1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. "Kriz Üreten, İrade Sıfırlayan Yemin Metni"
"Kriz Üreten, İrade Sıfırlayan Yemin Metni"

"Kriz Üreten, İrade Sıfırlayan Yemin Metni"

Kenan Alpay, bugünkü yazısında Leyla Zana ile birlikte gündeme gelen yemin tartışması hakkında değerlendirmelerde bulunuyor, meselenin sâdece etnik temelde değil, itikâdî temelde de alınması gerektiğini söylüyor.

A+A-

Kenan Alpay
Kriz Üreten, İrade Sıfırlayan Yemin Metni
Yeni Akit

Eski-Yeni Türkiye tartışmaları daha çok temel hak ve özgürlükleri teminat altına almak üzere darbe anayasası ve militarist kanunların tasfiyesi bağlamında yapılmaktadır. Elbette refah, eğitim, sağlık, ulaşım, iletişim, siyasal temsil, sosyal güvence gibi alanlarda standartların yükseltilmesi acil ve vazgeçilmez bir hedeftir. Fakat bu hedeflerle birlikte eğer resmi ideolojik dayatmaların kaldırılmasını, bütün bir topluma dayatılan Kemalist ritüellerin tasfiye edilmesini yani birey ve toplumun özgür iradesinin tecelli edeceği zeminin garanti altına alınmasını da bir an önce gerçekleştirmek zorundayız.

1 Kasım seçimleri sonrasında işleyen prosedürlerden biri de Meclis’te vekillerin ‘yemin’ ederek göreve başlamasıdır. Devletin en baskın ve tartışmaya kapalı karakteri laik-ulusal temellere dayanan Kemalist-Atatürkçü kimliği olduğu için doğal olarak Meclis’te vekiller tarafından tekrar edilen yemin de Türk ulusal kimliğine ve Atatürk ilkelerine sadakatin dışına taşan en küçük bir sapmayı dahi kabul etmiyor.

‘Yeni Türkiye, Eski Yemin’ Garabeti

Atatürk’ün devleti ve ülkesi” gibi “Atatürk’ün Meclis’i ve vekilleri” despotizmi de temelleri bürokratik oligarşi tarafından teminat altına alınan darbe anayasalarındaki değişmez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez prensipler dairesinde ilelebet sürüp gitmeye mecbur mu? Bu sekter-dogmatik ve buna bağlı olarak her daim siyasal kriz üretmeye ve her dönem toplumsal iradeyi ezip geçmeye kararlı bu ahlak ve hukuk dışı dayatma zannedilenden daha büyük tahribatlar yapıyor. Görmezden gelmek, hafife almak, sürekli olarak ertelemek sıkıntıyı küçültmüyor, acı ve ıstırabı azaltmıyor. Tersine siyasal alanı ipotek altında tuttuğu gibi bireysel ve toplumsal manada ifsadı, ikiyüzlülüğü ve şizofrenik kişilik yapısını besliyor.

(...)

Yazının Devamı İçin Tıklayın >>>