Kötü Yönetilen Bir Üniversite Örneği Olarak Amasya Üniversitesi

25.07.2016 17:40
Kötü Yönetilen Bir Üniversite Örneği Olarak Amasya Üniversitesi
Özgür-Der Amasya Temsilciliği Amasya Üniversitesi Raporu Yayınladı.

Özgür-Der Amasya Temsilciliğince hazırlanan, Amasya Üniversitesinin geçmişte ve hali hazırdaki yönetime dair olumsuzlukları ile gelecekte daha iyi bir üniversite olabilmesi için neler yapılmasına gerektiğine dair önerilerini içeren bir raporun tam metni;

ÖZGÜR-DER AMASYA TEMSİLCİLİĞİ AMASYA ÜNİVERSİTESİ RAPORU

ÖZGÜR-DER AMASYA TEMSİLCİLİĞİ OLARAK NİÇİN BU RAPORU HAZIRLADIK?

Üniversiteler bir şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişiminde çok önemli rol oynayan kurumlardır. Sivil toplum örgütleri şehir için bu kadar önemli olan bir kurumun yönetimine, yönetim anlayışına kayıtsız kalamazlar.

Özgür-Der’in açılımı Özgür Düşünce Ve Eğitim Hakları Derneği olup, Eğitimi kendisine isim olarak seçmiş bir dernek olarak,2006 yılında kurulan 15 üniversite içinde öğrenci sayısı ve öğretim üyesi sayısı açısından en gerilerde bulunan Amasya Üniversitesi hakkında kayıtsız kalamazdık. Bu raporla asli vazifemizden birini gerçekleştirmeye çalıştık. Üniversitenin geleceği üzerine üzerimize düşen uyarı görevini ifa etmek, müspet tenkitler yapmak, öneri ve projelerimizi paylaşmak mecburiyetindeyiz. Çünkü hakkı ve sabrı tavsiye etmek inancımızın gereğidir.

Bu sebeple Amasya Üniversitemizin mevcut durumunu ortaya koyduğumuz ve yanında öneri ve projeler ile müspet tenkitlerde bulunduğumuz bir Amasya Üniversitesi raporu hazırladık. Bu proje öneri ve uyarıları mevcut Üniversite yönetimine olduğu kadar, Hükümetin ilgili yöneticileri ile birimlerinin, YÖK’ün, yerel siyaset dinamikleri ve milletvekillerinin de dikkatlerine sunuyoruz. Çünkü Üniversite yönetiminin yapacağı icraatlar kadar, yapması gerekirken yapmadıklarından da onlarda sorumludurlar.

Özgür-Der Amasya Temsilciliği olarak bu proje ve önerilerimizin takipçisi olacağımızı ve bu konuda başka Raporlarda yayınlayacağımızı deklare ediyoruz.

AMASYA ÜNİVERSİTESİNİN TARİHİ VE MEVCUT DURUMU

Amasya Üniversitesinin tarihi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1974 yılında açılan Eğitim Enstitüsü ve 1975 yılında açılan Amasya Meslek Yüksekokulu’na dayanır. 1982 yılında, Eğitim Enstitüsü ve Amasya Meslek Yüksekokulu Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne bağlandı ve 2006 yılına kadar böyle kaldı.17 Mart 2006 tarih ve 26111 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 01.03.2006 tarih ve 5467 sayılı kanunla Amasya Üniversitesi müstakil bir üniversite olarak bu raporda mukayesesi yapılacak olan diğer15 üniversite ile birlikte kurulmuştur.

Amasya Üniversitesi bünyesinde halihazırda 7fakülte, 2 yüksekokul,  8 meslek yüksekokulu, 2 enstitü ve 5 araştırma uygulama merkezi  mevcuttur. Ancak Eğitim Fakültesi merkezli idari ve akademik bir yapı üniversiteye hâkimdir.

Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi gölgesinde kalmıştır ve mesleki eğitimden başkahiçbir iddiası olmayan bir üniversite görünümündedir.Üniversitenin en son verilere göre 14.139öğrencisi mevcuttur. Bunun 4.069 kadarı lisans öğrencisi iken,391 kadarı yüksekokul ve kalan 9.679’u meslek yüksekokulu yani önlisansöğrencisidir.

Hâlihazırda asistan eğitimi bile verilemeyen Tıp Fakültesi’ndeeş zamanlı kurulan tıp fakültelerinin aksine göre tıp öğrencisimevcut değildir. Bunun yanında İlahiyat Fakültesine ancak 2016-2017 yılında yeni öğrenci alımına izin verilmiştir.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ise henüz kuruluş aşamasındadır ve yine öğrencisi yoktur. Yüksekokul ve Meslek Yüksekokullarında ise 9.679önlisansöğrencimevcut olup, Amasya Üniversitesi öğrencilerinin yaklaşık %70 kadarını oluşturmaktadır.

AMASYA ÜNİVERSİTESİNİN TEMELLERİ YANLIŞ ATILMIŞTIR

Amasya Üniversitesi kurucu rektör tarafından “Butik Üniversite” mantığıyla kurulmuş, sonrasında gelen mevcut yönetim tarafından “Şehir Üniversitesi” mantığıyla göz göre göre küçük bırakılmıştır. Bu sebeple Amasya Üniversitesi çağdaşları içerisinde YÖK istatistiklerine göre en geri kalmış üniversite görünümündedir.YÖK web sitesinde yayınlanan 2015-2016 yılı yüksek öğretim istatistiklerine  göreAmasya Üniversitesi 2015-16 öğretim yılında, 14.139 öğrenci ve 499 öğretim elemanı ile 2006 yılında birlikte kurulan 15 üniversite içinde öğrenci ve öğretim elemanı sayıları bazındayoruma yer bırakmayacak şekilde en geri kalmış üniversitedir.

Maalesef akademisyenler için Amasya Üniversitesini bir cazibe merkezi haline getirecek hiçbir tedbir düşünülmemiştir. Bu sebeple profesör ve doçent düzeyinde öğretim üyeleri Amasya’da istihdam edilememektedir.  Amasya Üniversitesi kendi hazırladığı stratejik plan çalışmasına göre; 31 Profesör, 62 Doçent kadrosu mevcutken, hali hazırda profesör sayısı 14, doçent sayısı 30ve yardımcı doçent sayısı 146olarak görünmektedir. 2006 yılında kurulan 15 üniversite içinde özellikle Profesör, Doçent ve Yardımcı Doçent olmak üzere akademisyen sayısı en düşük olan üniversite Amasya Üniversitesidir.

HER ALANDA SONUNCU OLMAK AMASYA ÜNİVERSİTESİNİN KADERİ DEĞİLDİR

Şehir Üniversitesi  mantığı ile Amasya Üniversitesinin bilerek küçük bırakıldığını gösteren başka bir kanıt birim bazında aynı tarihte kurulan 15 üniversitenin karşılaştırılmasıdır. YÖK web sitesinden alınan 2015-2016yükseköğretim istatistiksel verilerine göre birim bazında da Amasya Üniversitesi 2006 yılında kurulan bu 15 üniversite içerisinde yoruma gerek bırakmayacak şekilde en geri bırakılmış üniversitedir. Bu 15 üniversite içinde en az fakülte, yüksekokul, araştırma ve uygulama merkezi, bölüm ve anabilim dalı vb.Amasya Üniversitesi bünyesindedir.

Birimler açılmadan öğretim elamanı istihdam edemezsiniz, öğretim elemanlarını ısrarla aramadıkça ve cazip şartlar sunmadıkça yeni birimler açamazsınız. “Şehir Üniversitesi”mantığı “küçük olsun benim olsun”mantığı değildir, olmamalıdır. Bu mantık hem Amasya’mıza hem de Üniversitemize telafisi mümkün olmayan büyük zararlar vermiştir ve bu sebeple bir an önce terk edilmelidir. Aksi takdirde Amasya Üniversitesi’nin şehrimizin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmişliğine bir katkı sunması mümkün değildir.

Amasya geçmişte olduğu gibi gelecekte de Anadolu’nunBağdat’ı  Anadolu’nun Oxford’u olarak anılmayı haketmektedir. Bunun için mevcut yönetim bırakın mola vermeyi, öğretim üyelerinin özlük hakları ile uğraşmayı tam aksine durmadan koşmak ve Üniversiteyi bir huzur ortamına çevirmek zorundadır. Dört yıl sonra yine bu 15 üniversite karşılaştırmasında her alanda en sonuncu olmak, Amasya Üniversitesinin kaderi olmamalıdır.

AMASYA ÜNİVERSİTESİ MESLEK OKULU DEĞİL ÜNİVERSİTE OLMALIDIR

Amasya Üniversitesinin 2015-19 statejik planındaki veriler incelendiğinde mevcut yönetimin akademisyen alımlarında bilimsellik ve liyakate dikkat etmediği de anlaşılmaktadır. Son yıllarda özellikle yardımcı doçent kadrolarında sayısal bir artış görünmekle beraber öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı 2009 da 0.85 iken 2013 de 0.36 ya düşmüştür. Özellikle Amasya Üniversitesi  idari kadrosunun neredeyse tamamını oluşturan Eğitim Fakültesinin öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı 0.09 olarak görünmektedir.

Bunun tabii sonucu olarak Üniversitelerin ulusal ve uluslararası karşılaştırmalı değerlendirmelerini yapan UniversityRankingbyAcademicPerformance (URAP)’a göre makale, atıf, bilimsel doküman, doktora ve öğrenci/öğretim üyesi kriterlerine göre belirlenen ülkemizdeki Tüm Üniversitelerin Genel Puan Tablosu açısından Amasya Üniversitesi 127 üniversite içinde 93. Sıradadır.Webometrics Dünya Üniversite Sıralamaları değerlendirmesine göre Amasya Üniversitesi’nin sıralaması 6827’dir.

AMASYA ÜNİVERSİTESİ YERLEŞKESİNDEKİ ÇARPIKLIKLAR

Şehir Üniversitesi mantığının bir gereği olarak Amasya Üniversitesi merkezde 4, ilçelerde 4 yerleşke olmak üzere toplam 8 yerleşkede ve toplam 384 dönümlük bir alanda hizmet vermektedir.Bazı yerleşkeler kendi içerisinde de alan itibariyle parçalıdır. Şehrin farklı 4 noktasında yerleşen ve bir kampüs alanından ve lojmanlardan yoksun olan Amasya Üniversitesi dışarıdan gelecek akademisyenlere cazip gelmemekte, açılması gereken bölümler için şehirdeki ciddi sıkışıklık, konut ve trafik problemi nedeniyle uygun bir alan bulunamamaktadır.

Böyle bir durumda Amasya Belediyesi tarafından yapılan birincisi mevcutken, ikinci olimpik yüzme havuzununüniversite bütçesi ile yapılması manidardır. Bir üniversitenin olmazsa olmazı kabul edilen, güçlü ve yeterli  birMerkez Kütüphane henüz kurulamamıştır.

Üniversitenin hali hazırda yemekhaneden bozma, 250-300 metrekare ve ilçe düzeyinde bir kütüphanede bile rahatlıkla görebileceğiniz 15-20 bin gibi kitap envanteri bulunan bir kütüphanesi mevcuttur.

Kültür ve tarih şehri Amasya’ya yaraşır bir Merkez Kütüphane yapmayıp, yüzme havuzu yapmayı üniversitenin önceliği kabul eden, Amasya Üniversitesi kitap envanterini dört yılda 5-10 bin artırdığını sıkılmadan ifşaa eden bir yönetimin üniversite tahayyülünü Amasya kamuoyunun dikkatlerine bir kez daha sunuyoruz.

AMASYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ MANTIĞINDAN KURTARILMALIDIR

Amasya’nın sahip olduğu tarihi ve kültürel miras göz önüne alınarak, bu sahalarda kimliği gelişen bir üniversite olması beklenirken, mevcut yönetim tarafından sadece bazıbranşlar doğrultusunda gelişimi önceleyen bir Amasya Üniversitesi planlamasına gidilmiştir.

Mesela İlahiyat Fakültesi Amasyalının ısrarı ile mevcut yönetim döneminde kurulmasına rağmen fakülte bina yapımı için hiçbir ödenek ayrılmamış, fakültebinasınıntemeli ise dekanın başkanlığını yaptığı yaptırma derneğinin Amasyalıdan topladığı paralarla atılmıştır.

Tıp Fakültesi ise sadece kağıt üzerine kurulmuş olup, öğrencisi hatta asistan eğitimi olmayan bir fakültedir.

Yine 8500 yıllık tarihe sahip Selçuklu ve Osmanlı şehri olan Amasya’nın Fen Edebiyat fakültesinde Sanat tarihi ve Arkeoloji gibi bölümlerin olmaması izah edilebilecek bir durum değildir. Mesela 25 km şehir  dışında bulunan ve Türklerin 1071 den önce Anadoluda bulunduklarını gösteren Amasya Oluz Höyük alanındaki arkeolojik kazı çalışmaları beş yıldırİstanbul Üniversitesinden gelen arkeolog ve sanat tarihçileri tarafından yürütmektedir.

Öte yandan coğrafyanın babası Amasyalı Strabon ve modern cerrahinin babası Bimarhanenin Başhekimi Sabuncuoğlu Şerefeddin için bir araştırma merkezi bile açmayan,  Abi zade Hüseyin Hüsamettin’in Amasya Tarihi adlı 12 ciltlik eserini yeniden çevirmeyi hatta Amasya Üniversitesi yayını olarak basmayı düşünmeyen bunun heyecanını duymayan bir üniversiteden bahsediyoruz. Kendi şehrinin tarihi şahsiyetlerine ve kültürel zenginliklerine fransız kalan bir üniversite “Şehir üniversitesi” olabilir şehriyle bütünleşebilir mi?

AMASYA ÜNİVERSİTESİ KURUMSALLAŞMIŞ BİR YÖNETİME KAVUŞMALIDIR

Sonuç olarak Amasya Üniversitesi çağdaşlarından gerisinde, kurumsallaşamamış, üniversite vizyonu olmayan bir üniversitedir. Eğitim Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu  merkezli bir yapılanmanın hâkim olması nedeniyle kurulu fakültelere bile işlerlik kazandırılamamıştır. Amasya Üniversitesi şehrin kültürel zenginliklerine ve tarihi şahsiyetlerine ilgisiz kalarak Amasya ile bütünleşememiş ve bu konuda belediyemizin çok gerisinde kalmıştır. Şehir Üniversitesi anlayışıyla şehrin sıkışmışlığı içinde dağınık ve bölünmüş çok sayıda yerleşke varlığı üniversitenin gelişmesinin önünde bir engel olarak durmaktadır.

Amasya Üniversitesi gelişmişlik düzeyi URAP ve YÖK istatistikleri ve üniversitenin kendi stratejik planlarında ifade ettikleri gibi maalesef yetersizdir. 2006 yılında kurulan çağdaşı 15 üniversite içinde öğrenci, öğretim elemanı ve birim bazında en geri kalmış üniversite maalesef Amasya Üniversitesidir.

ÖNERİLERİMİZ:

1- Öncelikle yaklaşık 5 yıldır görevde bulunması hasebiyle bu kötü yönetimin en önemli müsebbiblerinden olan mevcut Rektör ve kadrosu ile dekanların tümü görevlerinden alınmalı, yerlerine dürüst, ehil ve liyakat sahibi kişiler atanmalıdır.

2-  Üniversite kadrosu yenilenmeli ve geliştirilmeli, dürüst, ehil ve liyakat sahibi akademik ve idari personelle kadrosu güçlendirilmelidir.

3- Öğretim üyelerinin özlük hakları ile uğraşmadan, siyasal görüş ve klikçiliğe değil, ehliyet ve liyakata önem vererek bir akademik personel politikası oluşturulmalıdır. Unutulmamalıdır ki; Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göçer.

4- Üniversite kadrosunun akademik ve idari kadrosunda bulunan Fetö mensupları ile sempazitanları süratle tespit ve tasfiye edilmelidir.

5- Tıp Fakültesinde akademik kadro güçlendirilerek, en kısa sürede tıp öğrencisi alınmalı ve eğitime başlanmalıdır.  Bunun yanında uzman eğitimine bir an önce başlanılması için gayret sarfedilmelidir. Tıp Fakültesi temel bilimler binası yapılması planlanan yeni SB Devlet Hastanesi yanında mümkünse belirlenecek yeni kampüs alanına konumlandırılmalıdır.

6- İlahiyat Fakültesi binası Üniversite bütçesi ile yapılmalıdır.

7-Başta Oluz Höyük olmak üzere, Amasya ve çevresindeki bütün arkeolojik kazı alanlarıylaAmasya Üniversitesi ilgilenmeli, bunun için kısa vadede Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölümleri açılmalı, uzun vadede bu kazılar Amasya Üniversitesi tarafından gerçekleştirilmelidir.

8-Amasya Üniversitesi  tarafından akademik bir heyet oluşturularak, Abizade Hüseyin Hüsameddin’inmüellifi olduğu 12 ciltlik Amasya Tarihi adlıpaha biçilmez eserinin yeniden çevirisi yapılmalıdır. Belediye kasasında kilitli olarak muhafaza edilen bu esere hiçbir akademik çevre özellikle adında Amasya geçen bir üniversite bigâne kalamaz.

9-Strabondan, Şerefeddin Sabuncuoğlu’na kadar Amasya’nın tarihi şahsiyetleri ile ilgili her türlü araştırma ve çalışma yapılmalıdır. Tarihi şahsiyetler adına araştırma merkezleri açılmalıdır. Özellikle modern tıbbınve cerrahinin babası kabul Şerefeddin Sabuncuoğlu ile ilgili ciddi çalışmalara Üniversitesi öncülük etmeli, hiç olmazsa Belediye kadar bu değerlere sahip çıkmalıdır.

10-Amasya Üniversitesiiçin 4 yıllık değil uzun vadeli planlar yapılmalı ve yeni fakülteler mesela turizm ve iletişim fakülteleri kesinlikle açılmalıdır. Yeni açılacak fakülteler için ve hatta Tıp Fakültesi binası için Amasya Suluova Merzifon üçgeninde çevre yoluna, havaalanına ve hızlı tren güzergahına yakın bir kampüs alanı hazırlanmalıdır.

11- Çevresinde sosyal ve kültürel diğer faaliyet alanlarının bulunduğu külliye tarzında bir merkezi kütüphane açmak ve ilk aşamada 150-200 bin kitaplık bir temel eserler envanteri oluşturmak Amasya Üniversitesinin en öncelikli hedefi olmalıdır.

12- TOKİ ile görüşülerek öğretim üyelerine mümkünse lojman, değilse kooperatif usulü ile belirlenecek yeni kampüs alanındaki yerleşkelere yakın konutlar yapılmalı ve öğretim üyelerinin istihdam sorunu çözülerek, Amasya Üniversitesini tercih etmeleri ve burada kalıcı olmaları sağlanmalıdır.

13- Yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri ile proje ve faaliyet sayı ve kalitesi artırtılmalı, Amasyalı ile temas edilmeli izole üniversite mantığından uzaklaşılmalıdır.

Mustafa SİEL

Özgür-Der Amasya Temsilcisi

  • Yorumlar 3
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim