Karmaşıktır bu mesele...

07.10.2010 00:00

Atilla Özdür

Bursa olayının sol açık yazarı Özlem Hanım merak ediyorlar;Az gelirli çok çocuklu ailelerin oturduğu, yoksulluğun ve yoksunluğun kol gezdiği, kayıtdışı emek depolarındaki sandıklardan AKP çıkıyor...

 ‘Buralarda AKP’ye çıkan oy, yoksullukla doğru orantılı’ Bu nasıl iş...
AKP’li olmadığımız gibi sol ile de bir gönül bağımız yok... Bu hususu belirterek başlayalım, niye bu böyle...

Cumhuriyet rejim olmayıp, yönetim biçimidir. Türkiye’de Cumhuriyet pratiği tepeden devrim biçiminde faşizm şablonuna oturtularak uygulandı. Asker, sivil, bürokrat ile İzmir İktisat Kongresi onaylı sermayenin oluşturduğu elit tripot, Sakaraya, Dumlupınar, Çanakkale ve 9 Eylül’de şehit düşenlerin kendilerine şehadeti kucaklatan ideolojilerini, duygularını ve sevdalarını takozlamakla işe koyuldu...
Elit tripot, Orhan Gencebay’ı hem yarım asır avansla, hem de tersinden yorumlayarak, ‘mutluluğu kendine tahsisleyerek yoksulluğu ve yoksunluğu da şehitlerin ahvadına’ yükledi...
Peygamber Efendimiz’in aguşunu açarak kucakladığı şehitlerimizin ardılları kara faşizmin örtülediği derin bir yoksulluk girdabına hapsoldu...
Tabii bunlar Müslüman olduklarından, perişanlık, fukaralık ve pejmürdelik de bunların diniymiş gibi algılandı...

İkinci Cumhuriyet’in Müslümanları, biraz çirkin ve kaba kaçsa da gerçek böyledir, Amerika’ya bir teşekkür borçları bulunmakta. Çünkü, çok partili düzene geçişte İsmet İnönü’nün topraksız köylüye toprak tahsisine kalkışmasının yanında, ABD’nin de çok partili sistem yönünde istek ve ricaları bulunmakta...
Malum, Demokrat Parti’nin kurulup iktidara gelmesiyle, elitin, ahıra ve depoya tahvil ettiği camiler de yeniden ibadete açıldı...
Bu açılım, elitin ikinci sınıfa indirgediği Muhammedi yolun yolcularını, sömürge ekonomisi modeliyle de olsa şehirlere akarak ‘yolunu bulan takımına’ da zenginleşmenin kapısını araladı...
Erken Cumhuriyet’in ekonomiyi devletçiliğe programlattıran elit faşizmi, bu politikayı pazar ekonomisiyle ikame ettikten sonra gemi azıya alan tüketim ağırlıklı kalkınma faaliyetleri, birinci nesil devlet zenginleriyle birlikte her devrin kendi yandaşlarını aşırı derecede birikim sahibi ederken; Gayri Safi Milli Hasıla dengesi adına, yol yordam bilmez göçmen takımını da haliyle yoksullaştıracaktı...
Ve yoksullaştırdı da...
Sanırız Bursa olayından sol açık yazar Özlem Nanım’ın, aslında biliyor olmasına rağmen kendisini çözememiş gibi gösterdiği sualin çözümüne burada gelmiş bulunuyoruz...
Kapitalist birikimin büyük şehirlerin çarpık ve kaçak mahallerine Anadolu içlerinden göçe zorladığı insanlar, çoğunlukla Dumlupınar, Sakarya ve Çanakkale’lerde toprağa düşenlerin fikri ve imani ardılları olup erken Cumhuriyet faşizminin de kendilerini ikinci sınıf insan mualemelesine tabi tuttuğu insancıklar...
AKP ise, söz konusu faşizmin tozunu dumanına katmak için yıllardır uğraş verdiği ‘Milli Görüş’den neşv-ü neva bulmuş insanların politika oynadığı bir kulvar...
Yoksul, buna ısınık, öbürüne soğuk...
Öbürüne niye soğuk, onun da cevabı basit... Zira öbürü kendini hâlâ 1930 ve 40’larda görüyor... Başörtüsünden bahis açıldığında, epilepsi krizi tutmuş hastalar misali kaskatı kasılıp kalıyor...

Özlem Hanım kızımız soruyorlar,
‘Eşyanın tabiatı gereği seçmenleri olması gereken bu insanları AKP’ye ikram eden ve sonrasında da peşlerine düşme gereğini bile hissetmeyen, yoksunluklarını sorgulamaktan dahi aciz kalan yılların CHP’si sola ne kadar açılabilir’...
Haydi diyelim CHP, yeni muhalefet stratejisiyle takiyye yaparak iktidara geldi... Yoksulluk ve yoksunluğun kökünü kazıyabilecek mi?..
Bu amaçla elitin sermaye kanadının tükettirme ihtirasını, uygulayacağı ekonomi politikaları yardımıyla köstekleyebilecek mi?..
Daha açıkçası reklamlara sınır çekebilecek mi?..
Türkiye’nin meselesi ne sol, ne de sağ ya da AKP veya CHP ile halledilebilir bir mesele değildir... Ne sağımızda, ne de solumuzda, ne ahlâk vardır, ne de vicdan kalmıştır...
Faks: (0224) 331 89 66

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim