Kilitlenme

04.05.2008 07:05

Fehmi Koru

Pek çok takdir edeni de Ak Parti'ye yüklenmeye, Başbakan Tayyip Erdoğan'a akıl vermeye başladı. Gün geçmiyor ki, yakınında yer alanlardan birinin gazetelerde bir mülâkatı, gazete köşelerini tutanlardan birkaçının yazısı çıkmasın. Kimi güncel bir tercihini eleştiriyor, kimi söylediklerine itiraz ediyor, kimi de neler yaparsa başındaki vartayı atlatabileceğine dair tezlerini sıralıyor.

Umarım Başbakan yazılanları okuyor, iyi niyet taşıyanlarını yakınlarıyla tartışıyordur. Sonuçta kendisi için gönüllü danışmanlık hizmeti sayabilir bu değerlendirmeleri...

Türkiye'de siyasilerin başına her türlü olağan-dışılık geldi. Arkanıza yaslanıp yakın siyasi tarihimizin demokrasi ile oynanan çizgi-dışı olaylarını birbiri ardına düşünün...

Ülkemizde kapatılan veya kapatılma tehlikesi altına düşen partiler de hiç az değil. Zaten arkanıza yaslanmış durumdasınız, siyaseti izlediğiniz bunca yıl içerisinde sizin bildiğiniz partilerden kaçının kapatıldığını aklınızdan geçiriniz...

Ancak Başbakan Erdoğan ve kadrosunun başına gelen, daha önce hiç görülmedi ülkemizde.

Düşünün bir: Henüz sekiz ay önce halkın hakemliğine başvurmuş ve her iki seçmenden birinin oyunu almayı başarmışsınız. Yeni ve taze bir güç demek bu; hakkınızda kötü düşünenleri, altınızı oymaya, defterinizi dürmeye çalışanları durduracak önemde bir gelişme demek... Yine de tetikte, yine de teyakkuz halindesiniz. Buna rağmen kapatma davasıyla kıskaca alınabiliyorsunuz.

Bu, geçmişte başka siyasilerin yaşadıklarından müthiş farklı bir durum... Öncekilerde hiçbir meçhul yoktu; muhatabı da, ne olduğu, hatta ne olacağı da belli müdahalelerdi onlar; şimdiki ise muhatabı ortada görünmeyen, ne olduğu tam anlaşılamayan, sürprizlerle dolu bir süreç. Eski deneyimlerin dersleri hiçbir işe yaramıyor; kendi yolunuzu kendi fenerinizle bulmak zorundasınız.

İşte böyle bir ortamda etrafınızdakiler kulağınıza çareler fısıldamaya, size ulaşamayanlar gazetecileri aracı kullanmaya, yardımcı olmak isteyenler köşelerinden size seslenmeye başlıyorlar.

Dinleseniz bir türlü, dinlemeseniz başka bir türlü...

Böyle ortamları 'iyi saatte olsunlar' çok sever; durumdan vazife çıkarıp sizi iyice şaşırtmaya başlarlar. Taviz vermeniz gereken yerde diklenmeniz, diklenmeniz gereken yerde taviz vermeniz yanlışlığı böyle ortaya çıkar. Size bağlı birimler eliyle, dostlarınız hakkında davalar açıldığını, size hep hayırhah yaklaşmış kişilerin gözaltına alındığını işitir, kılınızı kıpırdatamazsınız. 28 Şubat'ta RP'li adalet bakanının imzasıyla bazı demokrat yazarlar ve çizerler hakkında TCK 312'den davalar açıldığını unutmuşsunuzdur; şimdi sizin adalet bakanlığınız bu dönemin demokrat yazarları hakkında benzer bir tamim gönderir savcılara... Ya da ara sıra da olsa görüştüğünüz bir sivil toplum önderi eski bir dosya yüzünden şimdi gözaltına alınır.

Kilitlenirsiniz.

Böyle bir kilitlenme yeniden söz konusu ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın çalışma tarzı bu kilidi yalnızca tek bir kişinin açabilmesine imkân sağlıyor: Kendisi... Tribünlerden yükselen bağırış-çağırışlara, etrafın akıl vermesine, dostların yol göstermesine aldıran biri değil Tayyip Bey; bu sebeple kilidinin de kendinden başka anahtarı yok. Kendi sağduyusu yol gösterdi, gösterdi, bunun dışında bir çıkış yolu söz konusu değil.

Ne diyeyim: Allah yardımcısı olsun.

Yeni Şafak gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim