Kararı; 6 saatte değil 10 dakikada verdiler!

10.06.2008 03:17

Ali İhsan Karahasanoğlu

Siz; başörtü yasağı ile ilgili düzenlemenin iptal edildiği günkü Anayasa Mahkemesi’nin çalışma takvimini nasıl biliyorsunuz?

Anayasa Mahkemesi sabah toplandı.. Öğlen kısa bir ara verdi.. Sonra tekrar toplantıya geçip, toplam 6 saatlik görüşme sonrasında Anayasa’nın 10 ve 42. maddelerindeki değişiklik ile ilgili olarak kararlarını verdiler..
Öyle mi?
Yapılan haberler öyle..
Peki gerçekler öyle mi?
Değil..
Mahkemeyi telekulak usulü dinlemiş falan değilim. İçeriden birileri ile de görüşmedim.
Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesine baktım ve bambaşka bir gerçekle karşılaştım.. 
Meğerse Anayasa Mahkemesi, o gün bir değil, toplam 9 dosyayı birden görüşmüş. Ve dolayısıyla, başörtü yasağını kaldıran Anayasa değişiklikleri için, benim tahminime göre 10 dakika bile görüşme yapılmamış olmalı...
Demek ki, herkesin kafasında, kendi kararı hazırmış!
Albayların da... Sivillerin de..
Karar kafalarında hazır olarak salona girmişler, öyle uzun uzun tartışmalardan sonra değil, tak diye kararı vermişler, iş bitmiş..
“Tak” diye kararı verdiklerine göre, hele hele içeride albaylar da olduğuna göre, birileri de mutlaka “şak” demiş olmalı..
Kararı açıklamışlar ve çıkmışlar..
Siz de sanıyorsunuz ki, Anayasa Mahkemesi heyeti, 6 saat boyunca konuyu tartıştılar ve bu uzun görüşmeden sonra çıktı bu karar!
Oysa 10 dakikada alınmış karar..
Ben demiyorum, Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesi söylüyor bunu..
İşte; internet sitesinde yer alan bilgilere göre, 5 Haziran 2008 günü Anayasa Mahkemesi’nin incelediği dosyaların listesi:
1) Şuhut Asliye Ceza Mahkemesi’nin, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin iki fıkrasının iptali  ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemli davası.. Karar: a) Esasının incelenmesine, b) Yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına..
2) Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin, Türk Medenî Kanunu’nun 497. maddesinin son fıkrasında yer alan “çocuğuna”, “çocuğu” sözcükleri ile 499. maddesinin (3) numaralı bendinde yer alan “çocukları” sözcüğünün iptaline ve bu sözcükler yerine “alt soyu” ifadesinin eklenmesine karar verilmesi istemi. Karar: a) Esasının incelenmesine, b) Yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına...
3) Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nin  5620 sayılı Kanun’daki iki fıkranın bazı kelimelerinin iptaline karar verilmesi istemi. Karar: Esasının incelenmesine..
Diyeceksiniz ki; “Ne var ki bunlarda? Esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurmanın sonra düşünülmesine.. Klasik kararlar.. Hepsi 10 dakikada karara bağlanır zaten..”
Durun, devam ediyor görüşülen dosyaların listesi..
Bu da dördüncüsü: Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Türk Ceza Kanunu’ndaki iki fıkranın iptaline karar verilmesi istemi. Karar: a) TCK’nın 102. maddesinin (5) numaralı fıkrasının davada uygulanacak kural olmadığından, Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, b) 103. maddenin (6) numaralı fıkrasının esasının incelenmesine, c) 2007/96 esas sayılı dava ile birleştirilmesine...
Devamında da, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin açtığı dava reddedilmiş, Danıştay Beşinci Dairesi’nin açtığı davanın ilk incelemesinin yapılıp, esas hakkında karar verilmek üzere incelemenin devam edilmesine karar verilmiş.. Ne oldu toplam dosya sayısı? 6 değil mi?
Devam ediyoruz, bu sefer de CHP’nin açtığı  bir dava var. Onda da esasın incelenmesine, yürürlüğün durdurulmasının daha sonra düşünülmesine karar verilmiş.
8. dosya da Çorum İdare Mahkemesi’nin.. Onun da esasının incelenmesine karar verilmiş.
Ve gelinmiş meşhur Anayasa değişikliği ile ilgili açılmış davaya..
O dava da, malumunuz olduğu üzere, “iptal ve yürütmenin durdurulması” şeklinde karar altına alınmış.
Mahkemenin internet sitesinden aldığımız bilgiye göre, bir ayrıntı daha var.. O günkü diğer dosyaların görüşülmesi gündemine, son anda eklenmiş başörtü ile ilgili düzenlemenin iptali dosyası..
Evet, Anayasa değişiklikleri öncelikle incelenir ama, zaten diğer gündem de, birkaç gün öncesinde belli olmuştu.. Hemen alelacele 5 Haziran’a bu dosyayı da sıkıştırmanın bir anlamı olmalı!
Ki vardır mutlaka..
“Tak”/“şak” gibi mesela..
5 Haziran’daki,Harbiye Orduvevi’ndeki şarkılı törene yetiştirilmesi mesela..
“Yok canım” mı diyorsunuz? Daha durun, ne gerçeklerle karşılaşacaksınız..
Bu tür kararların, hep saat 17.00 gibi açıklanmasının, sizce bir anlamı olabilir mi?
“Yargı kararıdır. Saygı göstereceğiz. Mahkeme bu” türünden söylemlerle itiraz edenler, önce bu enteresan tesadüfü(!) izahtan işe başlasalar iyi olacak!
Gerçekten de, kararlar niye, hep mesai saati bitimine doğru açıklanıyor? 
Hani karar “Türk Milleti” adına veriliyordu ya..
Türk Milleti’nin tepki vereceğinden, piyasaların altüst olacağından falan mı korkuluyor!
Sizin iddianıza göre, halkın büyük çoğunluğu, zaten bu kararı bekliyordu ya.. Halk size destek veriyordu ya... Ne güzel işte, kararı şöyle sabah 10.00 falan gibi bir açıklasanız ya.. Halk sokağa dökülüp, sevinç gösterileri yapar belki.. Kimbilir, döviz tabana vurur, borsa coşar..
Kendinizden çok emin iseniz, sabah açıklayın şu kararı da, bir görelim... Bakalım, millet nasıl tepki veriyor karara.. Türk Milleti, sizden yana mı, mahkum ettiklerinizden yana mı, görelim..

 

Vakit gazetesi

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim