1. HABERLER

  2. HABER

  3. “Kiralık Çarşaflı Kızlar!” Açıklaması
“Kiralık Çarşaflı Kızlar!” Açıklaması

“Kiralık Çarşaflı Kızlar!” Açıklaması

Nuray Canan Bezirgan Star gazetesinin dünkü nüshasında yer alan haberde kendisine dayandırılan açıklamaların doğru olmadığını belirtti.

A+A-
Star gazetesinin 22 Ekim Cuma "Çarşaflı Provokasyona Dikkat" başlığıyla yer alan haberde Nuray Canan Bezirgan'ın görüşlerine yer verilmişti. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Bezirgan, sözlerinin çarptırıldığını belirtti.
Bezirgan, aşağıdaki açıklamayı yaparak konuyla ilgili kanaatlerini paylaştı:

STAR GAZETESİNİN HAKKIMDAKİ HABERİ İLE ALAKALI AÇIKLAMAM

Star Gazetesinin 22 Ekim Cuma "Çarşaflı Provokasyona Dikkat " başlığıyla yer alan haberde ismim üzerinden gazetenin başörtüsü yasağı karşısında benimsediği ideolojik yaklaşım ifade edilmek istenmiş ve bu amaca hizmet etmek maksadıyla asla tasvip etmeyeceğim ifadeler benim ağzımdanmış gibi kamuoyuna duyurulmuştur.
Bana telefonumdan ulaşan muhabirin sorusu üzerine CHP'nin Cumhuriyet kurulduğundan bu yana İslam ile olan mücadelesinin bir ayağı olarak değerlendirdiğim başörtüsü yasağı hakkında fikirlerimi ifade ettim.
Haberde yansıtılmayan görüşlerimi tekrar etmek gerekirse; "ben, Türkiye'de İslami mücadelenin başörtüsüne indirgenmemesi gerektiğine inanmakla beraber, resmi ideolojinin İslam'a karşı yürüttüğü mücadelenin en belirgin ve somut hareketlerinden biri olarak algıladığım başörtüsü mücadelesinin biz inananlar için büyük önem arz ettiğidir. Bu minvalden yaklaşacak olursak hakları gasp edilen Müslümanlar olarak yasakçılar karşısında takınmamız gereken tavrın da Allah'ın bizden istediği gibi olması gerekmektedir. Ancak ne yazık ki öyle olmadı. Bu sebepledir ki bugün bu onur kırıcı söylem ve davranışlara muhatap olmaktayız.
Yasağın Yayılmasının Baş Sorumlusu Yasak Karşısında Dik Durmayan İslami (!) Cenahtır
Yasağın yayılmasında ve kanıksanmasında en başta sorumlu görülmesi gereken kitle yasakçılardan ziyade muhafazakâr görünen tiplerin ve bir takım cemaat önderlerinin, müntesiplerine yasakçılara karşı dik durmayı ve onurlu bir mücadeleyi omuzlayıp bedel ödemeyi değil de onların hükmüne boyun eğerek, gayri İslami reçeteler sunarak taviz yolunu öğütlemeleri olmuştur. Aynı kesim şimdi de bu yasakta azgınlaşan güruha karşı güya kendince önlem alma çabası altında böyle bir takım haber ve yayınlara teveccüh etmektedir. Tıpkı 28 Şubat sürecinde yasağa karşı direnen ve meydanlarda hakkını arayan bizlere "devlet düşmanı provokatifler" diyen ve peruk fetvalarını gazetelerinden yayınlayanlar gibi.  
Onların Allah'ın emrine çizdiği sınır tağutidir ve asla kabul edilemez bir tekliftir.
BAŞÖRTÜLÜ İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUM
Bu noktadan hareketle habere konu olan ilköğretim öğrencilerinin eğitimlerine başörtüsüyle devam etmelerini sonuna kadar destekliyor ve geç kalınmış bir hareket olarak değerlendiriyorum.
Asıl Provokatörler Bu Öğrenci veya Velileri Değil, Onları Dillerine Dolayan Yasakçılar ve İçimizdeki Omurgasızlardır
Ben, "İlköğretim öğrencilerinin başörtüleriyle derslere girmek istemelerini büyütenleri ve bunun bir sonraki adımının da çarşaflı öğrenciler olabileceği gibi polemiklere giren yasakçıları süreci baltalamak isteyen provokatörler olarak gördüğümü" ifade ettim.
Polemiklerini destekleyecek kurgular yaparak bundan nemalanmak isteyen CHP zihniyetinin Ergenekonda olduğu gibi amaçlarına uygun olabilecek her türlü eylemde bulunabileceklerine işaret ettim. Yasakçıların tıpkı gazeteleri Cumhuriyeti kendilerinin bombaladığının ortaya çıkması gibi herhangi birine çarşaf giydirip, okulun kapısında resmedip bunun üzerinden çıngar koparabileceklerini, bu tür konularda sabıkalı olduklarını ilettim. Dün Yıldız Teknikte olduğu gibi sol görüşlü öğrencileri provoke ederek "başörtüsüne hayır" mitingleriyle kaos oluşmasına önayak olabileceklerinden bahsettim. Başörtüsü yasağının devamı için kurgulayacakları her olayı, sahip oldukları medya gücüyle halka, amacına uygun bir şekilde lanse edip yasağın kalkmaması için aynı 28 Şubat öncesindeki gibi çabalayacaklardır.
Yoksa çarşaflı da dahil her mümine bayanın tıpkı diğer bayanlar gibi eğitim, sağlık, çalışma haklarının olması gerektiğine inanıyorum ve bunun yanındayım. Geçtiğimiz yıl eğitimine başörtüsü ile devam etmek istediği için sayısız yaptırıma maruz kalan ilköğretim öğrencisi Ece Nur Özel ile ilgili olarak yazdığım "Kızlarınız ve Ece Nur" başlıklı makalemde de bu yasağın ancak yasağa muhatap olanların direnişiyle aşılabileceğini ve muhafazakâr ailelerin kızlarını okullara örtülü göndermeleri gerektiğine dair inancımı da yazıya dökmüş idim.
Tekrarlamak gerekirse bu meselede asıl suçlu yasakçılar değil olması gerektiği gibi davranmayan, dik durmayan yasağın muhatabı olan bizleriz. Görüşlerim bu şekildedir.
(Nuray Canan Bezirgan)

HABERE YORUM KAT

2 Yorum