Kılıçdaroğlu'nun sinkafı

07.11.2012 00:25

Abdülkadir Selvi

Ölüm oruçları konusunda doğan umut ışığını yazmak, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in ölümlerin önüne geçebilmek vicdanını ortaya koyduğunu anlatmak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün devreye girmesini,

BDP'den Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan gibi isimlerin çabasını paylaşmak,

Selahattin Demirtaş'ın Diyarbakır Cezaevi önündeki, "Amaç Mehmet Öcalan'ı İmralı'ya göndermek değil, amaç Öcalan'ı buraya getirmek" açıklamasının çözüme değil, ölüme hizmet ettiğinin altını çizmek,

Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'ın açıklamalarının kırılma noktalarından biri olduğuna değinmek istiyordum.

Elbette ki bir güzelleme yapma peşinde değilim.

İnsanları yaşatma adına sergilenen çabaları desteklemek istiyorum.

Hükümete sağduyu çağrısı yaparken, Kandil'e dönüp, "Bu insanları neden ölüme gönderiyorsun?" diyecek yüreğe de sahibim.

O zaman, ne diyeceksen de kardeşim diyebilirsiniz.

Ama CHP grubunda Kemal Kılıçdaroğlu'nu dinleyince, başka bir şeyi yazamayacağımı düşündüm.

Siyaset adına utanç verici bir konuşmaya tanık olduk.

Hem de Meclis çatısı altında.

Başbakan Erdoğan, AK Parti grubunda Kılıçdaroğlu'na, "bahtsız bedevi" benzetmesi yaptı.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Türkiye'nin notunu, "Yatırım yapılabilir" seviyesine yükseltildiği, "Türkiye artık farklı bir ligde", "Türkiye süper ligde" gibi manşetlerin atıldığı bir günde Kılıçdaroğlu çıktı, "Başbakan ekonomiden habersiz" diye açıklamalar yaptı.

Yani bir siyasetçinin başına gelmemesi gereken bir durum.

Öngörüsüzlüğün zirvesi.

Başbakan da, Kılıçdaroğlu'nun içine düştüğü bu durumu, "bahtsız bedevi"lik olarak nitelendirdi.

Bilirsiniz, "Bahtsız bedeviyi çölün ortasında it dalar" diye bir söz vardır. Şanssızlığa vurgu yapmak için kullanılır.

Kemal Bey kızgın bir şekilde kürsüye çıktı ve "Başbakan terbiyesiz bir açıklama yaptı" dedi.

Sadece ülkemizde değil, Ortadoğu coğrafyasında, kişinin bahtsızlığına işaret etmek için bu deyim kullanılır.

Kılıçdaroğlu'nun bunu bir terbiyesizlik olarak isimlendirmesini anlayamadığım için kulak kesildim.

İşte o zaman duymak istemediklerimi duydum.

Tam 9 kez "bahtsız bedevi" deyimini kullandı Kemal Bey.

Terbiyesiz bir benzetmeyse sen niye kullanıyorsun.

Hadi onu da anladık.

Siyaset de zaman zaman bu tür polemikler yapılır.

Zeka işidir.

Dozunda yapılırsa, tadına doyulmaz.

80 öncesi Meclisi takip edemedim.

Ama 80 sonrası Meclis kürsüsünden Özal'dan, Turgut Sunalp'e, Necdet Calp'tan, Aydın Güven Gürkan'a, Erdal İnönü'ye, Süleyman Demirel'den, Alparslan Türkeş'e, Necmettin Erbakan'a, Tansu Çiller'e, Mesut Yılmaz'a, Bülent Ecevit'e, Deniz Baykal'a ve nihayet Devlet Bahçeli ve Erdoğan'a kadar birçok ismi takip etme imkanım oldu. Bu liderler kimi zaman, birbirlerine mahkemelik oldukları ağır suçlamalar yönelttiler.

Ama ben hiçbir liderin ağzından, Kemal Bey'den işittiklerimi işitmedim.

Miting meydanında, "Ananın…" diyen çıkmadı örneğin.

Süleyman Demirel, Ecevit'e Başbakan dememek için, "Hökümetin başı" demişti, o bile eleştiri konusu olmuştu.

Bir tek Hüsamettin Cindoruk, yasaklar referandumu sırasında, "No no" tişörtü ile dolaştığı için, ANAP'lı Güneş Taner'e, "Kamyoncuların yanına uğramasın" diye bir göndermesi olmuştu, ayıplanmıştı.

Özal'ın, "Küçük Turgut" benzetmesi, "Boyu uzun aklı kısa" sözleri ise tebessümle anılmıştı.

Kemal Bey ise sinkaflı konuşuyor.

Dün yine bunun bir örneğini sergiledi.

Kendisine, "Bahtsız bedevi" diyen Başbakan'a, "O çöllerde gezerken aman ha kutup ayılarına dikkat et" diye karşılık verdi.

Seviyesinin dip yaptığı yer burası.

Google girin, Kılıçdaroğlu'nun bu cümlesini yazın, karşınıza hangi sinkaflı söz çıkıyor?

Kutup ayısı ne yaparmış?

Ayıp… Ayıp…

Bunun anlamını bilmeyerek mi, kullanıyor diye düşünmedim değil.

Ama, "Horoza sormuşlar, 'tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?', o da 'Ben onlardan anlamam, söyler geçerim' demiş. Ben de söyler geçerim' deyince, pes doğrusu dedim.

Üstad Necip Fazıl'ın bir sözü vardır ama benim edebime sığmıyor.

Sadece Kemal Bey'i gördükten sonra, şimdiye kadar eleştirdiğimiz liderlerden özür diliyorum.

Özür diliyorum merhum Ecevit.

Özür diliyorum merhum Özal.

Özür diliyorum merhum İnönü.

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim