1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. ‘Kahrolsun ABD’nin ‘Hoş Geldin ABD’ye Dönüşümü/nün Acıklı Hikayesi
‘Kahrolsun ABD’nin ‘Hoş Geldin ABD’ye Dönüşümü/nün Acıklı Hikayesi

‘Kahrolsun ABD’nin ‘Hoş Geldin ABD’ye Dönüşümü/nün Acıklı Hikayesi

IŞİD'in gözümüzün önünden kaybolmaması için propaganda mekanizmalarını işletenler, Suriye ve Irak'ta işledikleri cinayetlerle elleri mazlumların kanına bulaşmış olanlar ve ABD müdahalesinin baş davetçileridirler!

A+A-

BAHADIR KURBANOĞLU / HAKSÖZ HABER

Uzunca bir dönemdir İslam coğrafyalarında kendi elini kirletmeme siyaseti uygulayan ve bekleme, görme, bulaşmama tavrını sürdüren ABD, Irak'ta sabredemedi(!) ve sonunda beklenen müdahale geldi.

Lakin bu defa küresel emperyalizm ve yerli işbirlikçilerin tam mutabakatıyla, Rusya'nın da Çin'in de, İran, Suriye, Irak'taki iktidarların da oluru ve beklentilerini karşılarcasına.

Suriye'ye Bekliyorduk Irak Sürpriz (mi) Oldu!

Bir şeyi 40 defa söylersen olurmuş. Onca "geldi, gelecek" yaygaralarına karşılık, nihayet beklenen gelişme oldu ama adres şaştı(!)

Suriye'de insanlık on binler halinde katledilirken, kadınıyla, çocuğuyla, varil bombalarıyla, kitle imha silahlarıyla kavrulup BM toplantılarına binlerce kişinin işkence görüntüleri yansırken ABD hiç oralı bile olmadı. İddiaların aksine önce ortada hiç yoktu; sonrasında izlediği siyasetlerle Esed'e "devam et" mesajları geçmişti. Suriye arenasında bunlar olup biterken, birileri de "ABD gelecek" masalıyla diktatörlerini koruyup kollama, onu anti-emperyalist mücadelenin Che Guevera'sı haline getirme, katledilen insanları ve göçe zorlananları kirli propagandalarıyla suçlama, mücadele veren grupları ‘cihadçı teröristler’ diyerek lekeleme yarışına ve ittifakına girişmişlerdi: Solcusuyla, İrancısıyla, Kürtçüsüyle, Türkçüsüyle.

İddiaları ve beklentileri şu idi: Başından beri bu grupların ardında ABD var. Bunları bahane ederek bölgeye gelecek! Bu iddia ve beklentilerle binlerce çocuğun katledilmesini, kadınlara tecavüz edilmesini normalleştirdiler; vicdanlarını soğutabilmek için iftira mekanizmalarıyla sorumlular ürettiler, gerçek sorumluların ve onların zulümlerinin üzerini örttüler. Lakin nafile; ne ABD geldi ne de endişeyle beklenen müdahale oldu.

Analiz şuna dönüştü: Eğer Rusya, Çin ve İran Esed'e gereken desteği vermeseydi ABD daha cesaretli davranabilirdi ama anti-emperyalist ittifak buna geçit vermedi! Halk telef oldu ama bunda da sorumlu vekâlet savaşlarını sürdürenlerdir. Tabii bunlara Hitler'in propaganda bakanı Gobbels'in katledilen Polonyalılar için sarfettiğine benzer "Başkaldırmasalar öldürülmezlerdi" tezleri de eklendi.

Bütün Bunların Sorumlusu IŞİD mi Gerçekten?

Gelelim Irak'a. Hemen belirtelim ki Irak'ın jeopolitiği açısından meseleye baktığımızda pekâlâ "ABD buradan hiç gitmemişti ki" de denebilir. ABD, Irak'ın birliğini asla sağlamayacağından emin olduğu Maliki iktidarını burada bırakarak bir "çekilme siyaseti" uygulamıştı. Birilerine göre de Irak'ı İran'ın ellerine terk etmişti. İkisi de doğruydu, zira ortada bir ittifak söz konusuydu. Gözü arkada kalmadı.

Yazının Devamı >>>