Komutan sorumluyken niye başına yıkılmak istensin?

11.12.2012 20:18

Lale Kemal

Askerlerin, demokrasilerde oyunun kuralları bulunduğu ve bu kurallara göre hareket etmesi gerektiği gibi açık gerçek, bizim pek çok meslektaşın, aslında bilmediği, bilmediği için de anlamakta zorlandığı önemli bir konu. Ayrıca, demokrasinin bu temel ilkesini bilmemek de önemli bir kusur.

Silahlı Kuvvetleri’n, seçilmiş siyasi iradeye, milli savunma bakanlıkları yoluyla kayıtsız şartsız tabi olmaları demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından biridir. Demokrasilerde hukukun üstünlüğüdür aslolan. Onarılamaz hata yapan ya da bu türden hatanın yapıldığı kurumun, birincil sorumlusu, her kim olursa olsun başındaki şahsiyettir. Bu şahsiyet, olayla ilgili soruşturmanın selameti açısından ve sorumluluk alma bilinciyle en başta görevini bırakmak zorundadır. Bizde, demokrasinin olmazsa olmazı olan kurallar işletilmediği içindir ki, bırakın ufak tefek vakaları ülkeyi kaosa sürükleyebilecek, toplumda travma yaratabilecek nitelikteki olayların bile üstü örtülür, ya da alt düzey görevliler açığa alınma, görevden uzaklaştırma yoluyla göz boyama niteliğinde hesap sorulur. Bu yöndeki uygulamalara ülkemizde binlerce örnek vermek mümkündür. Bunlardan, son aylarda kamuoyunun gündemini meşgul eden şu birkaç olayı sıralayabiliriz; Kürt- Türk ayrıştırmasını tetikleyen, Uludere’de 34 vatandaşın F-16 jetleri tarafından yanlışlıkla öldürülmüş olması, ya da Afyonkarahisar’da çoğunluğu acemi 24 erin, aslında yaptırılmaması gereken sayım işlemi sırasında el bombalarının patlaması sonucu ölümleri, keza Türk F-4 jetinin Suriye tarafından düşürülmüş olması.

TSK’dan hesap sorulmuyor

Uludere olayı üzerinden artık neredeyse bir yıl geçiyor, örneğin, siyasi irade, bunca canın gitmesinin hesabını veremediği gibi TSK’dan da hesap sormuyor ama basında bu olayla ilgili hesap soranlara çok öfkeleniyor. Oysa hükümet, bu öfke seli içinde, hem kendini topuğundan vurmakta olduğunu görmek istemiyor hem de onca çabayla bizzat öncülüğünü yaptığı reformlarla bir nebze olsun istikrara kavuşturduğu Türkiye’ye, ironik bir biçimde zarar verdiğini fark etmek istemiyor. Giden canların acısı bir yana, Uludere’de 34 vatandaşın ölümü, Kürt sorunundaki kazanımlara ciddi darbe vurmuşken, F-4 uçağının düşürülmesi olayı komşu Suriye ile Türkiye’yi savaşın eşiğine getirmişken, bu olayların doğrudan adresi olan Hava Kuvvetleri’nin Komutanı olan kişinin yani Orgeneral Mehmet Erten’in, birinci elden sorumluluğu olmasa da daha ilk günden istifasını vermesi gerekmiyor muydu?

Demokrasilerde, bizzat kendisi vahim hatayı işlememiş olsa da ilgili kurumun başındaki kişi olarak o şahsiyetin, kamuoyunu tatmin edici kararlılık göstermesi ve gerekirse nihayetinde görevini bırakması beklenen bir hareket tarzıdır. Durum böyleyken, gazetemiz yazarı Mehmet Baransu’nun, 10 aralık tarihli yazısında, yine kendi gazetesinde, Orgeneral Erten’e, açıklanmayan bir nedenle geçen ay sonlarına doğru TSK’da madalya verilmiş olmasının haberleştirilmesinden hareketle, Uludere ve RF-4 olaylarının Erten’e yıkılmak istendiğini dile getirmesi bir hayli şaşırtıcı.

Baransu, yazısında, “Birilerinin ‘Erten, Uludere’nin tek sorumlusu’, algısını yaratmasına şerh düşmek istedim. Hatırlarsanız Uludere katliamının ardından hükümete yakın kaynaklar ve medyadaki bazı isimler gerçek sorumluların üstüne örtmek için önce 2. Hava Taktik Komutanı’nın ismini gündeme atmış, bu olmayınca tek sorumlu olarak Erten ismi dolaşıma sokulmuştu. Yaratılmak istenen bu algıya o gün de karşı çıktım. Sekiz ay önce dolaşıma sokulmak istenen bu operasyon o günlerde başarılı olamadı. Görüyorum ki bugün aynı operasyon Ankara’da tekrar gündemde. Taraf ‘ın son günlerdeki bu haberini de operasyonlarına alet etmek için kullanıyorlar,” diyerek, sorunlu bir yaklaşım sergiliyor. Olabilir, söz konusu olaylar Erten’in üzerine yıkılmak istenebilir. Ama bu, Orgeneral Erten’in, gerek Uludere gerekse F-4 gibi gerçekten vahim sonuçlar doğuran ve doğurabilecek olayların gerçekleştiği Hava Kuvvetleri’nin başındaki kişi olarak çoktan istifa etmiş olması gerektiği gibi bir demokrasi kuralını değiştirmez. Reformlara ara verdiğimiz için artık bizden uzaklaşan demokrasi işte böyle bir şey.

loglu@superonline.com

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim