Kış general, kaos başkan!

18.01.2011 00:29

Mustafa Özcan

Napolyon ve Hitler’in Rusya’yı istila edememesinin temelde iki nedeni vardır.

Bunlardan birisi, Rusya’nın toprak genişliği ve stratejik derinliğidir. Saddam’a İran’a saldırmamasını öğütleyenler de İran bağlamında da buna dikkat çekmişlerdi. İkinci neden de, hava şartları yani söylendiği gibi kış generalidir. Hitler, Stalin’in bütün generalleriyle başa çıksa da ve onları püskürtse de kış generaliyle başa çıkmakta zorlanmıştır. Enver Paşa da Sarıkamış da Napolyon ve Hitler’in karşılaştığı aynı generalle karşılaşmış ve binlerce Mehmetçiği kara kışın böğrüne şehid vermiştir. Evet, kış general tabiri Rusya’daki tabiat şartları karşısında yürütülen başarısız savaşların tarihe hediye ettiği kavramlar cümlesindendir. Bu kavramlara denk başka kavramlar da vardır. Bunlardan birisi de ‘kaos başkan’dır. Tunus basını alışık olduğu Bin Ali rejiminden kolay kolay vazgeçemiyor. Devrik ve düşük ve devr-i sabık hale gelmesinden sonra bile ona medihler düzüyor. Zira onun döneminde imtiyaz kazanmışlardı. Muhalif sesler susturulmuş ve yandaş sesler, besleme veya embedded basın kollanmış ve önüne imtiyazlar serpilmiştir. Bundan dolayı Tunus basını ve Mısır’daki kimi liberaller ile birlikte halk çığı karşısında korkularına hakim olamamış ve Kaddafi gibi, Bin Ali ve rejimini arar olmuşlardı. Gerçekten de Bin Ali imtiyazlı bir sınıf meydana getirmiştir. Bu imtiyazlı sınıfın kolluk kuvvetleri de polis rejimiydi. Rejimin muhafızları veya bekçileri askerler değil, polislerdi. Kariyerine içişleri bakanı olarak başlayan Bin Ali orduya değil içişleri bakanlığına yatırım yapmıştı. Bu açıdan rejim komşu ülke Cezayir’e değil de Fas’a daha çok benziyordu. Fas’da da General Ofkir’in başarısız darbe girişiminden sonra II. Hasan, rejimi polisin korumasına tevdi etmiştir. Cezayir rejimi ne kadar askeri bir rejim ise Tunus rejimi ise o kadar polis rejimidir. Bundan dolayı önemli olan askeri polisle değiştirmek değil kolluk kuvvetlerini yasal mevzisinde tutabilmektir. Aksi takdirde, kolluk kuvvetleri arasında denge konjontürel olarak yakalansa da genel olarak yakalanamaz. Dengeleme işi zamanla fasit bir daireye dönüşür. Bundan dolaylı kanun kuvvetlerini kendi içinde dengelemek için ABD’de 16 ve Suriye gibi küçücük ülkelerde bile halkı ve birbirini kovalayan onlarca istihbarat teşkilatı bulunmaktadır. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmamasının tek garantisi adalettir.

¥

Wikileaks belgelerinin de ifade ettiği gibi, Bin Ali rejiminin halkla teması kalmamıştı. Adeta kendisini adacıklara veya fildişi kulelere hapsetmişti. Bundan dolayı Bin Ali’den geriye kalan rejim kalıntıları arasında çatlama olmuş ve bu da çatışmalara yansımıştır. Asker ile polis özellikle de başkanlık muhafızları arasında yer yer şiddetli çatışmalar yaşanmış ve bunun sonucunda kaos ve huzursuzluk üzerinden yeniden düzen tesis etmek ve Bin Ali rejimini geri getirmek isteyen keskin nişancılar ordu güçleri tarafından elimine edilmiş ve başkanlık muhafız güçlerinden de başkent ve çevresinde yaklaşık 3 bin kişi derdest edilmiştir. Bunlardan birisi de eski güvenlik güçleri başkanı olan ve yabancı basının adını Ali Seriati olarak verdiği Ali Seryati’dir. Kaosla yeniden eski mevzilerini geri almanın derdine düşmüşlerdir. Lakin  İran Şahı’nın devrilmesi sırasındaki gibi ordunun saf değiştirmesi bütün planları altüst etmiştir. Bin Ali’nin bazı akrabaları kargaşa sırasında öldürülürken; geçici rejim, Bin Ali’nin akrabalarından Tunus’u terk etmelerini istemiştir. Böylece yolsuzluklarla birlikte anılan rejimin bütün unsurları tasfiyeye uğramıştır. Sadece ordu değil zeminini yitiren Bin Ali karşısında başbakan ve diğer yetkililer de ters dönmüşlerdir. Lakin Bin Ali, Şah gibi gitti lakin yeni rejim Humeyni tarzı değil. Zaten kalkışma dini ağırlıklı değildi. Tunus’ta muhalif lider boşluğu var. Karizmatik muhalif lider yok. Bundan dolayı ‘kış general’ tabirine benzer bir biçimde ‘kaos başkan’ deyimi kullanılıyor. Milli mutabakat veya uzlaşma hükümetinden sonra yapılacak seçimler yol haritasını belirleyecek.

¥

İlk defa bir Arap diktatörünün bu şekilde devrilmesiyle birlikte sokaklar umuda yelken açarken kurulu rejimler yeis içine düştüler. The Washington Post, Obama’nın bir zahmet Mübarek’e Bin Ali’nin akıbetini hatırlatması gerektiğini yazıyor. Bin Ali meselesi sokakla liderler arasında kutuplaşma hattını ve trendini alabildiğinde tırmandırdı. Halk Tunus baharı veya Yasemin Devriminin coşkusuyla birlikte güven kazandı ve rejimler üzerindeki heybetini artırdı. Buna mukabil, rejimler de Bin Ali akıbetine uğrama korkusuyla tir tir titriyor. Denildiği gibi, korkunun ecele faydası yok. Belki de sokaklar artık liderleri süpürecekler. Böylece Tunus baharı belki de Arap baharı haline dönüşecek. Bahar Şam’dan başlayacaktı, olmadı. Ardından Kifaye ile Kahire’ye atladı, kapılarını dövdü, olmadı ama halka en zayıf noktasından çözüldü ve parçalandı. Arap rejimleri dağılan halkayı toplamaya çalışıyor.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim