1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Kızmayın Dursun Bey, kurgu bu; kurgu!
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Kızmayın Dursun Bey, kurgu bu; kurgu!

A+A-

Muhteşem Yüzyıl dizisindeki ecdada hakaretlerle ilgili RTÜK’ün “cezasızlık/sembolik ceza” gerekçesi, “Bu bir belgesel değil, kurgudur”dan ibaret.

Nitekim, RTÜK Başkanı Davut Dursun, geçen haftaki toplantıda, aynı gerekçeyi öne sürerek, dizi hakkında görüşme yapılmasını önlemiş!

Önce bir başka kurgudan somut örnek verelim.

Bakalım, “kurgu” demekle, hakaretler örtbas edilebiliyor mu?

CHP milletvekili, başörtü yasakçısı Nur Serter, RTÜK’e bir şikayette bulunmuştu.

“Benim adım, Atv’deki Uçurum dizisinde geçiyor. Bir fahişeye, adım verilerek, bana hakaret ediliyor!”

RTÜK ne karar vermiş?

Birlikte okuyalım..

“Bahse konu dizi yapımının kurgusal bir örüntü içermesi; yapımda, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Nur Serter’i çağrıştıracak bir biçimde yazılı, sözlü ya da görsel bir unsura yer verilmediği, Nur Serter’in toplum nezdinde kabul görmeyen bir karakterle ilintili olarak gösterilmediği, bahsi geçen karakterin isminin ‘Nur’ olduğu fakat karaktere ait herhangi bir soy isme yapım içerisinde yer verilmediği, bahsi geçen isim ve soy ismin anılan dizide bir arada kullanılmadığı anlaşılmakla, mezkûr yayında herhangi bir mevzuat ihlalinin olmadığı, kanaatine varılmıştır.”

Demek ki ne imiş?

1) Dizideki Nur isimli kadının soyadı Serter olarak belirtilmemiş.

2) Dizideki Nur’un, CHP Milletvekili Nur Serter olduğunu gösterecek ikinci bir emare yokmuş.

3) Nur Serter’i çağrıştıracak yazılı, görsel, sözlü bir unsura dizide yer verilmemiş!

İşte bu sebepler sıralanarak, dizide kurgusal örüntü varlığı tesbit edilmiş..

Dolayısıyla mevzuata aykırılık yokmuş!

Sonuç olarak da ceza verilmemiş..

Peki dizideki kadının soyadı Serter olsaydı?

CHP Milletvekili Nur Serter’in kastedildiği anlaşılacak şekilde yazılı, sözlü, görüntülü bir ima olsaydı.

O zaman ne olacaktı?

RTÜK kararından anlaşıldığına göre, işte o zaman ceza verilecekti.

RTÜK’ün bu kararından yola çıkarak, “kurgusal örüntü”nün, matufiyet olmadığı ihtimallerde cezasızlığa gerekçe olduğunu söyleyebiliriz.

Peki Muhteşem Yüzyıl’da matufiyet konusunda bir belirsizlik var mı?

Süleyman’dan kastın kim olduğu belli değil mi?

Belli.

Ünvanı ile.. Yaşadığı yıllar ile.. Eşi ile.. Annesi ile.. Babası ile.. Her şeyi ile, dizideki Süleyman, bizim bildiğimiz Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman!

Hatta dizinin yapımcıları, gerçeğine uygunluk için, tarih uzmanlarını danışman bile almışlar!

O zaman soralım, Davut Dursun Beyefendi’ye.. Hâlâ “Bu dizi kurgudur” diyerek., niye RTÜK gündemine, “Muhteşem Yüzyıl”ı almıyor?

Acaba?

“Acaba” dedim de, hemen aklıma bir kurgu geliverdi..

Lütfen beni hoşgörsünler..

Kurgu mağduru ettikleri Kanuni Sultan Süleyman’dan daha önemli bir şahsiyet olduklarını iddia etmezler herhalde..

Onun için.. Kendisinin affına sığınarak, biz de şöyle bir kurgu yapalım.

TV yöneticilerine kurgumuzun bir dizi olarak oynanmasını teklif edelim.

Kurgumuz şöyle..

TV yayınlarını denetlemekle görevli bir kurum varmış.

Bu kurumun başında Davut isimli bir beyefendi varmış. Bu beyefendinin medya patronlarına karşı bir kompleksi varmış.. Televizyonları denetlemekle görevli olduğu halde, TV sahiplerine karşı yaşadığı kompleks sonucu, büyük paralar kazanılan ihtilaflı yayınları kurul gündemine almazmış. Böylece TV’leri ceza almaktan kurtarırmış.

Bunun karşılığında da..

Daha fazlasını; kurgu olarak dahi, söylemeyelim..

(Davut Bey’in savunduğu dizide, Kanuni Sultan Süleyman için, direkt “uçkur adamı” gibi bir takdim olmasa da, sabahtan akşama kadar, haremde kadın kovalayan biri gibi gösterilmesi, sonuçta o anlama geliyor ama.. Biz o kadar ağır bir kurguyu, Davut Bey’e reva görmeyelim..)

Çok masumundan, bizim kurgumuz işte bu..

Ve bu kurgu üzerinden, korkunç bir bütçe ortaya konulup, bir dizi yapılsa.. Ve büyük paralar ödenerek yapılan reklamlarla bu dizinin duyurusu yapılsa.. Dizi yayınlanmaya başlasa..

Davut Bey acaba, “Bu bir kurgudur. Dizinin yayınlanmasında bir sakınca yoktur” diyebilir mi?

Lütfen beyler..

Kurguyu murguyu bir kenara bırakalım..

Dürüst olalım..

Aksi takdirde, ben size öyle kurgular kurup, buraya öyle senaryolar yazarım ki, şaşar kalırsınız!

Biz ahlaklı davranıyoruz diye, insanların saygı duyduğu tarihi şahsiyetlere hakaret ettirmeyin..

YENİ AKİT 

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum