1. YAZARLAR

  2. Erhan Başyurt

  3. Koşaner'in itirafları ve hükümete düşen görev
Erhan Başyurt

Erhan Başyurt

Yazarın Tüm Yazıları >

Koşaner'in itirafları ve hükümete düşen görev

A+A-

Aslında bugün Futbol Federasyonu'nun beceriksizliğini, şike soruşturmasında kendisine sunulan delilleri görmezden gelerek nasıl duvara çarptığını yazacaktım.

Kararı kendisi vermeyerek, "UEFA'nın kuklası" haline geldiğini, bunun yüz kızartıcı bir durum olduğunu dile getirecektim.

Sonra da "BUGÜN okumaya devam edin", bunların olacağını defalarca yazmış ama "dinletememiştik" diyecektim.

"Fener'i kurtarmak için bin dereden su getirenler, hukuku yok sayanlar, şikeyi kulak arkası edenler, şimdi Fener'den de kovuldular" hususuna dikkat çekecektim...

Ancak çok daha ehemmiyetli bir konu, "Varan 2" gelip haber merkezimizin duvarına çarptı.

Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Işık Koşaner'in ses kaydının ikinci bölümü de internete düştü.

"Aleniyet kazanmış, haber yapılmasında kamusal fayda bulunan" ses kayıtlarını yayınlama prensibimiz gereği bu ürkütücü sözlere öncelik vermek zorunda kaldım.

Eminim okuduğunuzda aynı şoku sizler de yaşayacaksınız.

***

Genelkurmay eski Başkanı Koşaner, yıllarca BUGÜN de dâhil demokratik medyada yer alan ve her defasında "Bu haberler TSK'yı yıpratma amaçlı", "TSK düşmanlığı yapılıyor" açıklamalarıyla "yalanlanan" haberlerin tamamının gerçek olduğunu itiraf ediyor.

Koşaner açıkça "Her şeyi biliyoruz. Bütün hatalarımızın farkındayız. Yakalanmayın yeter. Hatayı yapanlar değil, sızdıranlar helal süt emmemiş hainlerdir" diyor.

Koşaner açıkça, "Terörle mücadelede zaaflarımız çok ama sivil idarenin (hükümetin) profesyonel ordu ve sınır güvenliği müdürlüğü önerilerini yok sayın" diyor. Hatta her iki öneriyle de dalgasını geçiyor.

Koşaner açıkça, "Balyoz belgeleri de, ses kayıtları da, ıslak imzalar da, onlarca belge de, bilgisayarlardaki dijital deliller de doğrudur" diyor.

Koşaner açıkça, "OYAK'ın vergi muafiyetini sürdürmek için uğraşıyoruz. Yoksa emekli olduğumuzda aldığımız toplu tazminat miktarımız da yüzde 15 düşer" diyor.

Koşaner açıkça, "Vatan borcu için askere gönderilen erleri özel işlerimizde kullandığımız da, harcamalarda keyfi davrandığımız da gerçektir" diyor.

Koşaner açıkça, "Hata yaptık. Yanlış şeyler yaptık. Yasa dışında hareket ettik. Bunu yol ettik. Hep böyle devam edecek zannettik. Halen de var. Onlar da karşımıza çıkacak" diyor.

Koşaner açıkça, "35'inci madde kalksa bile, varlık nedenimiz bu, biz aynı görevi ifa ederiz" diyor. Yani "gerekirse yine darbe yaparız" diyor...

***

Genelkurmay eski Başkanı'nın sözleri tüyleri diken diken eden cinsten.

Konuşmasının internete düşen ilk bölümünde de terörle mücadeledeki zaaflarımıza dair çok çarpıcı analizlerde bulunmaktaydı.

Ancak bütünü ele alındığında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ciddi bir sivil denetime ihtiyacı olduğu net şekilde görülüyor.

Nitekim Koşaner de, Sayıştay denetimi kapsamına alındıkları için "artık harcamalara dikkat edilmesi gerektiğini" söylüyor.

Yine ombudsmanlık (kamu denetimi) uygulamasının başlayacağını, "Bu askeri neden dövdün" diye sorulacağını vurguluyor.

Bu nedenle de "Erleri özel işlerimizde kullanmayı yavaş yavaş bırakmalıyız" değerlendirmesi yapıyor.

Yine medyada yer alan haberler nedeniyle birçok konuda, komutanlarından kendilerine çeki düzen vermelerini istiyor.

Bütün bunlar TSK'nın şeffaf ve sivil denetime açık olması halinde, yasa dışına çıkmaların ve keyfi uygulamaların en aza ineceğini gösteriyor.

Koşaner, Balyoz sanığı 3 generalin terfi dayatması ile ilgili süreci anlatırken, "açığa almak akıllarına gelmedi" derken de, dönemin Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın (sivil iradenin) ihmallerinin kendilerine nasıl bir hareket alanı oluşturduğuna işaret ediyor.

Işık Paşa'nın belirttiği, "terörle mücadelede emir komuta zaafı", "profesyonel timlerin çatışmalara girmesi", "sınır güvenliği sorunu", "teknolojik imkânların etkin şekilde kullanılmaması" gibi hususlarda mesafe alınabilmesi için de sivil iradenin inisiyatif üstlenmesi gerekiyor.

***

Genelkurmay eski Başkanı'nın büyük bir cesaretle itiraf ettiği terörle mücadeledeki zaafların giderilebilmesi için TSK'nın yeniden yapılandırılması gerekiyor.

Türkiye'nin de modern ordularda olduğu gibi "müşterek komuta karargâhı" uygulamasına geçmesi ve çağın gerisinde kalan birçok uygulamayı terk etmesi artık kaçınılmaz.

Ancak Koşaner'in itirafları, TSK'nın bütün sorunlarının farkında olduğu halde kurumsal dönüşümü kendi başına gerçekleştiremediğini ortaya koyuyor.

Görünen o ki, TSK'da zihniyet dönüşümü Sayıştay ve ombudsman denetimi uygulamalarında olduğu gibi sivil iradenin kararlılığına paralel yürüyor.

Güçlü ve demokratik Türkiye'ye yakışır modern ve güçlü bir ordu, sivil iradenin pansuman tedbirler yerine köklü reformları gerçekleştirmede göstereceği iradeye bağlı.

Koşaner Türkiye'yi sarsan itiraflarıyla hükümete düşen büyük göreve işaret ediyor...

BUGÜN 

YAZIYA YORUM KAT