1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Kobani’yi Koruma ve Kollama Görevi Kimin?
Kobani’yi Koruma ve Kollama Görevi Kimin?

Kobani’yi Koruma ve Kollama Görevi Kimin?

‘IŞİD protestosu’ bütün bu şiddet ve saldırganlık merkezli haberlerin maskesi olarak karşımızda duruyor. Normal bir haber diliyle değil en çirkin ve çirkefinden örgütsel ajitasyon ve propagandayla kuşatılmış durumdayız.

A+A-

KENAN ALPAY / HAKSÖZ HABER

İngiltere’de yayınlanan Financial Times gazetesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı "kelime oyunu yapmaya" son vermesi, Türkiye’yi de IŞİD konusunda "kaçamak oynamaya" son vermesi gerekti konusunda uyarmış. Hangi konuda mı uyarmış? Tabii ki PKK-PYD tarafından Rojava Devrimi’nin kalbi ilan edilen Kobani’yi koruma ve kollama konusunda isteksiz ve kararsız davranması konusunda uyarmış.

Hayır, alıntıyı PKK medyasından veya Kemalist sol veya Sol-liberal aydın ve yayın organlarında yapmıyorum. Dediğim gibi doğrudan Financial Times’tan aktarıyorum. Bu perspektife göre Kobani dışında Suriye’de her yerin güllük gülistanlık olduğu varsayılıyor. Fakat küresel tehdit olarak deklare edilen IŞİD’i geriletmek ve imha etmek amacıyla başlatılan ABD ve müttefiklerinin hava saldırılarının kara harekâtıyla desteklenmediği müddetçe Kobani’yi vahim bir sonucun beklediği de ilave ediliyor. Sorgunun merkezinde şu var: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Davutoğlu Hükümeti, PKK-PYD’nin Kobani Kanton Devleti’ni rahatlatmak için mesela kara harekâtı gibi, ağır silah desteği gibi bir şey neden yapmıyor?

Kızıl Elma ve Kızıl Yıldız Kardeşliği

PKK-PYD Suriye’de sadece İslamcı muhaliflere değil Barzani’ye yakın diğer örgüt ve partilere de başından beri Esed-Baas rejimi adına silah çekti. Rojava isimli uydurma bir devrimle Suriye Kürdistanı’nda Esed-Baas rejimiyle birlikte kanton/karton devlet müsameresine girişti. PKK-PYD evvel emirde Kürt ulusu adına Kızıl Elma/Büyük Kürdistan ideali adına her türlü kirli ilişki ve provokatif hareket tarzıyla saldırgan bir siyaset üretiyor. Diğer taraftan da CHP başta olmak üzere Kemalist ve Baasçı bütün sol örgütlerle Kızıl Yıldız sembolü etrafında kenetlenerek statükoyu güçlendirmenin mücadelesini veriyor.

PKK-HDP, hem söylem hem de eylem bazında her zaman zorbalığı ve tehdit üzerinden kazanımı önceledi. Suriye’de Esed rejimine, Türkiye’de de Esedle bitişik nizam hareket eden Baasçı sol örgütlere yaslandı ve güçlü olduğu bölgelerde onlar adına hegemonya kurdu. Bu bir görev paylaşımıydı. Fakat bu görev paylaşımının küresel aktörlerle de fazlasıyla ortak paydası mevcuttu. IŞİD Kobani’yi kuşatana kadar neredeyse Suriye diye bir ülkenin adından, 220 bini aşkın insanın ölümünden, milyonlarca insanın mülteci durumuna düşmesinden Batı hemen hiç rahatsız olmadı. Kobani, PKK-PYD kadar Esed rejiminin, Rusya ve İran’ın, Batı’nın ve Türkiye’deki Batıcı kadroların en hayati mevzii, en koyu kırmızı çizgisiydi.

PKK-PYD tıpkı Baas rejimi gibi nasyonal sosyalist bir örgüt olduğu için ve bölgedeki İslami hareketleri bastırmak üzere her türlü kullanıma teşne durduğu için son derece ilgi ve ihtimam görüyordu. Baksanıza ambulanstan halk otobüsüne, okuldan Kur’an kursuna, dershaneden parti temsilciliğine, marketten derneğe kadar hemen her yeri kundaklıyor, yakıp yıkıyor, insanları öldürüyor ama bütün bu yaptıkları ve daha fazlası hem içeride hem de dışarıda ‘protesto’ olarak kayıtlara geçiriliyordu.

Yazının Devamı >>>