1. YAZARLAR

  2. Abdurrahman Dilipak

  3. Kana doydun mu ey Samiri!
Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Yazarın Tüm Yazıları >

Kana doydun mu ey Samiri!

A+A-

Seni Yakub’un ve Musa’nın adı ile anmak istemiyorum. Senin adın ancak Samiri olabilir.

Sormak istiyorum ey Kasap Samiri!

Kana doydun mu?

Yoksa allerji mi yaptı bebek kanı.

Ha! Kızılderili kanı, kara derili kanı, sarı derililerin kanı ile tadları farklı mı?

Hani dostların, aynı kanlı mirası paylaştığın koruyucularının iştihaları daha büyüktü.. Boxör isyanında Çin’de 1 milyon insan! 4 büyük ırktan biri olan Kızılderililerin neredeyse kökünü kuruttunuz. Koskoca Afrika kıtasını köleleştirdiniz.. Köleleştirdiğiniz Afrikalıları Avrupa’ya, Amerika’ya ihraç ettiğiniz liman şehrine ne ad koymuştunuz? “Liberya” değil mi! Özgürlük kapısı! İşte siz busunuz! Zenginliğiniz, soyguncu bir halkın zenginliği. Sizin zenginliğiniz milletlerin yoksulluğu kadar büyük!

Sizin siyasi sponsorunuz kimdi? İngiltere değil mi? “Bir damla kan, bir damla petrol” hesabı yani!

Ha! Sahi Abarjun bebeklerinin kanı nasıldı?.

Çabuk yoruldun. Korktun mu yoksa?. Midene kramp mı girdi?.

Vicdanın kanamış olamaz..

Cehennemine odun taşımaya devam et ey Samiri.. Sen pis bir sömürücüsün.. Kendi kutsalına ihanet ettin.. Yasağı çiğnedin.. Suç işledin.. Lanet olsun sana.. Atam İbrahim’in, Peygamberim İshak’ın, Yakub’un, Musa’nın, Davud’un, Süleyman’ın laneti senin üzerine olsun..

Muhammet ümmetinin laneti seni bulacak..

Ey Samiri. Gazzeli çocuğun sapanı Davud’un sapanıdır. Senin ordun Calud’un ordusu.. Onun sapanındaki taş, Musa aleyhisselamın Tur’dan getirdiği taştır. İbrahim’in şeytana attığı taştır. O taş Gazzeli çocukların yüreklerinde taşıdıkları, fil ordusunu yokeden Ebabil kuşlarının ayaklarında taşıdıkları taştır..

Gazzeli şehid çocukların kanı ne mübarek bir kanmış ki, bizi diriltti ve vahdeti sağladı.. Duaya ve tevbeye yöneltti bizleri.. Gözyaşlarımızla arındık..

Gazze direnişi dünyanın Samiri vahşetine karşı gözlerini açtı.. Samiri ülkesinin çirkin yüzünü gösterdi dünyaya.

Sadece Samiriyye değil, tüm dünyadaki işbirlikçi zalimlerin, bu vahşet karşısındaki sessizliği kendi halklarının gözünde küçük düşürdü onları. İslâm ümmeti Samirilerle birlikte Samiri dostlarını da lanetledi.. Bana göre Gazze direnişindeki İsrail’in evdeki hesabı çarşıya uymadı. Direnişi kıramadılar. İsrail’le birlikte, El Fetih de, Mısır da, Ürdün yönetimi ve daha birçok hükümet de kaybetti.. Haksızlıklar karşısında susarak İsrail’in işbirlikçisi ve suç ortağı oldular..

Tam da Kerbela günü vurdun Gazze’yi.. Tam da zulüm diyarından esenlikler yurduna göçen Resulün hicretine denk geldi. Ve tam 22 günde biz zilletten hürriyete hicret ettik.. Gazzeli çocukların kanı, yanan yıkılan Gazze’nin göklerindeki parlak ışıklar yolumuzu aydınlatan çerağ oldu..

Mekerallah! Kazdığınız çukura düştünüz.. Ne planlar yapmıştınız.. Hepsi boşa çıktı.. Şimdi ateşkes ha! Vur vur, sonra “ateşkes” diye kaç.. Şart dayat, itiraz edince de, yine saldır.. Ateşkes diye bizi zillete boyun eğdirmeye çalış.. Kendi askeri orada dururken, Gazzeli Müslümanlar eli böğründe ölümü bekleyemez. Gazze halkı bu zillete razı olamaz. Karşı çıkınca tekrar suçlu düşürüleceği duruma razı olamaz.. Bu ateşkes değil, hile dolu bir tuzaktır.. Bunu herkese ve dünyaya anlatmamız gerek..

Gazzelilerin ilk sözü Allahu ekber, son sözü Lailahe illallah!

Ey Samiri, bu sözü duymadın mı? Bize boyun eğdiremeyeceksiniz.. Bizim İlahımız ve Rabbimiz sen/siz değilsiniz. Bizim Rabbimiz ve ilahımız Allah’tır..

Gazze halkı ateşkesi reddediyor. Bu bir barış planı değil, bir oyun.. Yarın çıkıp “Ben ateşkes istedim, onlar saldırdılar, saldırgan taraf onlar, ben ne yapayım” diyeceksin. Önce ambargo kalkacak. Kapılar açılacak... Sonra işgal ettiğin topraklardan geri çekileceksin.. Ardından bu katliam için özür dileyecek ve tazminat ödemeyi kabul edeceksin.. Bu bir savaş filan değildi.. Silahsız bir halka karşı, vahşi hayvanlardan daha beter bir vahşet uygulaması idi.. Bu cinayeti emredenler cezalandırılacak ve sonra şartsız olarak insanca bir barış için görüşmelere başlayabiliriz..

Ey Samiri, siz o topraklara hakimken oraya İsevileri sokmadınız, onları katlettiniz. Sonra onlar geldiler, sizi kovdular, sürgüne gönderdiler.. Ağlama duvarını çöplük yaptılar. Ardından biz geldik.. O topraklara hakim değil, hadim olduk! Herkes geldi.. Adaletle, barış içinde, her inanç topluluğu bir arada ibadetlerini yaptılar. Herkesin malı, canı, namusu, aklı, inancı ve nesli koruma altına alındı.. Siz mahzun olmayasınız, Müslümanların adaleti konusunda şüpheye kapılmayasınız diye, ortak bir kelime bulduk ve “La İlahe İllallah, Muhammedürresulullah” yerine, “Lailahe İllallah, İbrahim Halilullah” yazdık Kudüs’ü çevreleyen surun kitabesine.. İspanya’dan sürgüne gönderildiğinizde size kapılarını açan yine bizdik..

Hz. Musa’ya ihanet ettiğiniz gibi bize de ihanet ettiniz..

Biz Musa’nın dostlarıyız.. Siz Calud’un, Hitler’in dostu oldunuz! Siz Musa’nın çocuğu olamazsınız!

Ne zaman uslanacaksınız ey İsrailoğulları. Fahişelerin peşinden, kan emicilerin, vurguncuların peşinden ne zaman ayrılacaksınız? Duvarları yüksek şehrin çocukları, yurdunuzu kendi hapishaneleriniz yaptığınızın farkında mısınız? Kaçın oradan ey % 5 bile kalsanız onurlu, insaf ve vicdan sahipleri. Çünkü Allah’ın gazabının size ulaşmasına az kaldı.. Ey Rabbiler, yakında İsrail’i vuracak o ateş konusunda size verilen habere kulak verin ve uyarın halkınızı. Ey kadınlar, çocuklar, yaşlılar kaçın oradan kaçın! Cehennemi andıran bir ateş topu size doğru gelmekte.. “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden sizi de helak edecek” bu ateş..

Ey Samiri, bu sana bir merhamet uyarısıdır.. Biz söz verdik: Bir kavme olan düşmanlığımız bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevketmeyecek..

İsrail halkı, Samirilerin cinayetlerine karşı bu kadar sessiz kalırsa, ateş onlara da dokunur.. Biz ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz.. Zor zamanda yaşıyoruz.. Biliriz fitne zamanıdır. Biliriz Allah bizi mallarımızla, canlarımızla, sevdiklerimizle kimi zaman artırarak ve kimi zaman eksilterek imtihan edecektir.. Ve biz biliriz ki her inişin bir çıkışı, her çıkışın bir inişi vardır. Gündüz geceleri, geceler ise gündüzü kovalar.. Allah serveti ve iktidarı yeryüzünden dönüp dolaştırır ve hiçbir şey ebedi değildir Allah’tan başka.. Ve yine biz biliriz ki zulm ile abad olunmaz. Kemal, zeval işaretidir.. Ve bir gün sura üflendiğinde herkese yaptığının ve yapması gerekirken yapmadığının hesabı sorulacaktır.. Siz “Tanrıyı kıyamete zorlasanız da zorlamasanız da” hiç bir şey değişmeyecek. O görür, bilir, duyar, hüküm sahibi ve mutlak iktidar sahibidir ve O’nun iktidarının ortağı da yoktur..

Ben hep düşünürdün, zamanın sonunda bu helak olacak kavim nasıl helak olacak diye.. Ey Samiri, bu gazabı haketmeye mi çalışıyorsun?. Gece gündüz kendi sırtında kendi cehennemine odun taşıyorsun..

Apansız yakalanacak ve “ne oluyor” bile diyemeden, bir şimşeğin batışı gibi batacak, arkandan parlak bir ışık, gök gürültüsünü andıran bir ses ve büyük bir duman bulutu bırakıp yok olacaksın..

Yazık! Ağla ey İsrail! Kavmin sana ihanet etti.. Selam ve dua ile..

SON DAKİKA: İsrail’in tek taraflı ilan ettiği ateşkes, sabahın ilk ışıkları ile bozuldu ve İsrail tankçılarının Gazze’ye açtıkları ateş sonucu 7 Gazzeli şehid oldu.. Gazze tarafından ise açılan füze ateşi sonucu, Olmert’in basın toplantısı devam ederken İzzeddin el Kassam, Nitzerim hava üssünün vurulduğunu açıkladı.. Gün ortasında ise, Hamas’ın, İsrail birliklerinin geri çekilmesi için, bir hafta süre ile geçici ateşkes ilan ettiklerini açıkladığı haberi geldi..

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT