1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Kim Bu 'Yeni Devrimciler'?
Kim Bu Yeni Devrimciler?

Kim Bu 'Yeni Devrimciler'?

Fakat onlar bizi şaşırttılar ve hükümetlerimizin dilini düğümlediler. Eylem, organizasyon ve kurban verme noktasındaki bütün bu büyük gücü bir anda ortaya koyarak bizi şaşırttılar. Ureyb El Rentavi’nin yorumu:

A+A-

Tunus'tan Kahire'ye kim bu 'yeni devrimciler'? / Ureyb El Rentavi

Tunus, Kahire, Sana ve diğer Arap başkentleri ve şehirlerinde yeri göğü dolduran bu 'yeni devrimciler' kim? Nereden ve hangi sınıfsal, sosyal, siyasi arka plandan geldiler? Hedefleri ve talepleri neler? Onların sloganlarını nasıl okuyoruz?

Onlarca soru 'güzel Tunus zamanının' kavramlarını anlama girişimi içinde zihinlerde birikiyor.

Bu gençlerin çoğunluğu otuzlu yaşlarda olup orta sınıftan gelmekteler veya dış dünyayla sağlam ilişkileri var. İletişim teknolojisine, Facebook ve Twitter'e vâkıflar. Yokluk içinde, fakir ve aç insanlar değiller, siyasetçi veya partili de değiller. Bildiğimiz partilerin ve akımların üstünde konuştular, milletleri ve halkları için yeni bir ufuk oluşturmak için liderlerden önce meydanlara ve sokaklara geldiler. Oysa biz partilerin ve liderlerin kriterlerine göre belirlenen dini, solcu ve milliyetçi büyük sloganlar atmadıkları için onların ilgi alanlarını, elektronik oyunlarını ve kendi cihazları arkasındaki yalnızlıklarını alaya aldık. Onlara 'aşağılayıcı' bir gözle baktık. Hükümetlerimiz bu gençlerin bizden olmadığına, bizim kuşağa benzemediklerine, iktidardaki partiye ve yeni liberallere daha yakın olduklarına ikna etmeye çalıştı bizleri.

Fakat onlar bizi şaşırttılar ve hükümetlerimizin dilini düğümlediler. Eylem, organizasyon ve kurban verme noktasındaki bütün bu büyük gücü bir anda ortaya koyarak bizi şaşırttılar. Bu korkunç bilinç, olgunluk ve açılımla bizleri dehşete düşürdüler. Hükümetlerimiz, bu gençlerin kendi politikalarına ve politikalarına yönelik nefret düzeyine şaşırdı. Bu nesil, ümmetin saygınlığı için ayaklanmak istiyor. Saygınlık, ekmek fırınlarının eşiklerinde ayaklar altına alınmıştı. Saygınlık uluslararası karar organlarına aşağılayıcı bağlılık, çıkarlardan, haklardan, rollerden, egemenlik ve bağımsızlıktan ödün verme eşiklerinde harcanmıştı.

Sloganlarına bir bakın ve iyi inceleyin. Tunus'un hükümet binası önündeki Tunuslu gencin ifadesiyle 'kendi karınları' için oraya gelmediler. Kahire'deki Tahrir meydanında yolsuzluğa karşı haykırıyorlar, Mısır'ın özgürlüğünün ve kurtuluşunun sembolü Süveyş'te özgürlük istiyorlar. Kız çocuğunu Tahrir meydanında omuzlarında taşıyan otuzlu yaşlardaki Mısırlı gencin dediği gibi Mısır'ı Gazze'den ayıran duvara karşı haykırıyorlar. Güney Sudan'ın kaybedilmesi sonrası Nil'in de kaybedilmesi uyarısı yapıyorlar. Daima büyük olmuş bir devletin saygınlığı için ayaklanmak istiyorlar.

Sosyal ve ekonomik talepler ve söylemler de var tabii. Bu, önemli ve kaçınılmaz bir konu zaten. Tunus/Arap ayaklanmasının ilk kıvılcımları işsizlik, fakirlik ve açlığın acılarıyla patlak verdi. Fakat yeni devrimciler sadece bu sloganları atmakla yetinmediler. Çünkü onlar açlıklarının, işsizlik ve fakirliklerinin, yöneticilerinin ve rejimlerinin yolsuzluğundan kaynaklandığına başkalarından daha fazla vâkıflar. Fakirliğimizin, açlığımızın ve işsizliğimizin bir kader ve İlahi bir hikmetten olmadığına bizi ikna etmek istediler. Tunus/Arap ayaklanması şunu dedi: Artan milyonlarca fakire karşın haksız yere zenginleşen zenginler, her şehirde ve köyde yayılan açlığa karşın karınları dolmuşlar ve cepleri şişmişler var. İşsizler ordusuna karşın İsviçre ve Avrupa bankalarına kaçırılan milyarlarca dolar var. Bu paraları kendi vatanlarında yatırıma dönüştürselerdi tek bir işsiz kalmazdı.

İşte bu internet ve cep telefonu gençleri İslamcı hareket liderlerini, solcu gruplar ve milliyetçi örgütlerin yaşlı isimlerini özgürlük ve saygınlığın kıyılarına götürüyorlar. Bu gençler, dijital devrimi başlatıyorlar. Dijital dünya muzaffer devrimleri örgütleme ve harekete geçirmenin dev aracı olarak sokaklara dönüyor. Bu devrimler Araplara kendine güveni getirdi, milletler ve halklar haritasındaki konumunu kazandırdı. Dünya biz Araplara, bir araya gelmeyecek sürü gözüyle bakıyordu. Şimdi Tunus'un cesur ruhu, okyanustan körfeze Arap vatanının dört bir yanında dolaşıyor.

Ürdün gazetesi El Düstur, 29 Ocak 2011

ZAMAN

HABERE YORUM KAT