1. HABERLER

  2. HABER

  3. HUKUK

  4. 'KPSS Davası'nda 54 Sanığın Tutukluluğunun Devamı İstendi
'KPSS Davası'nda 54 Sanığın Tutukluluğunun Devamı İstendi

'KPSS Davası'nda 54 Sanığın Tutukluluğunun Devamı İstendi

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin davada cumhuriyet savcısı, tutuklu 54 sanığın tutukluluğunun devamını istedi.

A+A-

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 kişi hakkında "FETÖ kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davada, Cumhuriyet Savcısı bütün tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamını istedi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu sanıklar, sanık avukatlarının savunmalarından sonra, şikayetçi kurumlar ÖSYM Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının avukatları müdahillik talebinde bulundu.

Bunun ardından Cumhuriyet Savcısı Umut Sadak'a görüşü soruldu. 

Sadak, görüşünde, Terörle Mücadele Kanunu'nun 1'nci maddesinde terörün, "cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasa'da belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak, yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemler" olarak tanımlandığına dikkati çekti. 

Aynı kanunun 7'nci maddesindeyse, terör örgütünün tanımı yapılarak, "Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1. maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanunu'nun 314'ncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır" hükmü bulunduğuna işaret eden Sadak, 314'ncü maddede isnat edilen suç terör örgütü üyeliği olduğunu bildirdi.

Savcının görüşünde, TCK'nın 312'nci Maddesinde "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir" denildiği belirtilerek, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Fetullah Gülen Terör Örgütü, devlet otoritesini zaafa uğratmak, yıkmak veya ele geçirmek için kurulmuş kendine özgü yapısı olan bir terör örgütüdür. Kırmızı bültenle aranan ve örgütü yurt dışından yöneten Fetullah Gülen hakkında terör örgütü kurmak yönetmek suçundan açılmış davalar, halen derdest olan soruşturmalar vardır. Cebir, şiddet, şantaj, delil uydurma, haksız arama, tutuklama gibi yöntemleri kullanan bu örgüt kanunda tanımlandığı şekilde tam bir terör örgütüdür. Amacı devlet düzenini değiştirip hükümeti ortadan kaldırmak olan bu örgütün bu amacına ulaşmak için önceliği devlet kadrolarını ele geçirmeye verdiği, bu hedefe ulaşmak için yıllar öncesinden başta emniyet olmak üzere mülkiye, yargı ve askeriyeye eleman yerleştirilmeye başladığı anlaşılmaktadır. Emniyet ve yargıdaki kritik makamları ele geçirmeyi başaran örgüt kendine engel olarak gördüğü askeri kadroları da Ergenekon, Balyoz, İzmir Askeri Casusuluk davası gibi kurguladığı kumpas davalarıyla tasfiye ettikten sonra 17-25 Aralık tarihlerinde hükümeti yıkıp, devlet idaresini tamamen ele geçirmek için nihai hamlesini yapmış, fakat amacına ulaşamamıştır. 

Örgütün silahsız bir örgüt olduğu, sadece bir cemaat olduğu savunulsa da finans ayağı, yargı ayağı, emniyet ayağı olan bu örgütün kilit üyelerinin çoğunun kamu görevlisi olduğu, bu kamu görevlilerin devletin kendilerine verdiği silahları MİT tırları olayında olduğu gibi gerektiği zaman kullanmaktan çekinmediği görülmüştür. Kaldı ki bir örgütün anayasal düzeni ve rejimi demokratik yollardan değiştiremeyeceği, günü geldiği zaman silah kullanmak zorunda olduğu da bilinen bir gerçektir." 

"Yanlışta birleştiler"

Akademisyenlerden oluşan komisyonun, sanıkların önemli bir kısmının soru kök ve seçeneklerini, bazılarının da çözüm için ipucu olabilecek bilgileri sınav öncesinde gördüklerine dair kuvvetli kanaat olduğunu belirttikleri aktarılan görüşte, soru kitapçıklarını inceleyen bilirkişilerin, zor sayılan birçok matematik sorusunun kalem oynatılmadan cevaplandığını, basit sorularda ise işlem yapıldığını tespit ettiklerine dikkat çekildi. 

İptal edilen sınavdan 5 gün önce sanık Baki Saçı'nın bilgisayarına girdiği anlaşılan, oluşturulma tarihi 28-29 Haziran 2010 olan Genel Yetenek ve Genel Kültür sorularının bulunduğu dijital dosyada, Genel Kültür ve Genel Yetenek sorularının doğru şıklarının koyulaştırıldığının görüldüğü bildirilen görüşte, şunlar kaydedildi:

"Genel Yetenek sorularından 39 ve 53, Genel Kültür sorularından 9 ve 11 nolu soruların koyulaştırılan şıkkının doğru cevap olmadığı halde Genel Yetenek 39. soruda en başarılı 3 bin 227 adaydan bin 927'sinin, 53. soruda 370'inin koyulaştırılan, ancak yanlış olan şıkkı işaretleyerek yanlışta birleştikleri, Genel Kültür sorularından 9. soruda en başarılı 3 bin 227 adaydan bin 211'inin, 11. soruda 100'ünün koyulaştırılan, ancak yanlış olan şıkkı işaretleyerek yanlışta birleştikleri, yüksek başarılı olduğu kabul edilen 3 bin 227 adaydan bin 927'sinin sızdırılan sorularda aynı yanlışta birleşmesinin, yine aynı yanlışta birleşenlerin aralarında karı-koca, akrabalık, telefon, iş yeri, adres, mali irtibatları ve testlerde aynı sayıda neti yapmış olmaları da göz önüne alındığında bu durumun sanıkların sınavdan önce soruları gördüklerini ortaya koymuştur."

 "Tutukluluk durumlarının devamına"

Görüşte, sanıkların bir kısmının matematik bölümü mezunu olması ya da bu alanda yüksek lisans yapmalarının kopya çekmeyecekleri anlamına gelmeyeceği, zira sadece çok yüksek puan alanların kamuda öğretmen olarak atamasının yapıldığı belirtildi. 

Binlerce matematik mezunu adayın sınava girdiği, fakat bunların çok azının atandığı ifade edilen görüşte, "Örgütün amacı; elemanlarını Milli Eğitim sistemine entegre edip, küçük çocukları çekirdekten etkilemek ve bunları ilerde kendi saflarına çekmektir" denildi.

Soru kitapçıklarını inceleyen bilirkişinin, zor sayılan pek çok matematik sorusunun kalem oynatılmadan cevaplandığını, basit sorularda ise işlem yapıldığını belirlediğine işaret edilen görüşte, raporda bazı maddi hataların olmasının tüm raporun yanlış olduğu ve sanıkların kopya çekmediği anlamına gelmeyeceği vurgulandı ve bu maddi hataların giderilmesi için ek rapor alınmasının yeterli olacağı kaydedildi.

Mahkeme heyeti, savcının görüşünün alınmasının ardından müzakereye geçti.

23 sanığın tahliyesine karar verildi

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 kişi hakkında "FETÖ kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davada tutuklu sanıklardan 23'ünün tahliyelerine karar verildi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, müzakerenin ardından ara kararları açıkladı.

Buna göre tutuklu sanıklardan Oktay Ceviz, Şemsettin Kaya, Ömer Mıstıkoğlu, Fatih Yıldız, Metin Uzunoğlu, Yaşar Karademir, Mustafa Avan, Kemal Çelebi, Salih Kaya, Resul Eralp, Ramazan Alkan, Ahmet Batuk, Hasan Demir (Ahmet oğlu), Hüseyin Kaleyci, Naci Yaman, İbrahim Zık, İlker Yalçın, Hüseyin Güngör, Mustafa Sarıtaş, Fatih Özbahçeci, Mustafa Kılınç, Muhammet Fuat Sural ve Yakup Şahan'ın adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi.

Mahkeme heyeti, şikayetçi kurumlar ÖSYM ve Maliye Bakanlığının müdahillik taleplerini gelecek celse değerlendirecek.

AA

HABERE YORUM KAT