1. YAZARLAR

  2. Serdar Arseven

  3. Kemalist takımından, VAKİT ve ZAMAN’A “çılgınca” sataşmalar!..
Serdar Arseven

Serdar Arseven

Yazarın Tüm Yazıları >

Kemalist takımından, VAKİT ve ZAMAN’A “çılgınca” sataşmalar!..

A+A-

“AKDENİZ” menşeli matrak bir haber, hem de belgeli.

Dikkatlerinize sunacağım da...

Meseleye şöyle girmeli:

Ergenekon davasının açıldığı günden bu yana, “Kemalist” çevrelerde acayip bir şaşkınlık havası dikkat çekmekte.

E, normal...

Adamlar;
Tanzimat’tan bu yana, “dokunulamaz” pozisyondaydılar.

Merhum Özal’ın döneminde rahatları hafiften kaçmışsa da; “Ergenekon imalâtı” 28 Şubat darbesi, düzenin böyle sürüp gideceğine dair inançlarını pekiştirmişti.

Lâkin...

28 Şubat; icracıları ve kışkırtıcıları açısından “ölümcül” bir hata oldu.

Sütü bozuk darbe, kaçınılmaz “değişimi” çabuklaştırmaktan, vatandaştaki uyanışı hızlandırmaktan başka bir işe yaramadı.

“Şüpheliler” arasındaki “telefon görüşmelerinin” yer aldığı 3. İddianame’yi okuduğunuzda, bu çevrelerin nasıl bir şaşkınlık ve panik havası içinde olduklarını görüyorsunuz.

Küfürler havada uçuşuyor, sadece Ergenekon davasının sonuna kadar götürülmesini talep edenlere değil, “yoldaşlara” da ağza alınmayacak hakaretlerle saldırıyorlar.

Deniz Baykal’ın payına düşen “Soytarı”, hakaretlerin en hafifi.

Ergenekon’un avukatı olduğunu haykırmış bulunan “yoldaşlarına” bile böyle saldırıyorlarsa, denge filan kalmamış demektir.

Süreç, sadece “sanıkları”, “şüphelileri” etkiliyor değil elbette...

Mahalledeki, sokaktaki “Ergenekon”da da panik var...

Bugün o paniği bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren bir belgeyi sunacağım dikkatlerinize...

KEMALİST DÜŞÜNCE PLATFORMU’NDAN VAKİT VE ZAMAN GAZETELERİNİ ENGELLEME KAMPANYASI!

Tuhaf, böyle bir kampanya başlatmışlar...

Antalya’daki bütün “Kemalist odaklara” gönderdikleri yazılar...

Altlarında da, Kemalist Düşünce Platformu Antalya Sorumlusu O.H.A. denilen zatın imzası.

Ben, bu “O.H.A”yı araştırdım...

Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi, misyonları malûm oluşumlarda aktif görevler yürütüyor...

Ortada, “Kemalist Düşünce Platformu” denilen bir oluşum var gibi görünüyor ama arka plân başka!..

Arka plâna böylece işaret ettikten sonra, gelelim çeşitli “apartmanlara” farklı içeriklerle gönderdikleri mektuplardan birine...

Diyorlar ki:

“Değerli Apartman Sakinleri!..

VAKİT ve ZAMAN gazeteleri, niyetleri bilinen gazetelerdir.

VAKİT; yıllardır Kemalist ideolojinin açıklarını arayan ve çökertmeye çalışan bir gazete olarak etkili olmakta ve Kemalizme gönül veren bizleri sıkıntıya sokmaktadır.

VAKİT, Kemalistlere karşı sistematik ve ısrarlı bir yayıncılık anlayışı ortaya koymaktadır.

ZAMAN gazetesine gelince:

Bu bildiğiniz gibi Fethullah Gülen’in gazetesidir.

Fethullah Gülen, CIA ajanı olup, ülkemiz içinde birçok şekilde çeşitli mafya ve örgütlere parasal destek sağlamış ve bölücülük yapmış ve aynı zamanda ülkemiz içerisinde bazı kesimlere para dağıtarak ‘gönüllü’ hizmet adı altında din tüccarlığı yaptırmış bir kimsedir. Bu mesele ispatlı ve belgeli olup, vatana ihanetten ötürü Devlet Güvenlik Mahkemelerince (DGM) duruşması yapılmış ve Fethullah Gülen hakkında gıyabi tutuklama ve hapis istemi çıkartılmış olsa da, belli başlı bazı kesimlerin müdahalesi sayesinde Fethullah Gülen, Türkiye’den kaçmayı başarmış ve ABD’ye sığınmıştır. Şu anda ABD sınırları içerisinden çeşitli iletişim vasıtalarıyla yurdumuzdaki hücre evlerine talimatlar vermekte, sahibi olduğu basın, yayın, medya grubu ile gerek Ordumuza gerekse Kemalist kesime karşı haberler yapmakta, ordumuzu yıpratmaya çalışmaktadır. Bu kesime dur demek hepimiz için milli bir görevdir. ZAMAN ve VAKİT gazetelerine aboneliğiniz varsa lütfen durdurun. İsteğiniz olursa, Perşembe akşamı yapabileceğimiz bir oturumla, toplu olarak bir toplantı yapabilir ve sizi konuya ilişkin birçok bilgi ve belge ile aydınlatabilirim. Zaman gazetesinin ‘Gönüllü’ temsilciliğini yapan arkadaş da toplantıya davetlidir!.. Çok saygılarımla, Kemalist Düşünce Platformu Antalya Bölge Sorumlusu (O.H.A)”

Evet sevgili kardeşlerim;

Mektubu okudunuz...

Ne diyorlar, ne anlatmak istiyorlar...

Bu tür mektuplarla kime sesleniyorlar?..

Ne şuursuzluk, ne gözü dönmüşlük!..

Bakın; Muhterem Gülen’in avukatları şimdi bana bir ulaşsa, “Mektup sahiden de imzalı mı?” diye sorsa...

“Elbette” diyeceğim...

Ve, kendilerine memnuniyetle teslim edeceğim!..

Sonra da...

Çatır çatır tazminat davası ve yüzde doksandokuz onda dokuz ihtimalle çatır çatır tazminat!..

VAKİT, yukarıdaki ifadelerin kendisiyle alâkalı olanlarından rahatsızlık duymaz...

Lâkin, Gülen ve avukatları, ohoooo..

Gülen’e CIA Ajanı demişsin, altında imzan bulunan mektupla;

“Bölücü” demişsin, hakaret yağdırmışsın...

Bunları nasıl ispatlayacaksın; bir dava açsalar, savcıya hakime ne söyleyeceksin?!..

Evet, evet...

Dengeyi kaybetmiş bunlar, fena dağıtmış

Ve açıkça görülüyor ki...

“Silivri sendromu” bilhassa kıyı şeridine fena yayılmış!..

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT