Kayıp Gazeteci Kadumi’nin Eşi ile Görüşme

25.06.2016 16:06
Kayıp Gazeteci Kadumi’nin Eşi ile Görüşme
Cemile Bayraktar, Yeni Şafak’taki köşesinde kayıp gazeteci Beşar Kadumi’nin eşi Arzu Kadumi ile yaptığı görüşmeyi yazmış.

Arzu Kadumi ile söyleşi...

Cemile Bayraktar / Yeni Şafak

Buruk bir ramazan ayı daha geçirdiğimiz doğrudur. Yanı başımızda devam eden Suriye Savaşı'na ait can yakan görüntüler her gün gündemimize düşüyor.

Beşar Kadumi de yaklaşık olarak 4 yıl önce Suriye'de görevi başındayken kaybolan bir gazeteci. Tüm çabalara rağmen kendisiyle ilgili somut haber alınamayan Kadumi'nin eşi Arzu Kadumi, sık sık aklıma gelen, halini hatırını sormak istediğim bir isim, sonunda bir fırsat buldum ve Arzu Hanım ile görüştük.

Arzu Kadumi, biri lise, diğeri de ilköğretim eğitimine devam eden iki çocuğunu yetiştiren ve aynı zamanda çalışan bir anne, eşinden 4 yıldır haber alamamış bir kadın. Buna bağlı olarak, Arzu Kadumi ile görüşmemizde ilk etapta pek de ne diyeceğimi bilemedim. Mevzu oldukça üzüntü verici olduğu için açıkçası tedirgindim. Ancak Arzu Hanım, beklediğimden çok daha vakur bir duruşu olan bir kadınla konuşuyorum hissine kapılmamı sağladı.

Arzu Kadumi'den dinlediğim kadarıyla henüz eşinden herhangi bir haber alabilmiş değil. Ancak Arzu Hanım, çok zor zamanlar yaşamış olsa da, bununla yaşamayı başarabilmiş.

"Evet, bu çok acı bir şey, yaşamayan anlamaz ancak bu Allah'ın takdiridir ve biz buna sabretmeliyiz, sabretmeye çalışıyoruz. Ben eşimin yokluğuna alışmak zorundaydım ve alıştım." diyor, Arzu Kadumi.

Arzu Kadumi, acısını hem bir eş hem de bir anne olarak yaşıyor. Çocuklarının ise kendi yaşlarına göre babalarının yokluğunun oluşturduğu boşluğu telafi etmeye çalıştıklarını söylüyor. Lise çağındaki oğlu biraz biraz durumu kabullenmiş ancak ilköğretim çağındaki kızı için durum biraz daha zormuş. Özellikle babalar günü, Kadumi ailesi için biraz sıkıntılı geçmiş...

Arzu Kadumi, vakur olduğu kadar örnek bir kadın, mücadelesi ve sabrı içerisinde daha güçlü kalmak adına bir kitap yazmış. Aslını isterseniz Arzu Hanım zaten Yazarlık Atölyesi'ne uzun zamandır devam ediyormuş ve yazmayı da planlıyormuş. Ancak bu acı olay, onu çalışmasına kısmen ara vermek zorunda bırakmış. Yine de yılmamış, hayata tutunabilmek için yazmaya devam etmiş ve ortaya öykülerden oluşan "Çal Bahtiyar" çıkmış.

Kitap çalışmasına gösterdiği özeni görünce, Arzu Kadumi'ye kendisinin yaşadığı süreci yaşayan kadınlar ile ilgili bir kitap çalışması yapmayı düşünüp düşünmediğini sordum.

Arzu Hanım, kendisinin yaşadığı sürecin acısını hafife indirmek, çocuklarına başında daha güçlü bir anne olmak için öyküler yazdığını, en azından şimdilik aynı acıları tekrar yaşamamak için öykü yazmaya sarıldığını, dolayısı ile böyle bir çalışma yapmayı düşünmediğini belirtti.

Coğrafya olarak dramı seviyoruz. Aslını isterseniz bunun dramın yakamızdan düşmemesiyle de alakası var. Elbet üzülüyoruz, canımız yanıyor ve bir yerlerimiz soluyor. Ancak nefes aldığımız müddetçe, insan olarak da, Müslüman olarak da bir şeylere tutunmak zorundayız. Hepimizin hayata bir geliş amacı var. Hayat içerisindeki imtihanlar, eğer o imtihan içerisinde çöküp kalmazsak atlatılıyor. Ve yalnızca kendimiz için değil, evlatlarımız, babamız, annemiz, kardeşlerimiz, sevdiklerimiz, yaşadığımız toplum için ayakta kalmak zorunda kalıyoruz. Ancak bu acı hali içerisinde bunu kendimizin görmesi pek mümkün olmuyor. Şu halde Arzu Kadumi, güçlü bir kadın olarak karşımızda örnek alınası haliyle duruyor.

Suriye Savaşı, binlerce can aldı. Geride binlerce yetim, öksüz ve dul bıraktı. Tarifi imkânsız acıların geride bıraktığı insanlara madden ve manen her türlü yardımı yapmak zorunda olduğumuz bir dönemi yaşıyoruz. O yardım gün geliyor kapısını çaldığımız Suriyeli bir anneye erzak götürmek oluyor. Gün geliyor yetim bir çocuğun başını okşamak oluyor. Gün geliyor, sabır ve tahammül noktasında dara düşmüş kadınlara Arzu Kadumi'nin yaptığı gibi örnek olarak destek olmak oluyor.

Arzu Kadumi ile olan görüşmemizde tahminlerimin çok üzerinde güç ve sabır sahibi bir kadın gördüm, Arzu, hayata dair örnek tavrıyla beni etkiledi. En büyük korkusu âilesini kaybetmek olan bana dahi bu söyleşiyle sabır ve tahammül örneği olan Sevgili Arzu'dan öğreneceğimiz çok şey var. Yalnızca acının incittiği bir kadın değil, acıyla mücadeleyi en güzel yol olan tevekkül ve yazı ile telafi etmeye çalışan bir kadın olan Arzu Kadumi'den öğreneceğimiz çok şey var.

Etiketler:
  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim