'Köylüleşen' İslam mı, yoksa 'Lumpenleşen' İslam mı?

21.12.2008 05:20

Hilmi Yavuz

Bir süredir Türkiye'de İslam'ın köylüleştiğinden söz ediliyor. İslam'ın bir medeniyet olduğu olgusunun göz ardı edildiği, medeni ya da şehirli bir din olmaktan çıkarak bir köy dinine dönüştüğü öne sürülüyor.

Bu mesele üzerinde düşünenlerin, sorgulamadan doğruluğunu kabul ettikleri 'İslam'ın köylüleştiği' varsayımını kanıtlamak yerine, bu varsayım üzerinden hükümler verdiklerini görüyoruz. Ama acaba öyle mi? İslam'da bugün görülen bozulma semptomları (alâmetleri), köylülüğe atfedilebilir mi? Kısaca, İslam köylüleşti mi gerçekten? Yoksa lumpenleşti mi?

Yanılmıyorsam geçen yıl, Murat Belge, AKP'nin bir 'köylü partisi' olduğunu öne sürmüş, Müslümanların, okuryazar ve kendilerini 'şehirli' olarak gören kesimleri, şiddetli tepkiler göstermişlerdi. Bu da anlaşılabilir bir durumdur; -hiç kimse hele okuryazar ve 'şehirli' ise, bu neviden nitelemeleri elbette kabul etmez.

Daha önce de yazmıştım: Asıl sorgulanması gereken, Türkiye'de köylülüğün sadece AKP'ye mahsus olup olmadığıdır. Hemen ve açıklıkla belirtmeliyim ki Türkiye'de, köylülüğe dayanmayan hiçbir siyasi parti yoktur!

Evet, yoktur;- çünkü Türkiye'de gerçek anlamda 'şehir' yoktur da ondan. Marx'ın 'Kapitalizm Öncesi Ekonomi Şekilleri'nde Asya Tipi Üretim Tarzı'nın hâkim olduğu despotik Asya toplumlarında 'kasaba ve kırın farklılaşmamış birliği'nden söz ediyor olduğunu burada, bir defa daha, hatırlamak gerekir. Sosyal yapı değişse de, ideolojik yapılar kolay kolay değişmiyor. Dolayısıyla, bugünkü Türk toplumunun Asya Tipi Üretim Tarzı'yla herhangi bir ilişkisi yokmuş gibi görünüyor (ya da gösteriliyor) olması, asyaî ideolojik yapıların, bir survivance (kalıntı) halinde devam etmediği anlamına gelmiyor. Köylülük, şehirlere işçi sınıfına dönüşmeden taşındığı sürece, 'şehir ile köyün ideolojik anlamda 'farklılaşmamış birliği'nin süregittiğinden sözetmek yanlış olmayacaktır.

Ancak, burada çok kışkırtıcı ve önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: AKP'nin (CHP'nin, MHP'nin, DTP'nin) bir köylü partisi olması ile İslam'ın köylüleştiği varsayımı (ya da, iddiası) arasında hiçbir sosyolojik ilişki yoktur. Bu, Köylü İslam'ı ile bugün şehirlerde yaşandığı önesürülen bozulmuş İslam arasında herhangi bir sosyolojik ilişkinin bulunmamasından dolayıdır. Köylü İslam'ı başka, bugün bozulma semptomları gösteren İslam başkadır çünkü: Bozulma semptomları, Köylü İslam'ına değil, altını çizerek belirteyim: Lumpen İslam'a aittir ...Bu da, bugün Türkiye'de köylülüğün, şehirlere, işçi sınıfı olarak değil, lumpenliğe dönüşerek taşındığı anlamına gelir

Köylü İslam'ı, aslında bir 'Volk İslam'ıdır. Şerif Mardin'in, Sünni İslam'ın yanı sıra 'ikinci dincilik' diye adlandırdığı ve geniş halk tabakalarının efsaneler, hurafeler, yatırlar, Battal Gazi ya da Hz. Ali menkıbeleriyle söylemleşen 'Volk İslam'ı'! 'Volk' ya da 'Köylü' İslam'ının, bugün bozulma semptomları sergileyen Lumpen İslam'la, uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur. 'Volk İslam'ın ahlaki, estetik normları ve değerleri vardır çünkü... Lumpen İslam ise, köyden kopup gelmiş, ama şehirli de olamamış; bir başka deyişle sınıfsal olarak ne köylü kalabilmiş ne de işçi olabilmiş ve Dünyevileşmeyi hırsızlık, vergi kaçırma, ihtilas, vurgunculukla eşanlamlı kabul eden sınıfsız (declassé) tabakanın dinidir. Köylü İslam'ına hakaret etmeyelim lütfen!

Daha önce de yazdım: İslam'ı bir Medeniyet olarak yeniden üretecek olan Müslüman burjuvazidir ve bunun Lumpen İslam'ın bugünkü taşıyıcılarına (temsilcilerine) indirgenmesi, onlarla bir ve aynı şey sayılması düpedüz bir zihinsel maluliyetten ibârettir...

ZAMAN

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim