Kırmızı Çizgi Propagandası

28.01.2014 00:54
Kırmızı Çizgi Propagandası
"800 Milyar dolarlık ekonomisiyle Türkiye balıkçı teknesi mi ki istendiği zaman batırılabilsin?" sorusuna cevap arayan ekonomist Şeref Oğuz 17 aralık operasyonun döviz cephesinde yaşanan boyutuna dikkat çekiyor.

Şeref Oğuz bugün Sabah Gazetesinde yayınlanan makalesinde ekonominin itibarına karşı düzenlenen saldırılar için imal edilen yeni kırmızı çizgileri tartışmaya açıyor. Oğuz, Finansal tiranların içerideki etki ajanları marifetiyle ekonomiye suikast girişiminde verdikleri 100 milyar dolarlık zararı  döviz çılgınlığıyla daha da yukarılara taşıma projesine nasıl hız verdiklerini gözler önüne seriyor.

Kırmızı çizgi propagandası
Şeref OĞUZ

İşlerin ayarıyla oynamak isteyenin başvurduğu yöntemdir; hayali çizgiler çizersin ve bunların aşıldığından dem vurur, işlerin yolunda gitmediğini yayarsın. Güce vemedya tarafından onaylanmış başarıya inananlar sayesinde, başarırsın da... 

Geçen yıl ortalarında "Kırılgan Beşli" tanımı, buna benziyordu. Gelişmiş ülkeler, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 5 ülkeyi, "rezervleri, dış yükümlülüklerini karşılamaz" diye tanımladılar. Yetmedi, FED'in parasal daralma süreciyle birlikte "sermaye bu ülkelere gitmesin" uyarısıyla ülke sayısını önce 8'e, ardından 10'a çıkardılar. 

Sonra "Türkiye, artık gelişmekte olan ülke değil" fetvası geldi. Fetvayı veren Financial Times... Daha 9 ay öncesine dek "istikrar adası" ve gelişen piyasaların yıldızı Türkiye'ye sözüm ona lig düşürttüler. 800 milyar $'lık ekonomi, balıkçı kayığı mı? Bir anda batırılabilsin... 

Ekonomik kriz Erdoğan'ın sonunu getirecek diye manşet atan TheEconomist, halk desteği "hiçbir şeydir, ekonomi her şeydir" iddiasını duyurdu. Ancak bir sorun var; ortada kriz yoktu. Fakat kriz varmış algısını işlemek için bu haberi, finansal tiranların içerideki etki ajanları fazlaca köpürttü. 

Okyanusun ötesinden gelen ekonomiye suikast girişiminin maliyeti 100 milyar $'ı aşmışken bu defa döviz çılgınlığını daha da yukarı taşıma projesi devreye alındı. Dolar için yeni zirveler zikredilerek algılar yönetildi. Big Mac endeksine göre2.98 fiyatı zihinlere sokulmak istendi .

Ve kırmızı çizgi... Doların "aştığında kriz olur" algısını zihinlere kazımak için, tıpkı "Kırılgan Beşli" gibi tekrarlanarak ekonominin itibarına saldırı yeni düzleme taşındı. Bunlara itiraz edenleri "cahil", olan biteni de "piyasa gereği" diye yaftaladılar. 

Bir sonraki aşamada ne var dersiniz? Sıralayayım. Algıyı "krize" taşıma gayretindekilere karşı durmak isteyenlere gerekebilir, dövize yeni kırmızı çizgiler biçmek ve bankaları kredi geri çağırmaya tahrik etmek... 

Propaganda "kriz çıkarmak" olunca, yapılacakları kestirmek kolay. Zira 2006 ve 2009'da benzer hamleleri gördük. Burada sorun, ekonomi yönetiminin sürekli olarak "kriz yok" diye savunmada kalmasıdır. Neden saldırıya geçip tam tersi algı yönetimi yapılmaz? 

SABAH

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim