'Kongreyi Toplayacaktın da Ne Engel Oldu?'

05.05.2015 18:37
'Kongreyi Toplayacaktın da Ne Engel Oldu?'
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "Kandil'den bir tanesi daha konuşmuş. Diyor ki 'Hükümet, gereken adımları atmıyor, toplamıyoruz kongreyi' Sen toplayacaktın da ne engel oldu?" dedi.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Malatya 4. Anadolu Kitap Fuarı'nda düzenlenen "Yeni Türkiye" söyleşisinde konuştu.

Kürt meselesinde onbinlerce insanın hayatını kaybettiğini belirten Akdoğan, "Vatanın her bir evladı bu vatan için, bayrak için, ezan için canını seve seve feda eder. Ama senin yanlış politikaların yüzünden değil" ifadesini kullandı.

Akdoğan, Kürt meselesinin birkaç boyutu olduğunu, bunların birincisinin ilgisizlik ve geri kalmışlık, ikincisinin ayrımcılık, üçüncüsünün de terör meselesi olduğunun altını çizdi. 

İlgisizlik ve geri kalmışlığa karşı hizmet ve yatırımlarla bir çaba ortaya koyduklarını ifade eden Akdoğan, "Ayrımcılığa karşı demokratik reformlarla siyasi son verdik. Terör meselesine karşı da çok boyutlu mücadele ettik" dedi.

"Zulüm eden bir örgüt, hizmet eden bir devlet var"

Bu süreçte gereken desteği görmediklerini vurgulayan Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kimse bir ucundan tutmadı. Bu seçimde, beyannamenin ötesinde bir toplumsal sözleşme ortaya koyduk. Bu ne demektir? Gelin, bir çağrı, bir davet. Gelin, yeni Türkiye'yi birlikte inşa edelim çağrısı ve davetidir. Bu çok önemli ve değerlidir. Bakın, Güneydoğu'da bugün Kürtlere kim zulüm ediyor? Hizmet eden, yatırım yapan bir devlet var. Ama okullara molotofkokteyli atan, yurtları basan, vatandaşın yolunu kesen, haraç alan bir örgüt var. Yani zulüm eden bir örgüt, hizmet eden bir devlet var. Bunların 'Kürt' diye bir derdi yok, 'hak ve özgürlük' diye de bir dertleri yok. Bunlar kendi örgütsel hedeflerinin peşinde koşan bir yapı.  

Bakın bugün yine Kandil'den bir tanesi konuşmuş. Diyor ki 'Biz, nisan, mayıs gibi kongre toplayacaktık, silah bırakmak için. Ama hükümet, gereken adımları atmıyor, anayasayı da değiştiremedi, toplamıyoruz kongreyi.' Sen nisan, mayısta kongre toplayacaktın, bu arada nasıl anayasa değişecek. Meclis kapalı ya, yani böyle bir kandırmaca var mı? Yani sen toplayacaktın da ne engel oldu? Seçimden önce Meclis kapalıyken nasıl anayasa değişecekti."

"Bırak bakayım silahı o kadar oy alabiliyor musun?"

Akdoğan, anayasayı milletin değiştireceğine dikkati çekerek, "Yani sen, elinde silah var, 'şunu yap', 'bunu yap.' Böyle bir süreç değildir, Çözüm Süreci. Senin tehdit ve şantajlarınla yürüyen bir süreç değil. Bu iktidar, millet ne derse onu yapar. Milleti ikna etmek de sadece AK Parti'nin vazifesi değil, gel kendin ikna et. Türkiye toplumu burada duruyor, gel kendin çaba göster. Yani ben senin örgütsel hedeflerini gerçekleştirme memuru muyum?" değerlendirmesi yaptı.   

"Hem elinde silah olacak hem elinde siyaset olacak, bunun adı da demokrasi olacak. Sen de batıda farklı bir profil çizeceksin güya" ifadesini kullanan Akdoğan, bunun adının kandırmaca olacağını söyledi.

Akdoğan, "Silah gömülür, o zaman dersin ki 'bu yöntem devre dışıdır, kabul edilemez. Biz, öldürmek üzerine bir yöntemi kabul etmiyoruz'. O zaman çıkarsın Türkiye'nin her yerine gidersin. Benim siyasi düşüncem budur dersin. Millet de destek veriyorsa o zaman işte barajı geçti geçmedi tartışması bir anlam ifade eder. Sen baskıyla, şiddetle, tehditle, korkutmayla oralarda siyaset yapacaksın, sonra 'ben şu kadar oy aldım'. Bırak bakayım silahı, o kadar oy alabiliyor musun?" diye konuştu.

"Türkiye'nin bölgesel bir güç olmasından rahatsızlar"

Çözüm Süreci'ni AK Parti'nin başlattığını vurgulayan Akdoğan, şunları söyledi:

"Biz başlattığımızda bunların hiçbiri yoktu mecliste ve ne yapıldıysa biz yaptık. Hangi adım atıldıysa, tek başımıza, bunların engellemelerine rağmen yaptık, attık adımları. Bundan sonra da biz bu süreci devam ettireceğiz. Sabotajlara rağmen, bu tür tehditlere rağmen bu tür süreçleri biz devam ettirmek zorundayız ama bu süreç başarıya ulaşsa dahi biz bunlarla mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu hastalıklı yapıya, biz Kürtleri terk edemeyiz, Kürtleri bırakamayız. Bunların zulmü altında bırakamayız. Mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Yeni Türkiye'nin, yüksek siyaset ve kronik meseleleri çözmek üzerinde yükselmesi gerekiyor. Yeni Türkiye'de bu sorunlar ayak bağı oluyor. Bunlar üzerine yükselemez. Bu yüzden yeni Türkiye alnı açık, başı dik, onurlu insanların insanca yaşam imkanına sahip olduğu bir Türkiye olacak. Ve bölgesel bir aktör. Son dönemdeki rahatsızlık bu. Türkiye'nin bölgesel bir güç olmasından rahatsızlar. Bunların iki yüzlülüğünü Türkiye ele veriyor, deşifre ediyor."

AA

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim