1. HABERLER

  2. HABER

  3. Kemalistler Laikliği Öcalan'a Borçlularmış…
Kemalistler Laikliği Öcalana Borçlularmış…

Kemalistler Laikliği Öcalan'a Borçlularmış…

(Ey Kemalistler) Özgürlük ve laikliğin teminatı olan, örtülü, örtüsüz Kürt kadınları, elde silah gözünü kırpmadan yapıyor... Siz ise hala “başörtüsüyle” uğraşıyorsunuz...

A+A-

PKK’nin yayın organlarından Özgür Gündem gazetesi köşe yazarı Veysi Sarısözen’in Kemalist-ulusalcı çevrelere dönük yazdığı makale:

Öcalan’ın çizgisi olmasaydı ‘Mini-din devleti’ olurdunuz

Veysi SARISÖZEN / Özgür Gündem

Ulusalcılar “yaslı gittik şen geldik” diye yıllarca bağırdılar. Şimdi “şen geldikleri yerden yaslı gidiyorlar.”

Ve bir kısmının aklı başına hala gelmedi. Manşeti atmışlar. “Başbuğ’a müebbet, Öcalan’a hürriyet”... Sanırsınız ki, ortada böyle bir “adaletsizlik” var. PKK önderi özgürlüğüne kavuşmuş, ama “Ergenekon terör örgütünün başı” hapiste... Ve Silivri mahkemesi, paşaları “Kürt katliamından” dolayı “beraat” ettirmiş, AKP’ye “muhalefetten” mahkum etmiş... Ulusalcı bunu numaradan anlamazlıktan geliyor. Kürt’e karşı Silivri’yle kol kola...

Şimdi size aklını peynir ekmekle yemekte olan bir kısım ulusalcının bir türlü anlayamadığı bazı gerçekleri bir iki paragrafla anlatmaya çalışayım.

Ondan öncekiler gibi Başbuğ ve karargahı, Türkiye’yi neredeyse “bölünmeye” sürüklüyorken, Öcalan Türkiye’yi “bölünmekten kurtardı.” Bu bir.

Bunlar karakuşi “laikçilikleriyle” Türkiye’yi neredeyse İslami ayaklanmalara sürüklüyorken, Öcalan Kürdistan’ı “dinci ayaklanmadan” koruyarak, tüm Türkiye’yi din ve mezhep savaşlarından kurtardı. Bu da iki.

Sorun Türkiye’nin “bölünmesinde” değil elbette. Bölünebilir. Osmanlı’dan beri zaten defalarca bölünmüş. Bu bölünmenin sonucunda Balkanlar’da Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Arnavutluk, Sırbistan, Hırvatistan, Makedonya kurulmuş. Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da ve Kafkaslar’da kurulanları da siz sayın. Yani, bu kadar parçalanmış bir Türkiye’nin bir de Kürdistan devletinin kurulmasıyla bir kere daha parçalanması, bu tarihe bakarsak hiç de “dünyanın sonu” gibi görünmüyor.

Ama öyle değil işte. Öcalan’ın “ayrı devlet” hedefi yerine birlikte yaşama çizgisi olmasaydı ve Türkiye gerçekten bölünmenin eşiğine gelseydi ve PKK “bölünmeyi” hedefleseydi, ne olurdu?

Önce iç savaş çıkardı. Sonra bölge devletlerinin bazıları “bağımsız Kürdistan’ı” desteklemek, bazıları Kuzey ile birlikte, fırsat bu fırsat diyerek Güney’i de boğmak için harekete geçerdi. Türkiye Balkan Savaşları’ndan beter hale gelirdi. Bölge savaşlarının girdabında nice toprak kayıplarına bile uğrardı.

Eğer Öcalan da ulusalcılar gibi “milliyetçi” olsaydı. Ya da AKP gibi “İslamcı” olsaydı, “işiniz bitikti”...

“Laikperestler”,  şu anda İslamcı, ayrılıkçı ve terörist bir Kürt hareketinin yalnız Kürdistan’da değil, İstanbul başta olmak üzere, tüm Batı kentlerinde ortalığı, tıpkı Rojava’da yaptıkları gibi kana bulamasından nasıl kurtulduklarını bilmiyorlar.

Öcalan ve PKK olmasaydı, Kürdistan’daki Kürt uyanışı yine ortaya çıkardı. Ama nasıl ortaya çıkardı? İran’la komşu olan bir Kürdistan’da, 1990 başlarında ortalığı kasıp kavuran  “Hizbullah” deneyinin de gösterdiği gibi korkunç olaylar meydana gelirdi. Kürdistan tıpkı bir Afganistan olurdu. Evlerinizin önünde “kamyonlar infilak ederdi”.

Ve şimdi “Başbuğ içerde, Öcalan dışarıda” diye saçmalayan ulusalcı akıldanelerin Paşaları bu durumda ne yapardı? Ne yapacaklar? AKP’ye karşı “darbe bile yapamayan” bu takım, Kürdistan’dan tüm Batı kentlerine gürültüyle gelen “sözde dinci faşist terör” seli karşısında bir gün bile tutunamazlardı.

Kemalistler ve devamcıları, halka tepeden bakarken, “laikliğin” içini boşaltıp, “Sünniliği” devletleştirirken, Kürt Özgürlük Hareketi Kürdistan’da Aleviyle Sünniyi, Ezidi ile Süryaniyi, kadınla erkeği tek bir mücadele kanalında birleştirdi. Bölgede “özgürlükçü laik, demokratik” bir toplum yarattı. Sizin başaramadığınızı bu hareket başarıyor.

Kısaca Apo ve onun başında bulunduğu hareket ve Kürt halkının büyük aydınlanma hamlesi, Türkiye’yi bölünmekten, “İslami terörden” ve bölgesel maceralardan kurtardı.

Türkiye’de Mustafa Kemal’e bağlı ve inanç özgürlüğünden yana samimi ulusalcılar, şimdi karşı karşıya oldukları ağır durumda, başlarını iki elleri arasına alıp düşünmelidirler. Yeri göğü inlettiğiniz “vatanın bütünlüğünü” de, “laikliği” de, yeni bir “Balkan bozgunundan” kurtulmayı da Kürt halkına borçlusunuz.

Ve şimdi, Öcalan’ın “değişmesin” dediği güney sınırlarınızın bir karış ötesinde yine Kürt halkının evlatları, dünyanın dört bir yanından Kürt vatanına el koymak için Rojava’ya üşüşen sözde “Müslüman” terör örgütlerine karşı amansız bir mücadele veriyor...

Bu mücadelenin manevi öncülüğünü de, özgürlük ve laikliğin teminatı olan, örtülü, örtüsüz Kürt kadınları, elde silah gözünü kırpmadan yapıyor... Siz ise hala “başörtüsüyle” uğraşıyorsunuz...

Düşünün artık... Bağırıp çağırmaktan vazgeçin!

 

HABERE YORUM KAT

1 Yorum