1. YAZARLAR

  2. Yasemin Çongar

  3. Kanunsuz devletin sırları
Yasemin Çongar

Yasemin Çongar

Yazarın Tüm Yazıları >

Kanunsuz devletin sırları

A+A-

Eski bir kitaptan söz edeceğim size... Amerika’da Penguin Yayınevi’nin bastığı bir kitap bu; tarihi 1976. Adı, Lawless State, yani Kanunsuz Devlet; alt başlığı ise “ABD İstihbarat Servislerinin Suçları” diye çevrilebilir. Johnson, Nixon ve Clinton hükümetlerinde önemli görevlerde bulunmuş olan Morton Halperin’in başı çektiği dört kişilik bir yazar listesi var. Kitap, Amerikan devletinin Soğuk Savaş yıllarındaki gizli operasyonlarını irdeliyor; o dönemde henüz bilinmeyen, karanlıkta kalmış ya da üzerine yeterince gidilmemiş bir dizi devlet sırrını ya da daha doğru deyişle, devlet suçunu cesurca gözler önüne seriyor.

Amerika’nın hukuka aykırı ve denetime kapalı biçimde yürüttüğü bir dizi faaliyet ile bunlardan birinci derecede sorumlu kurumların işleyişini irdeleyen Kanunsuz Devlet, bu faaliyetlerden “dışa dönük” olanların yanı sıra Amerika sınırları içinde gerçekleşenleri de anlatıyor. Kanunsuz Devlet’in konu ettiği “dış faaliyetler” arasında, Şili’de seçimle işbaşına gelen Allende yönetimini deviren 1973 darbesi, İtalya’da Komünist Partisi’nin seçim kazanmasını engellemeye yönelik müdahaleler ve Angola’nın bağımsızlık hareketini bastırma amacıyla bu ülkeye yasadışı silah ve militan sevkıyatı gibi, kitabın yayımlandığı yıl itibariyle henüz çok “taze” ve artçı etkisi devam etmekte olan birçok CIA damgalı operasyon sayılabilir...

Ancak Halperin ve arkadaşları, daha ziyade Amerikan devletinin kendi vatandaşlarını hedef alan faaliyetlerinin üzerine mercek tutuyorlar; teknik takip, fişleme, karalama benzeri birçok etkinliğin yıllarca nasıl büyük bir gizlilik perdesi altında, her türlü yasa çiğnenerek, halkın vergileri denetimsiz harcanarak gerçekleştirildiğini gayet ayrıntılı biçimde yazıyorlar.

Yayımlanmasıyla, ABD’de devletin kanunsuz işlerini deşifre etmeye yönelik benzer araştırmaları da teşvik eden, zamanla bu konuların Kongre gündemine girmesine ve “şeffaflık” yönünde, “vatandaşın bilgi edinme hakkını, devletin sır saklama hakkından üstün tutma” yönünde bir anlayışın Amerikan toplumuna mal olmasına yardımcı olan bu kitap, evet, 34 yaşında ama 2010 Türkiye’sinin güncel tartışmalarına tuhaf bir şekilde denk düşüyor... Hatta, devleti suçtan arındırma, dürüst, şeffaf ve denetlenebilir kılma çabasının nispeten başlarında olan bizler için bir tür “el kitabı” niteliği bile taşıyor.

Kanunsuz Devlet
’in giriş bölümündeki şu cümle, mesela, bence derin devletlerin dehlizlerinde dönen karanlık işlerin ortak felsefesinin mükemmel bir özeti: “Salt bilgi toplama faaliyetinin çok ötesine geçen istihbarat servisleri, ülke dahilinde ve haricinde, ‘düşman’ belledikleri ya da rejime yönelik bir ‘tehdit’ olarak algıladıkları şahısları ve oluşumları dağıtmak, etkisizleştirmek ve yok etmek için programlar geliştirdiler.”

Burada, “devletin,” yani vatandaşlarının vergisiyle ayakta duran ve vatandaşlarına hizmet etmekle görevli olan kurumlar bütününün, vatandaşlarının cebinden çıkan parayı, vatandaşlarından gizli olarak, bazı vatandaşlarına karşı kullanmasının arkasındaki o değişmez bahane çıkıyor karşımıza... Demokratik olmayan bir devletin, rejimi tehdit ettiği iddiasıyla “iç düşman” olarak damgaladığı bir vatandaşının haklarını ihlal edebildiğini, onu itibarsızlaştırmak, etkisizleştirmek hatta yok etmek için plan yapıp uygulayabildiğini hatırlıyoruz... Ben diyeyim, İrticayla Mücadele Eylem Planı, siz deyin 17 bin faili meçhul; ben diyeyim Hrant Dink cinayeti, siz deyin Kafes...

Kanunsuz Devlet
’in bazı bölümlerini, yıllar sonra, internet üzerinden yeniden okurken aklım sadece Türkiye’deki karanlık eylemlere ve planlara gitmedi benim. Örgütleri de düşündüm, Özel Harp Dairesi’ni, varlığı artık emekli generallerce bile itiraf edilen JİTEM’i, Seferberlik Tetkik Dairesi’nin kozmik sırlarının neler olabileceğini ve askerlerce kotarılan hangi siyasi içerikli suç planının izini sürsek her nasılsa yolumuzun çıktığı Genelkurmay İkinci Başkanlığı makamını...

Zira Kanunsuz Devlet, Amerikan devletinin suçlarını gözler önüne sererken, söz konusu suçları çoğu zaman siyasetçilerden aldıkları onayla ama bazen de tamamen seçilmiş yetkililerin bilgisi dışında işleyen kurumların da sağlam birer profilini çiziyor. Sadece CIA değil, Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Amerikan askerî istihbarat birimleri ve bu kurumlarla, kanunsuz işlerde işbirliği yapan telgraf ve telekom şirketlerinden vergi dairelerine kadar bilumum kurum, o zamana kadar pek bilinmeyen yüzleriyle, neredeyse “çırılçıplak” boy gösteriyor bu kitabın sayfalarında.

Tabii, Halperin ve arkadaşlarının kitapta yaptıkları en önemli yeniliklerden biri de, Amerikan devletinin sadece faaliyetlerini değil, varlığını da yıllarca gizlediği, reddettiği, yokmuş gibi davrandığı bir kurum olan NSA’in üzerinden örtüyü çekmek... 1952’de Başkan Truman’ın gizlice kurdurduğu bu kurum, uzun adıyla, National Security Agency (Ulusal Güvenlik Örgütü), yıllar boyu Amerikan halkından gizlenmişti. Öyle ki, NSA kısaltması, “No Such Agency” (Böyle bir örgüt yok) ve “Never Say Anything” (Asla bir şey söyleme) versiyonlarıyla Amerikalıların diline düşmüş; neredeyse çeyrek asır boyunca varlığı gizlenen NSA de, faaliyetlerini bu gizlilik perdesi altında yürütmüş, işlediği suçları “sır” olarak saklayabilmişti.

Oysa Kanunsuz Devlet’te anlatıldığı haliyle, NSA “tarihte hiçbir örgütün, hatta hiçbir polis devletinin sahip olmadığı genişlikte bir istihbarat toplama kabiliyetine sahip”ti ve bu kabiliyeti yasadışı fişleme, karalama ve benzeri işlere uygulamakla kalmamış, muhtemel “yok etme” girişimlerine de zemin ve malzeme sağlamıştı.

Yani ben diyeyim JİTEM, siz deyin...

 

TARAF

YAZIYA YORUM KAT