Kobani'yi anlama soruları

24.10.2014 12:42

Ali Nur Kutlu

Sabah akşam Kobani uzmanlarının yorumlarını televizyonlarda dinliyorsunuz, sabah da gazetelerde okuyorsunuz. Yorumları anlamak için başka yorumlara ihtiyaç duyuluyor bazen. Meseleyi o kadar geniş ve derin değerlendirenler oluyor ki, konuya Asurlar ve Roma döneminden başlayarak giriş yapıyorlar.

Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya başta, batının Kobani sevgisi ve ilgisi, İkinci Dünya Savaşı'ndaki itilaf devletlerinden bu yana görülen en büyük koalisyonu oluşturmaya aday. Sanırsınız ki Kobani düşse ABD ve müttefikleri Nazi işgaline girecek. Kaşla göz arasında BM'den kararlar çıkartıldı, uçaklara bombalar yüklendi ve Kobani çevresindeki IŞİD mevziler vuruldu bile. Yani daha Kobani'nin adını telaffuz edemeyen Beyaz Saray'ın sarışın sözcüsü bile konuyu anlamamışken, itilaf devletleri yüzlerce sorti yapmıştı bile.

Kobani'de bildiğiniz gibi sivil yok. Sadece PYD'nin silahlı güçleri ve IŞİD militanları var. Yani ABD'nin sivillere olan aşırı duyarlılığı (!) diyeceğim ama mesele o da değil. Bu arada Rusya, Çin ve İran'ın arka bahçeleri olarak gördükleri Suriye'ye, 'kapitalist büyük şeytan' ve dostlarının girmesine ses çıkarmaması, hatta teşvik etmesi de dikkate değer. Günün sonunda Esed rejimi Kobani'de PYD'ye havadan silah attığını açıklayarak pazıldaki eksik parçayı da tamamladı.

Gariban Barzani bence durumu en acıklı olan kişi. Yıllarca PKK ile kavgalıydı, PKK, Barzani ekibini 'gerici' diye aşağılardı ama şimdi Talabani ve içlerindeki İrlandalılar yüzünden Barzani PYD'ye istemeye istemeye yardım edecek. Asker göndereceğine ve PYD'nin de 'gerici' askerleri kucaklayacağına hala inanmıyorum. Ama durumu yine de acıklı.

Kobani'nin iç siyasetteki yankılarını anlatmama gerek yok sanırım. 40 kişiyi öldürecek kadar gözü dönmüş PKK/HDP/PYD ekibi ülkeyi savaş alanına çevirdi. Kobani düşerse başımıza ne gelecek bize onu gösterdiler. Bu cinnet hali yaşayan Kobani ekibine, Geziciler, Komünistler, sol liberaller, sinemacılar, yazarlar ve eşcinseller de ayrıca destek verdi. CHP lideri bile kulakları kızara kızara PYD terör örgütü değil, sivil örgüt dedi. Bir 'canımızın içi' demediği kaldı.

En komiği de şu 'kanton bölge' tarifleri ve tanımlamaları. Bilimsel bir tez açıklar gibi kanton sistemini anlatıyor bizim çok bilen televizyon yorumcuları. Aslında Kobani bildiğiniz kasaba ama kanton diyerek olayı diplomatik sahaya çekiyorlar akılları sıra. Dohuk'taki Kürt gruplarının toplantısında buraları il yapma kararı aldılar, kanton ismini kaldırdılar. Bu kadar basit kararla HDP'nin kanton diplomasisi çökmüş oldu. Darısı bizde il olmak için bekleyen ilçelerin başına.

Anlayacağınız göz yaşartıcı bir ilgi ve alakayla Kobani meselesini izliyoruz. Antalya film festivali hazır olsun, seneye Kobani filmleri geliyor. Öyle reddederseniz o portakalın suyunu sıkarlar bilmiş olun.

Kobani güzellemeleriyle dolu kitaplar çıkmıştır bu sıralar. Doğan kitap basmamışsa bile, D&R kitapçılarında başka yayınevlerinin Kobani kitapları 'en çok satanlar', 'en çok okunanlar' ve 'en çok ellenenler' bölümlerinde yer almıştır bile.

Dolaylı da olsa Kobani topuna girmiş oldum. Benim de oldukça derin ve Hitit dönemine kadar giden analizlerim var tabi. Hatta Kobani meselesini iktisat ve kimya teorileriyle bile anlatabilirim. O kadar önemli ve hayati bir konu yani. Ancak o kadar derine inip boğulmaktan yana değilim.

Kobani'yi anlama soruları:

Kobani düşerse ne olur?

PKK için sonun başlangıcı olur.

PKK'nın sonu gelirse ne olur?

Bu örgütü tetikçi olarak kullanan devletler ellerindeki kozu kaybeder.

Sonra?

Lafın tamamı ahmağa anlatılır.

Yeni Şafak

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim