1. YAZARLAR

  2. Nusret Çiçek

  3. “Kimlik kırılması”
Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Yazarın Tüm Yazıları >

“Kimlik kırılması”

A+A-

Sakarya’dan  Osman Karagöz dostum düğün derneklerde sergilenen rezalete “Kimlik kırılması” diyor. Ve ekliyor: “Silah icat oldu mertlik bozuldu” gibisinden elimiz para pul görünce hepimizde kırılmalar oldu. Kimlik meselesi...

Kamusal alanlar hadi neyse, oraları kollayan ve de bekleyenler var.

Ama düğünlerimizin tek sahibi biziz.

Oralarda rezalet su gibi akıyor.

Müslüman bir ailenin hiç tasvip edilmeyecek tarzda yaşam tarzından kaynaklanan kronik bir hadise. Geçenki yazımda aynı konuya parmak basınca meğerse ne yüreği yanıklar varmış... Bazıları çocuklarına söz geçiremediklerinden, bazıları da kendilerini günün havasına kaptırdıklarından dem vurdular.

Müslüman her şeyi ile imtihan olduğunun bilincinde olmalı.

Bu nasıl iman ki 50 voltta çarpılabiliyor?

Bu nasıl iş ki çocuklarımızı kendi ellerimizle soyup düğün havasında işi geçiştiriyoruz? Parasız pulsuz veya mevkisiz Müslüman aile her şeyi ile dört dörtlük ama Allah bir yerden mal veya koltuk verdiğinde işler hemen değişiyor...

Hani derler ya beş voltta çarpılmam ama 50 volt olunca iman meselesi.

Bir başka yazımda bahsetmiş olabilirim, soruşturma nedeniyle ifadelerini aldığım 18-19 yaşlarındaki  altı kız çocuğundan beşi bakire değildi.

Bu çocuklar devletin kız yurdunda kalıyorlardı.

Anne ve babaları onları okusunlar diye göndermişler ama onlar ailelerinin bu itimadına ihanet etmişlerdi. Anlattığım olayın üzerinden yıllar geçti. Şimdilerde okul önleri mercek altına alınsa uyuşturucudan başlamak üzere her türlü melanet akıyor.

Sade o mu?

Sermayenin akıtıldığı kumsal alanları gidin de görün.

Biberonlu yaşta diyebileceğimiz kız çocukları o yerlerde sermaye.

Hasılı, gittikçe batılı bir toplum olmaya başladık.

Camiler dolu ama evler öyle değil, karı koca ayrı hayatı yaşıyorlar.

Okulda bir arkadaşım vardı. Sabahları babası meyhaneden kendisi de sabah namazından dönünce kapıda karşılaşırlardı. Anne babaya söylenirmiş:

“Allah’tan korkmuyorsun, hiç olmazsa bu çocuktan utan”

Şüphesiz burada “her çoban sürüsünden sorumludur” ilahi kuralı geçerli.

Hele de şu günlerde koruma evinden kaçan 15 yaşındaki kız çocuklarına üniformalarını giydirip alem yapan askeri şahısları ülke konuşuyor.

Deniz Kuvvetleri’ndeki fuhuş operasyonu bir başka yara...

Neler oluyor sorusuna gelince işe Tanzimat Fermanı’ndan başlamak gerekiyor.

Adamlar  bu fermanı boşuna yazmamışlar.

Sonra da cumhuriyet rejimi dedikleri olayın içerisinde ne ararsan var.

Müslüman bir ülkede artık zina denilen olay suç olmaktan çıkarılınca kimseler kimselere karışamıyor. Mülkiyet meselesi dedikleri materyalist zihniyet girdi vizyona. Mülkiyet bana ait değil mi sana ne?

Bırakınız yapsınlar etsinler zihniyeti... Allah bizi bu zihniyetten korusun...

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT