Katil Polisleri Hepsi Biliyordu

19.09.2011 11:06
Katil Polisleri Hepsi Biliyordu
Radikal’in dünkü haberi, 1996’daki tarihî Susurluk Zirvesi’nin sırrını ortaya döktü.

Eski Özel Harekâtçı Ayhan Çarkın’ın ifadeleri üzerine yeniden açılan Kumarhaneler Kralı Ömer Lütfü Topal cinayeti dosyasına gönderilen Çankaya Köşkü’ndeki Susurluk Zirvesi’nin tutanakları, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu’nun görevden alınma nedenlerini tartışma konusu yaptı. Yazıcıoğlu’nun, TBMM Susurluk Komisyonu’na verdiği ifadede cinayetle ilgili elinde ciddi bilgilerin olduğunu ancak bunları araştıramadan görevden alındığını söylediği ortaya çıktı.

Kemal Yazıcıoğlu’nun 27 Aralık 1996 tarihinde Susurluk Komisyonu’na verdiği ifadelere Taraf ulaştı. Yazıcıoğlu, ifadesinde cinayetten yaklaşık üç ay sonra yapılan bir ihbar üzerine Özel Harekât’ta görevli polisler Ercan Ersoy, Ayhan Çarkın ve Oğuz Yorulmaz’ın gözaltına alındığını bunun üzerine dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener’in İstanbul’a gelerek kendisiyle görüştüğünü, “Mesele nedir” diye sorduğunu, kendisinin olayı anlattığını, bunun üzerine “Birşey elde edebildiniz mi” diye sorduğunu yine kendisinin, “İhbar üzerine gözaltına alındıklarını henüz maddi bir delil elde edemediklerini” söylediğini Akşener’in de “O zaman bir de bizim Emniyet Genel Müdürlüğü bunları incelesin” dediğini anlattı. Akşener’in talimatıyla Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin’in İstanbul’a gelerek Ersoy, Çarkın ve Yorulmaz’ı götürdüğünü ancak basının görmemesi için turnikelerden teslim alındığını söyledi.
 

‘Deliller onları gösteriyordu’

Topal cinayetiyle ilgili araştırmalarını yürütürken elde ettikleri bilgilerin, yeniden aynı kişileri işaret ettiğini sonrasında Susurluk kazasının ortaya çıktığını belirten Yazıcıoğlu, elde ettikleri bilgileri, kanaatleri aktarmak için Cumhurbaşkanı Demirel ve Başbakan Erbakan ile görüştüğünü anlattı. Cinayetle ilgili kendisinde bir takım karineler bulunduğunu söyleyen Yazıcıoğlu, Komisyonun başkan ve üyelerinin ısrarlı sorularına karşın bu karinelerin ne olduğunu söylemedi. Raporda bu bölümler şöyle geçti:

“-Başkan Mehmet Elkatmış: Nedir Sayın Genel Müdür o karineler?

-K.Yazıcıoğlu: Efendim, onları şu anda izah etmem mümkün değil.

-Elkatmış: Yani, devlet sırrı olduğundan dolayı mı?

-K.Yazıcıoğlu: Hayır, bir sistem meselesidir.

-Elkatmış: Söz verdiğinizden dolayı mı?

-K.Yazıcıoğlu: Hayır efendim, hiç alakası yok, bir sistem meselesidir bu. Bunu açıklamış olmam o sisteme zarar verir, dolayısıyla teşkilatımı belirli noktada atalete uğratır; ama, bunu bu konuyu bilenler huzurunda gayet rahatlıkla açıklarım. Bu şekilde onların bunu yürütmesini sağlarım.

-Elkatmış: Bizim Komisyonumuz bu konularda yetkili.

-Yaşar Topçu: Kastettiği o değil.

-K.Yazıcıoğlu: Efendim, o konular başka...

-Elkatmış: Her şeyi bilelim ki, ona göre...

-Fikri Sağlar: Bu konuyu bilenlerle dediniz, kimler onlar?

-K.Yazıcıoğlu: Şimdi, bunun adını koymamız bile inanın doğru değil.”

 

Abdullah Çatlı’nın parmak izi

Yazıcıoğlu, Topal cinayetiyle ilgili olay yerinden bulunan kalaşnikof marka silahın iki şarjörünü birbirine bağlayan bantların üzerinde bulunan parmak izinin, daha önce Şahin Ekli sahte isimli pasaportla yurtdışına çıkmak isterken gözaltına alınan Abdullah Çatlı’nın parmak iziyle karşılaştırıldığını ve parmak izlerinin kesin olarak tuttuğunu belirtererek, “Abdullah Çatlı’nın bu olayda olduğu kesindir. Bu reddedilmez bir delil” dedi. Ellerinde cinayetle ilgili en somut bilginin bu olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu, Susurluk kazasının bir kaza değil planlı bir olay olabilme ihtimalini düşündüğünü de sözlerine ekledi.

İçişleri Bakanı Meral Akşener’e bilgi vermediği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyleyen Yazıcıoğlu, “Sayın Bakanımla iki sefer görüştüm. Bana iki sual sordu, birisi ‘sende kaset, bilgi, belge var mı?’ Ben de böyle bir şey yok efendim dedim. ‘Peki sen Mesut Bey’le irtibatlı mısın?’ Bu konuda irtibatlı değilim dedim. Sonra ayrıldım. Aradan işte, beş altı saat geçti, açığa alındığımı televizyondan öğrendim” dedi.

 

‘Ünal da görevden el çektirildi’

Yazıcıoğlu, Demirel, Erbakan ve Akşener ile yaptığı görüşmelerde, soruşturmanın daha derinlikli yürütülebilmesi halinde 10-15 gün içinde bir sonuç alabileceklerini, olayın da bir kaç ay içinde bütün yönleriyle açıklığa kavuşacağını söylediğini ancak sonrasında görevden el çektirildiğini söyledi. Kendisiyle birlikte olayı soruşturan asayişten sorumlu yardımcısı Bilgi Ünal’ın da görevden alındığını kaydeden Yazıcıoğlu, bunun ardından İstanbul Emniyeti’nde hiçkimsenin hiçbir olayın üstüne gidemediğini belirterek, “Eğilemiyorlar, çekiniyorlar, tedirginlik var. Bu açıktır. Lütfen bunu bilin” diye konuştu.

 

Sağlar: Bildiği için görevden alındı

Yazıcıoğlu, Bakan Akşener ile görüşmesinde kendisine, “Bu işin ucu nereye kadar gider” diye sorulduğunu kendisinin de, “Bilemiyorum, nereye kadar giderse” şeklinde yanıt verdiğini söylediğini belirtti. Fikri Sağlar’ın “Bu iş nereye kadar gider peki, biz de soralım?” sorusuna Yazıcıoğlu, “Müsaade ederseniz bir yorum getirmeyim ben hiç” yanıtı verdi. Kemal Yazıcıoğlu’nun ifadelerini Taraf ’a değerlendiren Komisyon üyesi Fikri Sağlar, “Yazıcıoğlu, Topal cinayetini bildiği için görevden el çektirildi” dedi. Sağlar, Yazıcıoğlu’nun Mesut Yılmaz’a yakın bir isim olarak bilindiğini ve Mehmet Ağar ile ciddi bir rekabet içerisinde olduğunu kaydetti.

 

Katilleri hepsi biliyordu

Eski Özel Harekât Polisi Ayhan Çarkın’ın ifadeleri üzerine Kumarhaneler Kralı olarak bilinen Ömer Lütfü Topal cinayeti soruşturmasında, üç özel harekâtçı polisin cinayette yer aldığının dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu tarafından Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Nemettin Erbakan’a aktarıldığı ve konunun Çankaya Köşkü’ndeki zirvede tartışıldığı ortaya çıktı.

Radikal ’in haberine göre Topal cinayetini soruşturan Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel’in talebi üzerine İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından gönderilen dosyadan 22 Aralık 1996 tarihinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in başkanlığında Çankaya Köşkü’nde yapılan tarihi ‘Susurluk zirvesi’nin 75 sayfalık tutanakları çıktı. Tutanaklarda, Demirel, iktidar ve muhalefet liderlerinin bir araya geldiği toplantıda, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu’nun görevden alınmasına ilişkin tartışmaların yaşandığı ortaya çıktı.

Tutanaklara göre zirvede şöyle bir tartışma yaşandı:

“Cumhurbaşkanı Demirel: Elinizde ne kadar mahrem bilgi varsa burada açıklayın.

Başbakan Necmettin Erbakan: İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu bana gelip Ömer Lütfü Topal’ı üç özel tim görevlisi polisin öldürdüğünü söyledi.

Demirel: İstanbul’a gittiğimde vali ve emniyet müdürü geldi. Yazıcıoğlu bana da üç özel tim görevlisinin Topal’ı öldürdüğünü söyledi.

Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller: Biz Yazıcıoğlu’nu Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na bilgi verip bize bilgi vermediği, elindeki bilgileri savcılığa iletmediği için görevden aldık. Sayın Yılmaz bir çok şey söylüyor. Siz Abdullah Çatlı’yı tanımıyor musunuz? Senin kongrende senin için çalışmadı mı? Seninle birlikte çekilmiş fotoğrafları var.

ANAP lideri Mesut Yılmaz: Biz buraya polemik yapmaya gelmedik.

Erbakan: Buradaki konuşmaları gizli tutalım, kamuoyuna açıklamayalım.

Yılmaz: Neden gizli tutuyoruz böyle bir kararımız yok ki.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Evet böyle bir kararımız yok.”

FARUK AKTAŞ / TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim