair çok sert bir not gönderdi.

Filistinliler, 1990 yılındaki katliam sonrası işgal güçleri ile çatışmaya girdi. Yüzlerce Filistinli genç, İsrail polisi ve sınır güçlerine karşı sokak savaşı denebilecek çatışmalara girdiler. Polis ve yerleşimcilere yönelik feda eylemlerinde artış görüldü. Eylemler, genel olarak bıçaklama, otobüs ve araçlara Molotof kokteyli ve silahlar ile saldırma şeklindeydi. İsrailli bir gazete, 26 ekim tarihinde “Kudüs’ün korku ve şiddet dolu bir kent olduğunu” yazdı. Yedioth Ahronoth gazetesi de 16 kasım 1990 tarihinde “Kudüs’ün siyaset ve şiddet merkezi haline geldiğini” yazdı.

Filistinliler, 24 eylül 1996 tarihinde Mescid-i Aksa’nın atlında tünel kazması sebebiyle daha sonra tünel ayaklanması adını alacak büyük bir kalkışma gerçekleştirdiler. Filistinliler, Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs’ün çoğu yerinde İşgal güçleriyle çatışmaya girdiler. Olaylar sonucunda 62 filistinli şehit oldu. Yüzlerce kişi yaralandı.

Mescid-i Aksa, 29 eylül 2000 yılında kanlı çatışmalara sahne oldu. 7 İsrail askeri ve 250 filistinli yaralandı, 7 filistinli şehit oldu.

29 temmuz 2001 yılında yüzlerce Filistinli Mescid-i Aksa ve eski Kudüs mahallelerinde, Siyonistlerin Aksa’nın avlusunda sözde mabedin temelini koymasını protesto etmek için yürüyüş yaptılar. Çıkan olaylarda 40 Kudüslü ve 15 İsrail askeri yaralandı.

Kudüslüler, 24 ağustos 2002’te İslami Hareket’in Mescid-i Aksa’yı savunma ve koruma çağrısına icabet eden işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 40 bin kişi ile birlikte büyük bir protesto yürüyüşü düzenledi.

Mabet örgütlerinin Mescid-i Aksa’ya baskın yapma niyetleri üzerine yüzlerce Filistinli 3 nisan 2004’te Aksa’nın avlusunda gösteri yaptı. İşgal güçleri, ses ve gaz bombaları ile gösteriye müdahale etti. 89 kişi yaralandı, 14 kişi tutuklandı.

İslami Hareket, 1995’ten bu yana Mescid-i Aksa’da namaz kılanların ve daha sonra baskın yapan yerleşimcilere karşı direnişi desteklemede büyük bir görev üstlendi. Bunu da Mescid-i Aksa’yı çeşitli faaliyetler şenlendirerek yaptı. Yaptığı faaliyetler arasında dahildeki Filistinlilerden Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmek isteyenleri, otobüslerle Aksa’ya getirmek; mescidin avlusunda ilim halkaları oluşturmak; “Aksa Çocuk Fonu adıyla yıllık festivaller düzenlemek; umreye gidenleri Mescid-i Aksa’nın avlusundan uğurlamak; evlenen gençlerin nikah akitlerini Mescid-i Aksa’nın avlusunda kıymak; ribat fikrini destekleyerek murabıt olmak isteyenleri teşvik etmek yer alıyordu. Murabıtlık ile yerleşimcilerin baskınlarına karşı büyük bir meydan okuma gerçekleştirildi. Aynı zamanda Mescid-i Aksa’yı zaman ve mekan açısından bölme girişimlerine de engel oldu. Filistinli kadınlar, bu noktada çok önemli roller üstlendiler. 

YAZIYA YORUM KAT