Kocaeli'de "Ümmet ve Şahitlik Bilinci" Semineri Yapıldı

11.11.2014 00:41
Kocaeli'de "Ümmet ve Şahitlik Bilinci" Semineri Yapıldı
Özgür-Der Kocaeli Girişiminin gerçekleştirdiği seminerlere bu hafta 'Ümmet ve Şahitlik' konusu işlendi.

Özgür-Der Kocaeli Girişiminin iki haftada bir Pazar günleri İzmit Fuar İçi Sivil Toplum Merkezinde düzenlediği ''Temel Bilinç Seminerleri”nde bu hafta 'Ümmet ve Şahitlik' konusu Rıdvan Çeliköz'ün sunumuyla gerçekleşti.

Konuşmasına klonlanmış bireylerin resmedildiği slayttan yola çıkarak başlayan Rıdvan Çeliköz, ümmeti oluşturan birey ve toplulukların birbirlerini tamamlayıcı olması gerekirken şekilsel olarak tek tipleşmeye doğru savrulduğuna değindi. Oysa Rasulullah’ın yetiştirdiği ilk nüvenin karakter olarak birbirinden çok farklı olduğuna dikkat çekerek sahabe modelinden örnekler veren Çeliköz, “nasıl bir ümmet?” sorusuna cevap olarak ilk Kur’an neslindeki iman üzerine değişik karakterlerde ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikteki insanların oluşturduğu birlikteliği örneklerle vurguladı.

Kur’an bütünlüğü içerisinde ümmet ve şahitlik kavramlarının kullanış biçimleri üzerine geniş bir bilgi paylaşımında bulunan Rıdvan Çeliköz, ümmet kavramıyla ilgili olarak özetle; kavramın genel anlamda tüm insanlığı, ek olarak da tüm canlı varlıkları kapsadığını ve yanı sıra gerek insanları gerekse de diğer canlı varlıkları belirli özelliklerini merkeze alarak yine ümmet kavramıyla tanımladığını örnekler üzerinden anlattı. Kavramın Kur’an’da nötr olarak ve kâfirler ve cehennemlikler için de kullanıldığına dikkat çeken Çeliköz, önemli olanın ümmetin niteliği olduğunu söyledi. Bu bağlamda “Nasıl bir ümmet?” sorusunun önem arz ettiğini belirterek Rabbimizin belirli bir ümmet tanımı yaptığını ve inşa edilmesini emrettiği ümmetin taşıması gereken vasıflara Kur’an’da genişçe yer verdiğini kaydetti.

Yine bu meyanda “İslam ümmeti” ve “Ümmet-i Muhammed” terkiplerinin ihtiva ettiği terminolojik anlamı irdeleyen konuşmacı, ilgili ayetleri zikrederek özetle Kur’an’ın ideal ümmeti marufu emr eden ve münkerden nehyeden hayırlı bir topluluk olarak tanımladığına dikkat çekerek bunun için de tek başına bir ümmet olan İbrahimi şahsiyetlerin inşasının önemini vurguladı.

Öte yandan Kur’an’ın öngördüğü ideal ümmetin başlıca sıfatları bağlamında hakka ve adalete şahitlik özelliğine dikkat çeken Rıdvan Çeliköz, buradan hareketle konunun şahitlikle bağlantısını kurarak tespit ve değerlendirmelerde bulundu. İdeal ümmetin kendisinin ve yakınlarının aleyhine bile olsa hakka ve adalete şahitliği elden bırakamayacağına dikkat çekerek, şahitliğin sosyal ve siyasal boyutuna ilişkin tahliller yaptı. İdeal ümmetin Rasul’ü şahit/model alarak insanlığa şahit/model kılındığını ve pratik olarak da bu örnekliği hayata aktardığı oranda bir değer kazanabileceğini söyledi.

Konuşması boyunca konunun işlenişinde interaktif bir yöntem kullanarak dinleyicileri de konunun içerisine çeken Rıdvan Çeliköz, Kur’an’ın dikkat çektiği tarihin bir tür Müslümanların da tarihi niteliğinde olduğunu belirterek önceki ümmetler üzerinden son vahyin takipçilerine yol gösterildiğini söyledi. Bu bağlamda ümmet ve şahitlik olgusunun hayata yansıyan yüzüne örnek olarak ıslah ve ifsad kavramları üzerinden açılımlarda bulunan konuşmacı, Ehl-i Kitap ümmeti arasında da hakkı ve adaleti ikame etmeye gayret eden ümmetlere/gruplara Vahyin dikkat çekmesinin manidar olduğunu kaydetti. Buradan kalkarak İslam tarihinin “Fiten dönemi” olarak tanımlanan dönemlerinde başgösteren bozulma/ifsad süreci üzerine genel değerlendirmelerde bulunan Çeliköz, süreç içerisinde kendisini İslam’a veya Hz. Muhammed’e nispet eden insanların oluşturduğu ümmetlerin veya ümmetin bugünkü bakiyesinin ve geleneksel İslam coğrafyasının durumunun tarihteki bozulmanın bir devamını yansıttığı ifade etti. Bozulmanın nedenlerini de muhasebe ederek vahiy nimetinin terki ve onunla gereğince buluşamamanın en temel sebep olduğunu söyledi. Tüm bunlarla beraber kendisini bugün İslam ile tanımlayan bir ümmetin varlığının yine de bir olumluluk olduğunu belirten konuşmacı, tıpkı Ehl-i Kitap arasında olduğu gibi bugün de geleneksel İslam ümmeti arasında onu yeniden zinde kılma, bozulmayı giderme ve Kur’an’ın dikkat çektiği ideal örnek ümmeti yeniden inşa etme yönünde ıslah çabalarının var olduğunu kaydetti. Rıdvan Çeliköz, önemli olanın da zindeliğini kaybeden sosyolojik anlamdaki İslam ümmetinin içerisindeki bu ıslah çabaları olduğunu belirterek bugün ümmeti reel olarak geleneksel yapı kadar bu ıslah çabaları üzerinden de tanımlamak ve değerlendirmenin önemine dikkat çekti.

Haber: Halil İncekara

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim