1. YAZARLAR

  2. Fatma K. Barbarosoğlu

  3. 'Kamuoyu başörtülü vekile hazır'
Fatma K. Barbarosoğlu

Fatma K. Barbarosoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

'Kamuoyu başörtülü vekile hazır'

A+A-

Partiler, başörtülü aday üzerinden sınav vermeye başladı. Ne ki sınavın içinde olduklarının çok da bilincinde değiller henüz.

AK Parti'nin başörtülü aday adayı Sosyolog Dr. Ayşenur Kurtoğlu ile Meclis'te kadınların temsili üzerine konuştuk.

AK Parti'nin kurucularındansınız ve beş yıl boyunca, Genel Başkan Aile Kurumu Danışmanlığı görevinde bulundunuz. Şimdi sizi İstanbul 2. Bölge aday adayı olarak görüyoruz. Kamuoyunun başörtülü kadın vekil için artık hazır olduğunu düşünüyor musunuz?

Elbette hazır olduğunu düşünüyorum. "Hazır olma" beklentisi ya da " hazır olmama" korkusunun, halkımızın gerçek duygularının uzağında, sonradan üretilmiş "suni bir yasak alanı", "stratejik ve sanal bir durum" olduğunu düşünüyorum. Yapılan anket ve araştırmalar, akademisyen ve sivil toplum açıklamaları zaten kamu nezdinde bir problem olmadığına yeteri kadar işaret ediyor. Bu bakımdan adaylık başvurum, kurucusu olduğum partimdeki özgür irademizi ortaya koyma, her vatandaş gibi hizmet ve siyaset etme hakkını kullanabilme arzusu, donanım yeterliliğimizin bir dışavurumu ve en önemlisi parti kuruluşundan beri ülkemizin çeşitli yörelerinde tanışmış olduğumuz partililerimizin teveccüh ve ısrarlarının neticesinde gerçekleşmiştir. Bu konuda, gerekli görülen liyakate uygunluk ise elbette bizim arzu ve taleplerimiz dışında, kurucusu olduğum partimin kararı ile netleşecektir.

'Başörtülü Aday Yoksa Oy da Yok' platformunun çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Vatandaş olmanın en anlamlı yanlarından birisinin de temel haklar konusunda, duyarlı olmak ve bu doğrultuda tavır ve tutum geliştirmek olduğunu düşünüyorum. Bu bakımdan gösterilen gayretleri de saygıdeğer buluyorum. Ama girişilen her projenin temellendirildiği prensipler ve işleyişindeki güvenilirliğin mutlaka hesaba katılması gerektiğini, geçici cazibe alanlarına kapılmadan sürekliliği getiren sağlam ve doğru sonuçlar getiren çözümden yana olduğumu söylemek isterim.

Kadınları kadınlar, başörtülü kadınları başörtülü kadınlar mı temsil eder?

Genelde siyasetin erkek alanı olarak algılanması sebebi ile kadınların temsil sorunu daha baştan erkeklerin uhdesine bırakılmış oluyor. Geçtiğimiz seçimlerde başörtülü kadınların temsil haklarına destek vermek yerine, "ben sizin haklarınızı koruyacağım" diyerek desteğimizi isteyen pek çok erkek aday adayı ile muhataplığımız olmuştur. Ama vekillik payesine erince nedense unutulan, es geçilen, ya da konuşmaktan korkulan konuların başında da başörtüsünün yer alması manidardır.

Erkeklere karşı dayanışma içinde olmaları beklenilen kadınlar cephesinde ise temsil makamlarındaki kadınların önce desteklerini istedikleri kadınlardan başlayarak çevresindekilerle arasına mesafe koyup, sonra da erkeksi tavır alışlarla yerlerini korumaya çalışmaları da rastlanılan olaylardandır.

Birtakım gözlem ve tecrübelerimiz sonucu, ne cinsiyet ne de kimlik farkı gözetmeksizin, halihazırda siyasetle uğraşanlarla, bu niyeti taşıyanlarda bulunması gereken vasıfların "güvenirlik" ve "liyakat" olduğunu düşünüyorum. Erkek, kadın, başörtülü, başı açık herkesin bu iki vasfı taşıdıkları müddetçe "güvenli saf"ta buluşacaklarına ve temsillerinin de o oranda başarılı olacağına inanıyorum.

Meclis'teki kadınların Türkiye'nin bütün kadınlarını kucaklayacak bir temsiliyete sahip olduğunu düşünüyor musunuz?

Böyle düşünmediğim için aday adaylığı için başvurdum. Öncelikle temsilde mesleki formasyon çeşitliliğini yetersiz buluyorum. Bu sebepten dolayı vekiller yeni alanlar ile tanışmak ve çalışmak durumunda kalmakta, intibak süresi gereksiz zaman kaybına sebep olmaktadır. Özellikle sosyal alan çözümleme ve planlayıcısı kadınların Meclis'te gereken yeri alamadığını düşünüyorum.

İmparatorluk bakiyesi topraklarda yaşıyoruz. Çok farklı kültürel yaşantılara sahne olan ülkemizde farklı yörelerin havasının kadınlar vasıtası ile Meclis'e taşınmasının da gerekli olduğunu düşünüyorum. Yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da ülkesini her bakımdan temsilde zaafı olmayacak "güvenli ve liyakatli" kadınların siyasi, kültürel ve insani temsillerini de ayrıca çok gerekli ve önemli buluyorum.

Bu seçim döneminde Sayın Başbakan'ın da belirttiği üzere artması beklenen kadın temsilcilerin nitelik ve formasyon anlamında da kucaklayıcı nitelikte olmasını beklemekteyiz.

Aday adaylığından adaylığa geçtiğinizde kendiniz için nasıl bir seçim kampanyası planladınız? Öncelikleriniz nelerdir?

Öncelikle sorunuzu bir temenni olarak algılamak ve teşekkür etmek isterim. Hemen her gün bu konuda e-mail ve mesajlarla teklifler ulaşmakta. Tercih ettiğim ve bundan sonra da takip edeceğim yol, parti politikalarımız ve inandığım değerlerin rehberliğinde göstereceğim samimiyet ve gayret olacak. Siyasette en önemli konu olarak insanların güvenini kazanmak ve ayrıca bu duyguyu beslemek üzere bizi destekleyen partililerimizle ve zaten yakınımızda olan kadınlarımızla tekrar buluşmak, dertleşmek, hemen her konudaki görüşlerini alarak ortak sinerji alanı oluşturmak ve taleplerini gereken şekilde değerlendirmek olacak zannederim. Şimdiden bizi destekleyen sivil toplum kuruluşları, yerel kuruluşlar, başta Fatih semtinden başlamak üzere, anne ve baba memleketlerim olan Sivas, Erzurum ve güzel ülkemin hemen bütün şehirlerinde bizi desteklediğini bildiğimiz dostlarımızın desteği ve duaları en güzel ve anlamlı kampanyayı oluşturacak.

Sizin açınızdan acilen gerçekleştirilmesi gereken projeler hangileridir?

Formasyonum gereği özellikle eğitim, kültür, aile ve gençlikle ilgili meseleler önemsediğim alanlar. Bir ülkenin geleceğinde ilkokul öncesinden itibaren yapılan planlama ve alınan tedbirlerin ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu biliyorum. Milli Eğitim'de değiştirilmiş, eksik bırakılmış ya da tamamlanması gereken konuları çalışmak isterim. Aile bütünlüğünü ve mutluluğunu sağlamak için eskiden beri üzerinde kafa yorduğum, hatta bazı yerel yönetimlerle gerçekleştirdiğim projelerimi çeşitlendirerek, ülke çapına yaymayı çok isterim.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT