1. YAZARLAR

  2. Hasan Karakaya

  3. Kartelde İsrail aşkı... Bunları Haaretz bile yazmaz!
Hasan Karakaya

Hasan Karakaya

Yazarın Tüm Yazıları >

Kartelde İsrail aşkı... Bunları Haaretz bile yazmaz!

A+A-

Herhalde sizlerin de dikkatinizi çekmiştir...

Ne zaman “İsrail aleyhinde” bir hava oluşsa, ne zaman İsrail’e “tu kaka” denilse; “Bizim İrlandalılar” hemen devreye giriyor ve başlıyorlar “İsrail lehinde” yazılar döşenmeye...
Herhalde hatırlarsınız;
Bu yılın Ocak ayı ortalarında vizyona giren “Kurtlar Vadisi Filistin” filmi dolayısıyla da, ne yazılar döşenmişlerdi.
“İsrail aşkı” gözlerini o kadar kör etmişti ki; daha “Kurtlar Vadisi Filistin’in fragmanları” gösterilirken ateş püskürmeye başlamışlardı;
“Bu film, Türk-İsrail ilişkilerine zarar verir... Bu film, gösterimden kaldırılsın!”
Malûm, aynı tavrı, Davos’taki “One Minute” olayında da göstermişlerdi... “Eyvah” diyorlardı; “Erdoğan’ın bu çıkışı, Türk-İsrail ilişkilerine zarar verir!”
İstedikleri şuydu:
“İsrail’e zarar gelmesin!”
HAARETZ BİLE İSRAİL’İ SUÇLAMIŞTI!
İnanır mısınız;
“İsrail basını” bile bu kadar “kör” değildi!.. Bizim İrlandalılar, kraldan da kralcı!..
Bilmem hatırlar mısınız;
“Mavi Marmara Saldırısı”nı soruşturmak üzere İsrail Hükümeti tarafından oluşturulan bir komisyon, “7 aylık çalışma”nın ardından, geçen Ocak ayında bir “rapor” hazırlamıştı!..
Emekli Yargıç Yaakov Turkel tarafından hazırlanan rapor için, İsrail’in Haaretz gazetesi ne diyordu biliyor musunuz;
“Yaakov Turkel, kendisini atayan Benjamin Netanyahu’nun rüyasını gerçekleştirdi.. Komisyon, Mavi Marmara Komisyonu değil de, Netanyahu Komisyonu olarak adlandırılsaydı, ancak bu kadar iyi bir rapor hazırlayabilirdi.
Bu rapor, İsrail’i tamamen temize çıkaran bir rapor olmuştur!
Turkel Raporu’nun zayıf tarafı; sadece iyi olması değil, çok çok iyi olmasıdır...”
O günlerde bunları yazan Haaretz gazetesi, yazısını şöyle bitiriyordu:
“Evet; rapor çok çok iyi de, durum kötü!.. İsrail Hükümeti, bu olayda hiç de akıllı davranmamıştır!.. Akıllı bir hükümet; kendisini aklamaya değil, Türkiye ile arasını düzeltmeye çalışırdı!”
Düşünebiliyor musunuz;
Haaretz, gibi bir “İsrail gazetesi” 8 ay önce bunları yazmış ve Netahyahu Hükümeti’ni “akılsızlık”la suçlamış!..
“Çünkü” demişti;
“Akıllı bir hükümet, kendisini aklamaya değil, Türkiye ile arasını düzeltmeye çalışır!”
İÇİMİZDEKİ GİZLİ KİPPALILAR!
Aradan geçti 8 ay...
Gayet açık ve net ki;
BM tarafından hazırlanan “rapor” ile “Netahyahu’nun diktesi” ile hazırlanan rapor arasında hiçbir fark yok!..
“Netanyahu Komisyonu”nun hazırladığı rapor da İsrail’i aklıyordu, BM’nin raporu da!..
Peki, bu durumda Türkiye ne yapacaktı?.. Elbette “gerekeni” yapacaktı... Çünkü, Türkiye’nin eli armut toplamıyordu!..
Gittikçe şımaran, şımardıkça azgınlaşan, azgınlaştıkça küstahlaşan, küstahlaştıkça saldırganlaşan İsrail’e, bir ders verilmeliydi.
Türkiye, önceki gün, işte o “gerekeni” yaptı ve İsrail’le ilgili “5 yaptırım” kararı aldı... Bu kararlardan en önemlileri; “İsrail ile yapılan askeri anlaşmaların iptal edilmesi” ve “Doğu Akdeniz’de seyrüsefer serbestisi için gerekli gördüğü her tedbiri alma” kararlılığı idi...
İşte bu kararlar;
“İsrail’den de İsrailci” olan “içimizdeki İrlandalılar” tarafından “tepki”yle karşılandı...
Dediğim gibi;
Haaretz gazetesi bile bunlar kadar “İsrailcilik” yapmadı, hatta Netanyahu Hükümeti’ni “akılsızlıkla” suçladı!..
Hayatlarında “takke” takmamış bizim “beyni kabuklular ve gizli kippalılar” ise; “BM’nin ucube Raporu’nu ve İsrail’in küstahlıkları”nı eleştirmek yerine, “İsrail’den de İsrailci” kesilip, dediler ki;
“Siz yok saysanız da, o karar bir BM kararıdır!”
Ulan embesil, ulan ebleh;
Nice “BM kararı” var ki, onların hiçbirini uygulamadı İsrail?.. O kadar “çağrı”lar yapıldı İsrail’e... Hangi birisine uydu?..
“Gazze’ye saldırıyı durdur” dediler,
Durdurmadı!..
“Ablukadan vazgeç” dediler,
Vazgeçmedi!..
“İşgal ettiğin topraklardan çık ve yeni yerleşim yerleri kurma” dediler;
Hiç birisini yerine getirmedi!..
“BM kararları”nın hepsini bir “paspas” gibi çiğnedi, üzerinde tepindi!..
Demek oluyor ki;
“BM kararları çiğnenmek için var”dır!.. O halde, Türkiye de, bırakın “yok” saysın!..
ESKİ TÜRKİYE’NİN PROSTATLI KAFALARI!
Kimi de demiş ki;
“Dışişleri Bakanı’nın tepkili kararlarına baktığım zaman, ister istemez şunu düşünüyorum: Aklımız da, boynuna poşu sarıp, Gazze’ye mi gitti?.. Yazık oluyor Türkiye’ye!.. İsrail’in Türkiye’ye yönelik tehditleri yabana atılamaz!.. Çünkü, İsrail’in de eli uzundur!.. Türkiye’nin Amerika’yla ilişkilerini bozmak, Amerikan Kongresi’nde 1915 dahil Türkiye’yi ilgilendiren meseleleri kurcalamak, Kürt sorunu ve PKK konusunu azdırmak gibi manevra alanları vardır İsrail’in ve Türkiye’nin canını acıtabilir. Türkiye bugüne kadar ki tepkilerinde de haklıdır. Fakat bir ama eklemek gerekir. Uluslararası ilişkilerde haklı olmak her zaman her şey demek değildir.”
Görüyor musunuz şu yazılanları?..
Dikkatinizi çekerim;
Bu yazılar Tel Aviv’de değil, İstanbul’da yazılıyor!.. Bu yazılar Haaretz’de değil, “kartel gazeteleri”nde yayınlanıyor!.. Bu yazıları “Mişon”lar değil, maalesef “Mehmet”ler kaleme alıyor!..
Ne “onur”ları var, ne “şeref”leri!..
Bu “kafa” var ya;
Bunlar; “Eski kafa”lardır!.. Ya da; “Eski Türkiye’nin eski kafaları!”
Bunlar, “prostatlı kafa”lardır!..
“Prostat kanseri” beyinlerinin her tarafını sarmış da, haberleri yok!..
Belli ki;
Boyunlarına taktıkları “fular”lar da, adına “kravat” dedikleri “yular”lar da, İsrail’in elinde!.. İsrail nereye çekerse, oraya gidiyorlar!..
Hani, “İsrail beslemesi” desem; bu satırlar “parayla” bile yazılmaz!.. Bunlar “besleme” değil, “aşık”lar!.. “İsrail’e aşık”lar!..
Her aşık gibi;
Bunların da gözleri “kör!”
O kadar “kör”ler ki;
Ne “değişen dünya”dan haberleri var, ne de “Yeni Türkiye”den!.. Kafaları, hâlâ “eski”lerde!.. Hâlâ, “Bu Türkiye hiçbir şey yapamaz azizim!” kafasındalar!..
Oysa, dün “toplu iğne” bile yapamayan Türkiye, bugün kendi “uçak ve tank”larını yapma seviyesine geldi!..
Dünkü Türkiye; “kendi halkıyla savaşan” bir ülkeydi ama bugün “dünyaya kafa tutacak” güçte!..
Bunlar alışmış; “At kuyruğunda sinek gibi” yaşamaya!..
Onursuzca!.. Şerefsizce!..
Oysa, bugünkü Türkiye; “Akdeniz’de ben de varım!” diyor ki; bu “başkaldırı”nın kösteklenmesi değil, desteklenmesi gerekir!..
Tabiî bu, “mert”lerin işidir,
“Namert”lerin değil!..
DÜNYA BASINI, İSRAİL’İ UYARIYOR
“İsrail sevdalıları”nın neler yazdığını aktardığımıza göre, şimdi de gelelim, “dünya basını”nın neler dediğine...
Bakın, “dünya basını” ne diyor:
“İsrail, Ortadoğu’daki müttefiklerini kaybediyor” diye yazan İspanyol gazetesi El Pais, demiş ki; “Bir şey kesin: Kriz, Türkiye’ye olduğu kadar İsrail’e de zarar veriyor... İsrail’e zarar veriyor, çünkü, BM’nin Filistin devletini tanıma kararı almaya yakın olduğu bir dönemde daha fazla yalnız kalma lüksüne sahip değil.”
İngiliz gazetesi Times:
“Büyükelçisi atılırken, İsrail bölgede gittikçe yalnızlaşıyor!.. Türkiye’yi kaybetmenin yanı sıra; İsrail’in bu yıl Mısır’la da ilişkileri kötüleşti... Arap baharındaki istikrarsızlık, bölgedeki güç dengelerinde ciddi kaymalara neden oldu ve Suriye rejiminin çökmesi, İsrail’in kuzey sınırında daha fazla ayaklanmaya neden olabilir.”
Bu da Financial Times’ın yorumu:
“İsrail; özür dilemeyerek ve tazminat ödemeyerek hata yaptı... Türkiye ile ilişkiler, İsrail için önemli ve bu rapor, krizin çözülmesi için bir çıkış yoluydu.”
Berlin’de yayınlanan “B.Z” gazetesi de; “Büyükelçinin sınır dışı edilmesi İsrail’i tehlikeye sokacak ve dışlayacak” başlığıyla bir yorum yayınlamış...
Görüyorsunuz değil mi;
Adamlar, Türkiye’yi tam olarak desteklemiyor ama, hiç olmazsa; “İsrail’in yalnızlaştığını ve tehlikeli bir sürece girdiğini” söylüyor!..
“Bizim İrlandalılar” ise;
İsrail’e toz kondurmuyor!..
GENLERİNDEN ŞÜPHEM VAR!
İşte bu “yorum”lardan sonra, “Bizim İrlandalılar”ın “gen”lerini ve “meşrep”lerini çok daha fazla merak etmeye başladım...
Bu yazıları okuyunca;
O “film sahnesi”ni hatırladım.
Geçtiğimiz Ocak ayında vizyona giren ve “Said Nursi Hazretleri’nin hayatı”nı konu alan Hür Adam filminin bir sahnesinde; bir “Kürt” olmasına ve başına ne geldiyse “Kürtlüğünden” dolayı gelmiş olmasına rağmen, Said Nursi Hazretleri diyordu ki;
“Beni sürgün edenlere, bana işkence yapanlara, beni susturmak ve öldürmek isteyenlere baktım da, hiçbiri Türk değildi!.. Çünkü, yüzyıllarca İslâm’ın bayraktarlığını yapan Türkler, bir Müslümana bunları yapamaz!”
Sahi; İsrail, “Mavi Marmara’da 9 Türk’ü katlederken” hâlâ o “ucube rapor”u onaylayan ve hâlâ “İsrail’in katliamını meşru gören” adamlar; kimdir, necidir ve neyin nesidir?..
“Müslüman’a yapılan zulmü alkışlayan” adamlar “Müslüman” olabilir mi?..
Kararı sizlere bırakıyorum!..

Kızım sana söylüyorum!..
Önceki günkü Zaman’da Başmüzakereci Egemen Bağış’la yapılan röportajı okuyunca; “Demek ki” dedim; “Türkiye’nin B Plânı zaten hazırmış... Bu plânı uygulamaya koymak için BM Raporu beklenmiş!.. Bu rapor lehimize çıksaymış da, İsrail’e bir bedel ödetilecekmiş!..”
Böyle düşünmeme sebep olan, Egemen Bağış’ın şu sözleriydi: “Akdeniz’de 1 Ekim’de petrol aramaya başlayacağını duyuran Kıbrıs Rum Kesimi, yasadışı bir işe soyunmuştur... Çünkü o sular, onlara ait değildir!.. Eğer bunu yapmaya kalkarlarsa; Türkiye de uluslararası hukukun kendine verdiği hakkı sonuna kadar kullanır, gereğini yapar!”
Meselâ ne yapar Türkiye?.. Egemen Bağış, onun da cevabını veriyor: “Deniz Kuvvetleri’ndeki askerlerimizin eğitimi ve techizatını; bu orduyu bunun için kurduk!.. Her türlü opsiyon masadadır, her şey düşünülebilir!”
Yani?.. Yani, Rum’ların petrol” aramasına “müdahale” eder!..
Öyle ya, “Donanma”lar bunun için var!..
Peki, Rumlar, Akdeniz’de yalnız başına mı arayacak petrolü?.. Elbette hayır!.. Rumlar ile İsrail arasında; “Bulunacak petrolü ortak işletelim” şeklinde bir “anlaşma” var!.. Yani, o petrolü İsrail arayacak, bulunca da ortak işletecekler!.. Almanya ve Fransa ise; iştahları kabarmış vaziyette diyor ki; “Bu işe bizi de dahil edin, birlikte yapalım!”
Sizin anlayacağınız; Türkiye’nin önceki gün açıkladığı “Akdeniz’de ben de varım” kararı, biraz da bu “petrol arama” meselesiyle ilgilidir!..
Egemen Bağış’ın; “Rumlara müdahale ederiz” sözlerinin altında da; “İsrail’e mesaj” vardır!.. Tabiî, anlayana!..

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT