1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. Kampta 'Muhaberat' Korkusu
Kampta Muhaberat Korkusu

Kampta 'Muhaberat' Korkusu

Şiddetten kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyeliler, Beşşar Esed'e bağlı istihbarat teşkilatı Muhaberat ajanlarının, aralarına karışıp fişleme yapmasından korkuyor.

A+A-

Çadırkentlere yerleştirilen Suriyeliler, bu korkuyla Esed aleyhinde konuşmamaya, basına gerçek isimlerini vermemeye ve yüzlerini gizlemeye dikkat ediyor. Sığınmacılar, geri döndüklerinde öldürülmekten ya da hapse atılmaktan endişe ediyor.

Çatışmalar sebebiyle Türkiye'ye sığınan Suriyeli sayısı dün itibarıyla 9 bini buldu. Her şeylerini geride bırakarak Türkiye'ye gelen Suriyeliler, Hatay'ın Altınözü ve Yayladağı ilçelerinde oluşturulan geçici çadırkentlerde yaşamlarını sürdürüyor. Bir taraftan canlarını kurtarabildikleri için Allah'a şükreden sığınmacılar, diğer taraftan da Suriye istihbaratının aralarına sızma ihtimali sebebiyle tam anlamıyla huzurlu değiller. Suriye istihbarat teşkilatı Muhaberat ajanlarının, sığınmacı gibi aralarına karışıp fişleme yapmasından korkan çadırkent sakinleri, tedbiri elden bırakmıyor. Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Baas rejimi aleyhinde konuşmamaya dikkat ediyorlar. Basın mensuplarına temkinli yaklaşıyor, konuşurken gerçek isimlerini vermiyor ve fotoğraflarının çekilmesine müsaade etmiyorlar. Ajanların her yerde olduğunu söyleyen Muhammed adlı Suriyeli, "Ben arkadaşlarımın yanında bile rejim aleyhine tek kelime edemem." diyor. Sığınmacıları bu şekilde davranmaya itense hem geride bıraktıkları yakınlarına hem de döndüklerinde kendilerine zarar gelme endişesi.

Kamplardaki tek sıkıntı Muhaberat korkusu değil. Sığınmacı sayısının her gün ortalama bin kişi artmasıyla zaman zaman su, tuvalet ve banyo sorunu yaşanabiliyor. Ancak Suriyeliler, bu kadar çok insanın bulunduğu bir ortamda küçük sıkıntıların olmasını doğal karşılıyor. İsmini Mahmud olarak veren bir Suriyeli, "Çok şükür kimse aç kalmıyor." diyor. Suriyeliler bir gün dönecek olmanın hesabını yapsalar da çadır kentte yaşamlarını intizamlı olarak sürdürmek için görev taksimi yapmışlar. Kendi aralarında yöneticiler seçmişler ve kampta belirli bölgelere ayrılmışlar. Bu şekilde belli bir düzen sağlamayı amaçlayan mülteciler böylece yetkililerle irtibatta da sıkıntı yaşamaktan ve kargaşadan kurtuluyor. Suriyelilerin tüm ihtiyaçları çadırkentlerde karşılanıyor. Hatay'ın Yayladağı, Altınözü ve Reyhanlı ilçeleriyle Boynuyoğun köyünde kurulan kamplarda barınma, yiyecek, sağlık, güvenlik hizmetlerinin yanında sosyal aktivite, eğitim, ibadet ve tercümanlık hizmetleri de veriliyor. 24 saat sıcak su ve 3 öğün sıcak yemek verilen kamplara çamaşır makineleri de konulmuş. Çadırkentlerde toplu televizyon izleme imkânı bulunuyor. Uzman ekiplerce psiko-sosyal destek verilen çadırlarda çocuklara eğitici oyunlar oynatılıyor ve park alanları bulunuyor. Çocuklara resim ve müzik dersleri veriliyor, kadınlar için de elişi, dikiş gibi çeşitli eğitimler veriliyor. Kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı din görevlileri ve ibadethaneler de mevcut. Ayrıca Suriyelilerin talepleri üzerine merkezi ezan sistemi de kurulacak. Bölgede ambulans ve sağlık ekipleri de aralıksız hizmet veriyor. Şu anda tamamen tamamlanmış 5 ayrı çadırkent bulunurken 2'sinin de çalışmaları devam ediyor. Ayrıca bölgede 3 ayrı çadırkent için daha da planlamalar başladı. Böylece toplam sayının 10 olması planlanıyor. Kamp bölgesinde birçok kişinin cep telefonu mevcut. Suriye'deki akrabalarıyla konuşan mülteciler, her ne kadar olumlu haberler duysalar da buna temkinli bakıyorlar. Çünkü Suriye'dekilerin telefonda her şeyi anlatamadıklarını düşünüyorlar. Ebu Mahmud, "Gerçekleri söyleyip söylemediklerinden hiçbir zaman emin olamıyoruz." diyor.

SALİH SARIKAYA / ZAMAN

HABERE YORUM KAT