Kalemun Fetih Ordusu’nun IŞİD Hakkındaki Açıklaması

13.05.2015 20:23
Kalemun Fetih Ordusu’nun IŞİD Hakkındaki Açıklaması
Kalamun’da kurulan Fetih Ordusu, yayınladığı bir bildiri ile Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)’e karşı savaş ilan ettiğini duyurmuştu.

Kalemun Fetih Ordusu'nun yayınladığı bildirinin tercümesi (tam metin):

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Kalemun Fetih Ordusu’nun İŞİD Hakkındaki Açıklaması

Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır. (Maide suresi, ayet 33)

Bütün bunlardan sonra

Çoğunlukla devle cemaatiyle vuku bulan iki yıllık bir savaş döneminden sonra kışkırtan restleşmelere ve birçok ön koşula rağmen Allah (azze ve celle), kardeşleriniz olan mücahitlere batı Kalamun bölgesini bu ateş çemberinden kurtarmayı nasip etmiştir.

Bu çekişmenin bazı sebepleri şunlardır:

- Batı Kalamun bölgesi askeri olarak muhasara altında olup, nizam adına çalışan köpeklerin- ajanların hiçbir engelle karşılaşmadan bölge içinde kullanabildikleri geçiş yeri olması.

- Müslümanların geneli hilafet düşleri kurmaktaydı. Bu iş (hilafet ilanı) onlara karışık geldi ve zemmedilen hilafet söylemlerini desteklemeye başladılar. Bu ilanın meşru-şer’i olmadığını beyan ettik ve bu konuda alimlerin sözleri sayılamayacak kadar çoktur.

- Hilafet ilanı konusunda samimi olan kardeşlerden bir grup mücahit bu işin başında devle cemaatine katıldı. Ancak bu samimi kardeşler ya şehit oldular ya da uzaklaştırıldılar. Devle cemaatinin kendisi, Müslümanların avamına karşı tutumlarından dolayı bu kişileri tasfiye etti.

Kimseye bu bölgenin önemi ve tehlike arz eden durumu gizli kalmaz. Bir yandan rafizi saldırıları ve kuşatmaları, diğer yandan da Nusayri tehlikesi…

İlim ehliden ve cihat önderlerinden birçoğuyla istişare ettik ve bize hep örten taraf olmamızı tavsiye ettiler. Bugün, Rafızilerin saldırıları dağları bile aştı ve  Müslümanların kahir ekserisi zem edilen hilafet ilanın batıllığını anladı.  Ancak anlama-farkına varma; bu bayrağı sömürenlerden neşet eden hareketlerden sonra gerçekleşti. Aslen bunlar ya üstlerinde işbirlikçilik gibi şeri şüphelerin olduğu ya yol kesici eşkıyalık yapanlar ya da yemek ve elbise için sömürücülük yapan bir kısım kimselerdir.

En sonunda bu ifsatçı taifenin kökten kazınmasını kararına varıldı. Şurası bir gerçek ki bu seçenekten başka hiçbir alternatif kalmadı.

Savaşı gerekli kılan, devle cemaatinden sadır olan bazı ameller

- Birçok müfsidi bünyesinde barındırması. Bu azgın taifenin, devle cemaatinin göstermiş olduğu mukavemetin gölgesine sığınarak kendilerini sağlama almaları.

B-  Mücahitlere saldırarak ve silahlarını alarak ribat bölgelerinin çoğunun boşaltılmasına  neden olmaları. Bu eylemlerin neticesi olarak insanlar, cihadı terk ederek mülteci çadırlarında oturmaya başladılar.

C-  Komutan İdris’in makarlarına düzenlenen saldırlar ve silahına el koymaları. Keşke bunları Müslümanların zaferi için kullansalar. Ya satarlar ya da depolarında saklarlar.

D- Şeyh Mu’tasım’a karşı füze saldırılarında bulunmaları, silahına ve mühimmatına el koymaları, bütün birimlerine ihanet etmeleri ve nizama yakışan bir yol benimseyerek bunları alçaltmaları-zelil kılmaları.

E- El Mukni’i  ve yanında ki dört genci hazm hareketine tabi olma bahanesiyle – Her fırsatta ve bir çok kez bu tabiliği reddetmesine rağmen -katletmeleri.  Şam da yer alan cihat sahalarının hepsi cesaretiyle birlikte bu gerçeğe şahitlik eder. Bu kişiyi ve yanındakileri bıçakla boğazladıktan sonra cesetleri dağa attılar.

F- Örgütün eski emiri olan Ebu Usame el- Banyasi’yi, hakka tutunması ve mücahitlerin oluşturduğu birliklere merhametle muamele etmesi sebebiyle katletmeleri.

G- Yebrut Ehli yanında İyi huyluluğu-yumuşaklığıyla bilinen Yahya Zehra’yı Amerikan casusu olma töhmetiyle katletmeleri. Bunların yanında kesinlikle bu töhmeti doğrulayacak bir delil yoktu.

H- Devle cemaatinin yaptıkları yüzünden Arsel bölgesinin içinde ve dışında yaşayan Müslümanların başına eziyet-zarar gelmesi ve onları korkutmaları.

I- Şeriatla muhakeme olmayı kabul etmemesi ya da şeri bir heyetin vereceği kararlardan yüz çevirmeleri. Bu yüz çevirmeyi de, zulum ve tuğyan üreten müstakil şeriatları sebebiyle gerçekleştirdiler.

J-Müslümanların genelini tekfir etmeleri ve bu fikirleri avamın arasında yaymaları, yol kesicilik yapmaları.  Durum öyle bir hal aldı ki şeran yeryüzünden kazınmaları gerekli, güç ve kuvvet sahibi bir grup oldular.

Son Olayların özeti

Yaklaşık olarak geçtiğimiz iki ay boyunca Devle örgütü, mücahitlerin yardım için kullandığı yollara hacizler kurarak alternatifi olmayan bu yolları kesmeye başladılar. Örgüte mensup kişiler,  mücahitleri buralardan kışkırtmaya ve taciz etmeye başladı. Bu olaylar üzerine mücahitler savaşmamak- kan akıtmamak için yollarını değiştirdiler. Hacizde ki mücahitlerden birisini esir almaya çalıştılar. Bu olayların hepsi ilk çatışma esnasında vuku bulan şeylerdi.  Daha sonra mücahitlerin karargah olarak kullandıkları yeri, karşı cepheden gören yerleri istila ederek  havan ve top atışından bulundular. Bu karmaşık dönemde, Hizbullat’ın  ribat noktalarına olan baskısı da arttı. Mücahitlerle savaşmak istemeyen gruplar bu bölgeye geldi ve ilerleyişleri durduruldu. Savaşmaya isteksiz olan gruplardan ilerleyen dönemlerde sadır olabilecek ihanetlere karşı, bu grupların bölgeye girişi engellendi.  Öyle ki barış içerikli niyetlerini-amaçlarını mücahitlere beyan ettiler ve daha sonra bölgeye girişleri kabul edildi. Bölgeye girdikten sonra ribat tutulan bazı haciz noktalarını teslim aldılar. Bazı birliklerini bu bölgelere gönderdikleri zaman hemen haciz kurdular ve insanları biata zorladılar. Bu bölgeye iyice yerleştikten sonra askerleriyle beraber bazı komutanları esir aldılar. Yollarda ve iletişim cihazlarında ” bagıye ve sizleri boğazlamak için geldik ey mürtedler ” diye bağırmaya başladılar. Mücahitleri tüfeklerle vurmaya başladılar ve kanlarını akıttılar. Mücahitler bu traji komik olayı durdurmak için birlikte hareket ettiler. Mücahitlerin yanında esir olan birisi uygun bir fırsat bulup bir silah edindi, şoföre ateş açtı ve arabayla firar etti. Daha sonra mücahitleri havanlarla ve toplarla dövmeye başladılar. Bu olaylar üzerine mücahitler bu taifeyle savaşmak zorunda kaldı.

jaishfathqalamunisis-1.jpg

Kaynak: Ümmetiislam.com

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim