Kara Salı...

16.05.2014 00:04

Merve Şebnem Oruç

Kelimelerin hiçbir ağırlığı yok. Kolay kuruluyor cümleler, kolay alınıyor 'acı' ifadesi ağızlara, kolay öfkeleniliyor ama kolay yaşanmıyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Ateş yazarak tarif edilmiyor. 'Anlıyorum,' diyorsunuz ama anlayamıyorsunuz. Hangi kelimeye başvursanız hafif kalıyor. 'Acılarını paylaşıyorum' diyorsunuz ama gerçekte paylaşamıyor, acıyı hafifletemiyorsunuz. Kelimelerde hapis kalıyor her cesaret.

Üzüntümüz, yutkunarak iyi haber bekleyişimiz, can pazarında kalanların ve dışarıda kuş gibi titreyerek onları bekleyen yakınlarının yaşadığı acının milyonda biri bile değil. Utanıyorsunuz.

Soma'da yaşanan maden faciasında çokça sınav veriliyor. Mahsur kalanların sınavı, yakınlarının sınavı ayrı, yetkililerin ve biz şahitlerin sınavı ayrı... Girmediğimiz sınava girmiş gibi, yaşamadığımız acıyı yaşıyormuş gibi yapmamız, kendi sınavımızda başarısız olmamıza neden oluyor. Bizimkisi insanlık sınavı... İlk test insan olmak... O acıyı anlamaya çabalasak da anlayamayacağımızı bilmek, bulunduğumuz konumda elimizden geleni yaparak destek vermek, inancımıza göre dua etmek ve acılı ailelerden rol çalmamak.

Bu sınavda üstün başarı elde edemiyorsak da sınıfta kalmamayı denemek gerek. Daha yerin iki bin metre altındaki sınav bitmemişken, faciayı siyasi fırsata dönüştürmek ve bu çabayı söze, harekete dökmek, insanlık sınavında baştan kaybetmek demek...

'Sorumlular bulunmalı ve hesap vermeli...' Bunun aksini söyleyen de muhakkak insanlık sınavında kaybedecek. Ancak, kurtarma çalışmaları devam ederken, nefesler tutulmuş bir can, birçok can sağ kurtulabilsin diye beklenirken ilgiyi hesaplaşmaya çeken de kazanamayacak. Bir bina yangınında önce içeridekileri mi kurtarmaya çalışırsınız, bina yöneticisini mi döversiniz? İnsanlık sınavında başarılı olup olmadığımızı olaylara yaklaşımımızdaki sıralamamız, müdahale tercihlerimiz belirliyor, belirleyecek.

Bugün yas günü... Bugün hayatını kaybedenlere saygı duyma, yakınlarının acılarına değer verip susma günü. Bugün onlardan rol çalmama, feryadı onlara bırakma günü... Bugün düşünmeden konuşmak yerine konuşmadan düşünme günü... Bugün yetkililerden hesap sorma değil, yetkililerden daha hızlı davranmalarını, bir can daha fazla kurtarmalarını bekleme günü... Bugün saygı yetini kaybettiysen bile, sıranı bekleme günü...

Bekleyin aşağıdakiler yukarı çıksın. İnsanlar kayıplarıyla vedalaşsın, onları toprağa versin. Bekleyin ki, kardeşinin cesedi soğumadan tahta çıkmaya çalışan prenslerden farkınız olsun. Yas bitince hesap sormanın, sorumluyu bulup cezalandırmanın vakti gelecek. İhmalse ihmalin yapanların, sabotajsa sabotajın peşine düşülecek. O zaman, siyasi fırsat kolluyorsanız dahi, kavganızın kıymetini artacak.

Lakin böyle başlayamadık. Soma'daki facianın ardından özellikle sosyal medyadaki bazı popüler hesaplar insanlık sınavının başında küme düştü. Ve bu tablo bana 2012'de Kuzey Amerika'nın doğusunu vuran Sandy kasırgasıyla ilgili tweet'leri ve ardından çıkan tartışmaları anımsattı.

Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan araştırma, felaket sürecinde atılan tweet'leri incelemiş ve buna göre bir rapor yayınlamıştı. Buna göre, 29-31 Ekim 2012 tarihleri arasında kasırgayla ilgili olarak atılan tweet'lerin %34'ü haber ve bilgi paylaşımı, %25'i video ve fotoğraf paylaşımı içerirken, Twitter kullanıcılarının tweet'lerin %13'ü dua ve umut içerikliydi. Öte yandan, tweet'lerin %14'ünde felaketle ilgili şakalar, %9'unda politik yorum ve tartışmalar, %5'inde ise coşku vardı.

Ancak, haber ve bilgi paylaşan yüzdenin içerisinde yalan tweet'ler de yer alıyordu. Örneğin Wall Street analisti Shashank Triphati, kasırga sürerken New York Menkul Değerler Borsası'nın işlem katının sular altında kaldığını yazdı. Bu yalan tweet, CNN, Weather Channel, New York Magazine gibi sosyal medya kanalları aracılığıyla paylaşılınca kaos büyüdü. Triphati, aynı zamanda Cumhuriyetçi aday Christopher Wight'ın seçim kampanyasını yürütüyordu. Bir süre sonra yalan tweet'lerinin topladığı tepki nedeniyle yaptığı hatanın sorumluluğunu üstüne alarak görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Ve ABD'de sorumluluk gerektiren zamanlarda yayılan yalan tweet'ler üzerinden yapılan sosyal medya eleştirileri uzun süre gündemde yer aldı, bugün hala tartışılıyor.

Rakamlarla ABD'de sosyal medyanın insanlık sınavının sonuçları bu şekildeydi. Peki, bizim insanlık sınavımızın sonuçları nasıl olacak?

(İlk yazılar zordur. Bir yıla yakın zamandır Yorum Haber sayfasında düzenli olarak yazdığım Yeni Şafak'ta bu sayfadaki ilk yazım yaşadığımız facia nedeniyle çok daha zordu. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Ülkemizin başı sağ olsun.)

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim