1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. 'Kendimizi Kurtarmadan Kudüs Kurtulmaz'
Kendimizi Kurtarmadan Kudüs Kurtulmaz

'Kendimizi Kurtarmadan Kudüs Kurtulmaz'

Dünya Kudüs Günü kapsamında Özgür Kudüs Platformu Başakşehir Çınar Kongre merkezinde bir etkinlik düzenledi.

A+A-

Dünya Kudüs Günü kapsamında Özgür Kudüs Platformu Başakşehir Çınar Kongre merkezinde bir etkinlik düzenledi. Salonun dolduğu programa gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, Özgür Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Bahadır Kurbanoğlu ve Doğruhaber gazetesi yazarı Özkan Yaman katıldı.

Programın açılış konuşmasını platform sözcülerinden Murat Filiz yaptı. Filiz düzenledikleri etkinliğin Siyonist işgali unutmamak, mavi Marmara şehitlerini ve diğer şehitleri anmak için toplandıklarını söyledi. Özgür Kudüs platformunun ikinci yaşına girdiğini belirten Filiz, yaptıkları etkinliklerle Kudüs'ü gündemde tutmaya çalıştıklarını anlattı.

Grup Özlemin ilahi ve ezgi dinletisi ardından konuşan Doğruhaber yazarı Özkan Yaman, Kudüs'ü konuşmanın Peygamberler tarihini konuşmak olduğunu belirtti. Kudüs'ün sevdası mecnunun yüreğindeki kor ateş gibidir" diyen Yaman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hz. Yakup kaybettiği Yusuf için gözlerini kaybetti. Ancak ümidini kaybetmedi. Biz de elimizden giden Kudüs'ü yarın alacakmışız gibi ümit beslemeliyiz"

Yaman'ın ardından konuşan Abdurrahman Dilipak, Kudüs'ün kurtuluşunun Müslümanların kendi kurtuluşunda olduğunu belirterek, "Önce kendimizi kurtarmalıyız." dedi.

dilipak-01.jpgMüslümanlar arasında var olan ihtilaflarla zafere ulaşılamayacağına dikkat çeken Dilipak, "Bizler Allah'ın bize yeryüzünde yüklediği sorumluluğun idrakine varamadık. Bırakın Kudüs'ü kurtarmayı. Allah'ın size de bana da ihtiyacı yok. Gelin Allah'a Resulüne dünün zafer o zaman çok yakındır. Unutmayın Allah cahil ve fasık bir kavme hidayet nasip etmez. Şu Türk- Kürt kavgası bile, şu gelin- kaynana kavgası bile, şu Müslüman grupları tefrikası bile bizi muvaffak etmez. Bundan dolayı Kudüs'ün bana değil benim Kudüs'e ihtiyacım var" diye konuştu.

ridvan-kaya_1314618800.jpgÖzgür Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya da, Kudüs'ün sadece acı değil aynı zamanda direnişi de ürettiğini belirterek, " Kudüs Müslümanlar için bir şiar ve sorumluluktur. Kuran’da Rabbimiz’in ”ellezi barekna havlehu” dediği bu belde, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya ev sahipliği yapan Kudüs, bizim için akidevi bir sorumluluktur. Kudüs aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur da. Hz. Ömer radiyallahu anh efendimizin fethinden sonra yüz yıllarca Müslümanların elinde olan bu toprakların bugün Siyonist işgal altında olması Ümmet için kapkara bir leke ve aynı zamanda bir görev anlamına geliyor. Ve elbette Kudüs ve çevresinde yani Filistin’de yaşananlara karşı tavrımız aynı şekilde Ümmet olma sorumluluğumuzu da yansıtmaktadır. Yaklaşık bir asra yakın bir zamandır önce İngiliz emperyalistlerince, ardından Siyonistlerce süren işgal altındaki kardeşlerimizle dayanışma içinde olmak Mümin olma vasfımızın ayrılmaz bir parçası. Kudüs bir aynadır. Emperyalizmin ve Siyonizmin tam iki asırdır İslam coğrafyasında işlediği suçların bir özetidir adeta. Aynı şekilde coğrafyamızın nasıl bir işbirlikçilik kuşatması altında olduğunun da bir göstergesini sunmaktadır. Ürdün’ü ile, Mısır’ı ile, Suud’u ile Türkiye’si ile on yıllardır bu coğrafyada Siyonist rejimin gizli-açık işbirlikçiliğini üstlenmiş ve öncelikli olarak da kendi halklarına ve ülkelerindeki İslami muhalefete karşı vahşi bir baskı ve sindirme sistemi uygulayan rejimlerin niteliğini biliyoruz. Bu işbirlikçilik öyle bir kuşatılmışlık ki, örneğin bunlardan birine, sözde direnişi desteklediğini iddia eden Suriye rejiminin yaptıklarına bakalım! Tam 44 yıldır Golan bölgesi işgal altında olan bir rejim Suriye! Dile kolay yarım asırdır işgal zilletini yaşıyor ve halkına yaşatıyor. Siyonist çeteye karşı bol miktarda söz var ama icraat yok. Peki icraat nasıl gerçekleşiyor? Kendi halkına karşı! Öyle ki zulme, ifsada, diktatörlüğe karşı yeter artık diyen ve ayağa kalkan halkını tanklarla eziyor. Bu ne vahşettir, ne zillettir ki, işgal altındaki Golan’da görmediğimiz tankları Hama’da, Deyrez Zor’da, Humus’ta “Allahu ekber” diye feryad eden kardeşlerimizi katlederken görüyoruz. Ama kardeşler Kudüs ve Filistin denildiğinde akla gelen şeyler sadece işgal, kuşatma, işbirlikçilikten ibaret değil elhamdulillah. Kudüs davası aynı zamanda şanlı bir direniş demektir. Zorluklara, kuşatılmışlıklara, ihanetlere karşı “hasbunallah ve nimel vekil” şiarıyla hareket eden kardeşlerimizin her daim örnek almamız, iftihar etmemiz gereken destansı bir mücadeleleridir Kudüs aynı zamanda. Ve bizler bu mücadele ile dayanışmamızı sürdüreceğiz, bu davaya her halükarda sahip çıkacağız, kendi pratiğimizde zaman zaman ortaya çıkan eksiklerimizi, zaaflarımızı gidermek için kardeşlerimizin sergiledikleri güzel örnekliklerden, sabır ve azimet dolu mücadelelerinden dersler çıkaracağız. Kısacası Kudüs’ü İslam ümmetinin şiarı ve izzeti bilip sahip çıkacağız ve kendi pratiğimize taşıyacağız." şeklinde konuştu.

kurbanoglu_1314618767.jpgBahadır Kurbanoğlu ise, Müslümanların değerlerine sahip çıktıkları takdirde zaferin geleceğini söyleyerek, "Bizler kendi değerlerimizi sahip çıkarsak o zaman Kudüs'ü de Yemeni'de Bahreyn'i de kurtaracağız demektir. Bugün Kudüs'ü konuşuyoruz ama aslında son altı ayda Müslümanların yeniden bir intifada ateşine şahit oluyoruz. Hep deriz ya Kudüs ne zaman kurtulacak. İşte Kudüs Müslümanların çabasıyla kurtulacak. Ümmetin haykırışı, ümmetin direnişi Kudüs'ün kurtuluşuna vesile olacak" dedi.

Etkinlikte konuşmacılara plaket takdim edilirken, Sırrı Er de "Acı" şiirini okudu. Ayrıca Grup özlem ve Grup Yürüyüş ezgi ve ilahileriyle etkinliğe renk kattı.

İLKHA 

grup-ozlem.jpg

grup-yuruyus.jpg

HABERE YORUM KAT

1 Yorum