Kara kedi nerede

07.01.2010 19:36

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Soru: Sevgili Sivilay Abla, diyelim ki kara bir kediniz var. Ankara’da gezerken kozmik oda mıntıkasına kaçıyor. Kafanızı uzatıp, “hey nöbetçi, kara kedimi gördün mü” diye sorduğunuzda alacağınız cevap ne olur? (Emine Demir)

Cevap:
Sevgili Emine, alacağın cevap “Gördüm, ağaca çıktı” olur. Peki, “Ağaç nerede” diye sorarsan baltanın kestiğini öğreneceksin. Baltanın izini sürersen karşına suya düştüğü gerçeği çıkacaktır. Suya doğru yöneldiğinde çoktan bir ineğin bütün suyu içip sen gelmeden dağa doğru kaçtığını söyleyecekler. Dağ nerede diye sorma, tabii ki yandı, kül oldu, bitti. Kış kış ne yangını diye uzatıp şansını zorlamazsan senin için iyi olur.

Devletin ülkesi ve milletiyle

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, aslında kendimi demokrat biri olarak görüyorum ancak devletin sırlarının ortaya çıkması ihtimali beni de endişelendiriyor. Acaba bu gelgitli ruh halimin sebebi nedir? (Ekrem Timur)

Cevap:
Sevgili Ekrem, rahatsızlığının kaynağı çıplak gözle bakınca bir mana veremediğimiz ancak böyle durumlarda derinliğine vakıf olduğumuz sihirli bir anayasa cümlesi. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü.

Şimdi sen millet oluyorsun ve buradaki ifadeye göre devletle bölünmez bir bütünsün. Bir bütünün bir parçası bir kabahat yaptığında, bütünün geri kalanı da eşit miktarda kabahatlidir. Bu durumda devletin yediği her nane, kırdığı her cevizde kendini suçlu hissediyorsun. Bu nedenle ortaya çıkmasın istiyorsun, çıkınca da inkâr ediyorsun. Devletin suçlar odasına girilmesini kişisel bir mesele olarak algılıyorsun. Rahat ol, seninle alakası yok.

Savaşma seviş ‘out’

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, Star yazarı Aziz Üstel, Genelkurmay’ın “JİTEM isimli bir yapılanmanın bulgularına rastlanamamıştır” şeklindeki açıklaması üzerine bir yazı yazdı ve aslında olayın Güneydoğu’ya giden bir Fransız kıza âşık olan delikanlının duvara Je t’aime (Fransızca seni seviyorum) yazmasından kaynaklandığını söyledi. Sizce bu doğru mu? (Fehmi Gönen)

Cevap:
Sevgili Fehmi, kesinlikle doğrudur. Hatta dünya barış literatürüne önemli bir katkıda bulunulmuştur. Artık “Savaşma seviş” deyişinin modası geçmiş, “JİTEM değil JE T’AIME” denmeye başlanmıştır.

Kâğıt yerine dut pestili

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, Bülent Arınç’ın evinin önünde yakalanan Albay’ın elinde Bakan’ın evinin krokisi olduğu söylendi. Dünyanın en önde gelenlerinden olan ordumuzun bir kâğıt parçasına elle çizilmiş bir kroki yerine Navigator kullanmasını, olmadı hiç değilse Google Map’ten renkli çıktı almasını beklerdim. Bunun nedeni bütçe yetersizliğimidir? (Mustafa Gülen)

Cevap:
Sevgili Mustafa, Google Map’ten çıktı alamazlardı çünkü hatırlarsan kartuşları bitmiş, bir araba dolusu subay-asker yazıcıya kartuş almaya Arınç’ın mahallesine gelmişti. Navigator hiç olmaz. Bu alet neredeyse iki cep telefonu büyüklüğünde, yutmak gerektiğinde nasıl yutacaksın. Hadi bir şekilde yuttun, sonra çıkarma kısmını düşünmek bile istemiyorum. Gözümün önüne kötü manzaralar geliyor. Benim önerim bundan böyle kâğıt yerine dut pestili kullanılması.

Düzeltme, özür


Sivilay Abla okurları burada ben dahil pek çok şeyin kurgu ve hayal mahsulü olduğunu bilirler. Geçen hafta bir okurdan gelen soruda adı geçen Proktır & Gambıl ile dünyaca ünlü deterjan firması P&G’nin bir alakası yoktur. Okur ismi de uydurmadır. Mizah metinlerinde, karikatürlerde meramınızı kısa yoldan anlatmak için bu tür marka isimlerle oynanarak kullanılmasına sık sık başvurulur. Ki yazıyı okumuş olanlar firmayı karalayan hiçbir ima dahi yapılmadığını hemen hatırlayacaklardır. Sebep olduğum bir yığın yazışmadan dolayı başta Taraf Reklam Müdürümüz Dilek Hanım olmak üzere P&G firması çalışanlarından özür dilerim.

 

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim