Kadının adı var çocuğun yok!

07.02.2011 00:00

Asım Yenihaber

 “Kadının adı yok” dediler, büyüyen kadınlık sefaletinin üzerini örttüler.

Türkiye’de artık kadının adı var!

Ne peki?

Hangi birini yazayım!

Eskiden kadının adı, “ismet”ti, “iffet”ti. Ya şimdi?

“Yaşam tarzı”na dokunulamayan çevrelerde bu kelimeleri bilen kaç kadın kaldı?

“Foster”, “beslemek, büyütmek, bakmak” demekmiş. Bir çok Amerikalının soyadı olan bu kelimenin anlamını ilk defa merak ettim. Hani şu radyo ve televizyon dünyamızın çok meşhurlarından, “dj” ve dahi “sunucu” ve de “dansöz” figürünün soyadı.

İlk itiraz bu “dansöz” kelimesine gelecektir. “O dansöz değildir” diye… Çünkü dansözlük hafifsenen bir iştir. Alaturkadır! Bayan Foster’in yaptığı o değildir!

O mu, değil mi? Çok da önemli değil!

Son çıkışı “Yok böyle dans!” programında imiş. Zihinlerde kalan son görüntüleri de bunlar.

Otuzunu geçtikten sonra evlenmiş, “eş” olmuş.

Kadının bir adı “eş” mi? “Zevce” mi? Kocaya göre “karı” mı, beye göre “hanım” mı?

Yoksa bunlar kadının adları hanesinden silindi mi?

Yetmemiş, “anne” olmuş!

Annelik bir kadının en büyük vasfı. Hakkıyla anne olanın ayakları altında ne var? Bilen bilir!

Onun annesi nasıl bir anne olmuştu ki, o nasıl olsun!

Merkumun ölümü, Türkiye’nin gittikçe büyüyen ahlâkî sefaletini, sukutunu, tefessühünü örtmek için kullanıldı adeta.

İş o kadar ayan beyan ki, Hıncal Uluç gibi ahlâkî kayıtsızlığı bilinen birini bile isyan ettirdi.

Hikâyesi enteresan.

Merkum ikinci kuşak.

Annenin annesi Hatice Foster, “Defne bir aşk çocuğu. Babasıyla (Stive Foster) İzmir’de bir Noel partisinde tanıştık” demiş.

Mutlu noeller!

Adam sonra çekip gitmiş.

“Eş”, öleceği gece içkili mekanlara takılıyor. Yeni tanıdığı bir bekâr delikanlının evine gitmeyi tercih ediyor. Ve orada dünyasını değiştiriyor! Olabilecek en feci son!

Halbuki kendi evi çok yakın.

Orada eşi var mı?

Sonradan yazıldığına göre, varmış.

Eşinin yanına gitmiyor.

Peki çocuğu?

Bilmiyoruz ki! Bu devirde çocuklar nasıl yetiştiriliyor. Bahusus merkumun sosyal çevresinde çocuklar nasıl yetiştiriliyor?

Süt çağında bir çocuk. Her şey için anneye ihtiyacı var.

Bakıcı filan kâr etmez,

Hiç bir mama annenin sütünün yerine geçmez.

Ya sevgi ve şefkat?

Annelik bu değil mi zaten?

Sonunda çocuğun adına bir haberde rastlayabildim. “Can”mış adı.

Canım benim!

Anne sütünden, şefkatinden, sevgisinden uzak kaldın.

Hiç yakın olmuş muydun ki?

Al sana teselli mükafatı: Annen sağ olsa idi, sevgililer gününü seninle ve babanla birlikte evinde geçirecekti!

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim