1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Kemalizm Ölmüş de Haberimiz Yok!
Kemalizm Ölmüş de Haberimiz Yok!

Kemalizm Ölmüş de Haberimiz Yok!

“Kemalizm ideolojisi ölmüş, Kemalist darbeci kadrolar yıkılmış, askeri vesayet çökmüş” sanki bizim de “düşene bir tekme vurmakta” olduğumuzu düşünenler var.

A+A-

Kavgaya niyetimiz var / Kenan ALPAY

“Kavgaya niyeti olmayan kaldıramayacağı taşa sarılırmış.” Bu söz, İranlıların sık kullandığı bir atasözüdür. Bireysel olsun toplumsal olsun bir kavgaya soyunuyorsanız mücadelenin safhalarını gerçekçi bir biçimde sürdürmek zorundasınızdır.

Safhanızı karıştırmış, ne zaman ne söyleyeceğinizi, kime karşı hangi cepheyi açacağınızı şaşırmışsanız ne olur? Elbette tutarsız ve sonuçsuz, tuhaf bir durum çıkar ortaya. Cehaletten kaynaklanırsa bu durum üzücüdür. Yok, eğer bir kasıt, bir tuzak söz konusu ise bu durum da bir öfke-nefret kaynağı oluşturur.

Türkiye, siyasal ve iktisadi olduğu kadar dini ve kültürel olarak da iktidar sınıflarının baskısı altında yaşamış bir ülke. Ülkede yaşanan sorunları üreten ve sorunların çözümsüzlüğünü muhafaza eden kadrolar “bedenen” ithal malı değildi. İslam’a karşı pozitivizmi, ümmete karşı ulus kimliği, toplumsal adalete karşı Türkleştirilmiş sermaye sınıfının hâkimiyetini zora dayalı politikalarla mümkün kılanlar Kemalist kadrolardı. Sömürgeci Batı’nın ulus devlet ve ulus toplum modelini bu topluma silah zoruyla dikte edenler zihnen, kalben ve duygusal olarak ithal malıydı. İslam kültürüne ve toplumuna yabancıydılar. İktidarlarının bekasının toplumu kendine yabancılaştırmaktan geçtiğine inandılar.

İbadet anlayışından ticaretin işleyişine, tarih yazımından kılık kıyafete, alfabeden müzik kültürüne, mimariden spor anlayışına kadar hemen her konuda laik-ulusal kimliği inşa adına birey ve toplumu kendine yabancılaştırıcı girişimlerin hepsi bir ‘devlet politikası’ olarak icra edildi. ‘Resmi İdeoloji’, anayasa ve yasalar üzerinden, eğitim öğretim imkânları da kullanılarak bilginin, ahlakın, sanatın hatta dinin anlaşılması ve yaşanmasına dair temel kıstas olarak dayatıldı. Bu dayatmalar sıradan değil sistematik ve gayet istikrarlı dayatmalardı.

Yazının devamı...

HABERE YORUM KAT

1 Yorum