Kahraman Türk askeri Libya’da

30.03.2011 16:04

Roni Margulies

Ben bir küçük askerim, vatanımı beklerim, vatanıma yan bakanın...

Tekerleme konusu Türk askeri epey zamandır sadece kendi vatanını beklemiyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, birileri sorun yaşadığında Türk askeri hızır gibi yetişiyor, onların da vatanını bekliyor.

Genelkurmay’la bağlantım zayıf olduğu için, tam listeyi bulamadım. Ama hatırlayabildiğim kadarıyla son yıllarda Mehmetçik şu vatanları da korudu ve/veya koruyor: Afganistan, Somali, Bosna Hersek, Kosova, Makedonya, Lübnan, Sudan, Kongo, Baltık ülkelerinin hava sahası...

Ve elbet Kıbrıs...

Ve şimdi de Libya.

Kafam pek çalışmadığından mıdır, askerlik gibi karmaşık bir konunun inceliklerine vakıf olmadığımdan mıdır, ben Türk ordusunu bir barış gücü olarak düşünmekte biraz zorlanıyorum.

Hayır, dürüst olmalıyım. Biraz değil, çok zorlanıyorum.

Ne yapsam, ne etsem, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni zorda kalan insanları kurtarmak için dünyanın dört bir yanına koşturan, barış ve adalet aşığı, her yana yardım elini uzatan bir hayır kurumu olarak görmeyi beceremiyorum.

Başbakan, “NATO ile anlaşma çerçevesinde, Türkiye’nin Bingazi limanı ile havaalanını ülkeye insanî yardım için teslim alacağını, Libya hava sahası ve Girit-Bingazi koridorunun kontrolünü üstleneceğini” bildirmiş.

Ben Bingazi’de, Girit-Bingazi koridorunda veya Libya hava sahasında yaşıyor olsam, ne hissederdim acaba bu haberi okuduğumda? “Oh be, yaşasın, NATO ve Türk Silahlı Kuvvetleri koruyacak artık bizi” diye mi düşünürdüm?

Yoksa bir an önce sağa sola borçlanıp, çalıp çırpıp, ilk bulduğum vapura atlayıp NATO ve TSK gibi barışçı, insansever güçler tarafından korunmayacağım bir yer mi arardım?

Kaçardım. Hem de paramın yettiği en uzak yere.

Niye mi?

Ben biraz eski kafalıyım çünkü. Amerikan emperyalizmi, emperyalizmin silahlı kurumu olan NATO, emperyalist güçlerin yönettiği Birleşmiş Milletler ve emperyalizmin küçük ortağı Türkiye bir yere müdahale ediyorsa, o yerden kaçmak gerektiğine, o yerde barış filan olmayacağına, o yerde çok insan öleceğine ve o yerin bir daha uzun zaman belini doğrultamayacağına inanırım.

Bunun tersine inananlar, benim soğuk savaş döneminde yaşadığımı, dünyanın artık değişmiş olduğunu anlayamadığımı düşünüyor.

Örneğin, bir yazara göre, “Şu an Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da olan biteni ‘emperyalizm’ oyunu, saldırısı gibi anlatmaya çalışan çok geniş bir çevre var. Bunların bilgileri ve bu bilgilere dayalı refleksleri soğuk savaş dönemine ait.

Allah Allah, Irak’ta 2003’ten bu yana yaklaşık 1,5 milyon kişinin öldüğünü ben hayal mi ettim?

Afganistan’da 2001’den bu yana on binlerce kişinin öldüğünü ben rüyamda mı gördüm?

Yoksa bu müdahaleler soğuk savaş döneminde oldu da ben sonradan mı farkına vardım?

Artık her şeyin değiştiğini, benim bildiğim dünyanın artık mevcut olmadığını en cesur şekliyle Star gazetesinde Cemil Ertem anlatıyor. Cesur, çünkü ABD/AB/BM/NATO müdahalelerini savunanların mantığını sonuna kadar götürüyor. Müdahaleyi savunanların savunurken ne düşündüklerini en net şekliyle ifade ediyor, gülünç duruma düşmekten korkmuyor.

Ve gülünç duruma düşüyor:

… Bu gelişmeyle birlikte ulus-devletlerin saldırganlığının en üst noktası olan emperyalizm dönemi bitti” ve bundan sonra iki senaryo var, diyor Ertem. Ya süreç tekrar diktatörlerden yana dönecek ya da şöyle bir dünyaya doğru ilerleyeceğiz:

Tekellerin imkânsızlaşıp oligopollerin yıkıldığı; medya ve bilgi-iletişim teknolojileri başta olmak üzere iletişim kanallarının demokratikleştiği; otokratik rejimlerin teker teker yıkılıp, yerlerini şeffaf, sorumlu ve hesap verebilir doğrudan demokrasilere bıraktığı; bölgesel ağ-devletlerinin bu demokratik iktidarlar arasında kurulan bir konfederasyon işlevi taşıdığı; açık tekelci olmayan reel ekonomi ve emek kolektiflerinin değer yarattığı; refahın adil ve eşitçe paylaşıldığı bir ağ-dünyası.

Benim gözümden kaçmış, kapitalizm ortadan mı kalktı, Amerikan egemen sınıfı kendini lağv mı etti, sermaye sahipleri tövbe edip kendilerini emek kolektiflerine mi adadı, ordular silah bırakıp çiçekçilik mi yapmaya başladı, daha düne kadar refahın adil ve eşitçe paylaşılmasını engelleyen düzen iptal mi edildi?

Ertem’in dünyasında bir de her yerde pembe filler uçuyor olacak herhalde!

ronmargulies@btinternet.com

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim