1. YAZARLAR

  2. Fatma K. Barbarosoğlu

  3. Kadın kıyafetleri ile Libya katliamı arasında gündem...
Fatma K. Barbarosoğlu

Fatma K. Barbarosoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadın kıyafetleri ile Libya katliamı arasında gündem...

A+A-

I-

Ben bu satırları yazarken Libya'da kıyamet kopuyordu. Diktatörün oğlu, "ortak hedef" yaratmak aşkıyla Türkleri düşman ilan ediyordu.

Ben bu satırları yazarken 25 bin Türk'ün yaşadığı Libya'ya karşı Başbakan'ın tepkisini koyup, Kaddafi'den aldığı ödülü iade etmesini bekliyordu Kılıçdaroğlu.

Adının etrafında beyhude umut çırası yakmaya uğraştığımız Kılıçdaroğlu'nun strateji bilgisi bu kadar işte!

Sanki nişan bohçası iade ediyoruz.

Ateş çemberinin içinde mahpus kalmış 25 bin vatandaşımızın can güvenliği için İDO, THY seferber edilip; karayolu üzerinden da bazı vatandaşları Mısır'a tahliye etmek için uğraşılırken; Başbakanımız Kaddafi'ye "senin verdiğin ödül bize yaramaz" diye iade edecek öyle mi?

Kılıçdaroğlu başımızda olsa böyle yapacak demek ki!

II-

Büyük hikâye ile küçük hikâyeyi aynı anda görmek zorundayız. İslam dünyasında kıyamet kopuyor.

Biz giderek artan şiddete karşı hala daha magazinsel bir merak ve gösterilerle gözümüzü, kulağımızı kapatıp; burun delikleri ve deri gözenekleri ile "bakış" yakalamaya çalışıyoruz.

İslam dünyasında rejime karşı öfke günleri düzenleniyor. Çok şükür bizde böyle bir durum yok diye sevinmelere doyamıyoruz.

Bizde öfke günü olarak "özel gün"ler yok doğru. Çünkü bizim her günümüz her saatimiz, her saniyemiz "öfke" patlaması.

Lakin kime ne söyleyip kime ne yazacaksın!

İnternet icat olduğundan bu yana köşe yazısı yazmanın hiç tadı kalmadı. O kadar çok "yanlış okuyucu" var ki.

Bu yanlış okuyucular okumuyor tıklıyor sadece.

Okuduğunu anlamıyor. Anlamadığı metne kendi yorumunu katıp dağıtıyor.

Aziz okuyucularım affınıza sığınarak bu gün yanlış okuyucular için Pazartesi günü yayınlamış olduğum yazıyı maddeler halinde hülasa etmek istiyorum.

Sapıkların hadım edilerek cezalandırılmasına karşıyım. Çünkü söz konusu kişilerin şiddet duyguları kimyasal hadım sonrası iyileşmeyecek. Tam tersi içlerinde taşıdıkları o şiddeti, çok farklı yollardan göstermeye devam edecekler. Oysa verilen cezaların caydırıcı özelliği olmalı.

Konu buradan tartışıldı mı? Hayır.

Hukuk profesörünün "pozitif hukuk"un suçluların da insan hak ve onurunu korumakla mükellef olduğunu ifade eden cümlelerinin kamuoyunda hiç dikkate alınmamış olmasında bir tuhaflık yok mu?

Herkes cümbür cemaat İlahiyat profesörünün cümlelerini çıra yerine kullanıp öfke ateşi tutuşturmaya kalkıyor.

Söylemleri kimlikler üzerinden değerlendirmeyelim. Kim söylerse söylesin, ayağını nereye basarak söylerse söylesin, söylemin kendisine odaklanalım.

Hukuk Profesörü pozitif hukuku savunmak adına ibrenin topuzunu masumdan yana değil caniden yana kaydırdığını fark etmiyor!

İlahiyat profesörü erkeklerin gözlerini haramdan sakınması ilkesi ile ilgilenmiyor. Kadınların kendilerini korumaları gerektiğine dikkat çekiyor!

Sapık meşrepler söz konusu olduğunda kendini sakınmak ve korumak diye bir şey olamayacağını sayın profesörün dikkate alması gerekiyor. Son on yılda kimler sapıkların caniliğine muhatap olmuş bir çizelge çıkartsın kendisine. Yedi aylık bebekten 70'mişlik nineye kadar son üç yıldır kanımızı donduran tecavüz haberlerine muhatap olduk.

Prof.Dr. Orhan Çeker, hadım edilme cezasının neden uygulanamayacağını fıtrat üzerinden anlatıp kamuoyunu bu konuda bilgilendirecekken; konuyu kadın kıyafetleri üzerinden değerlendirmesi İslam ahlakı ile ilgili olarak algı bozukluğuna sebebiyet veriyor.

İlahiyat hocaları kadınlara nasıl giyineceğini çok sık hatırlatıyor.

Peki, erkeklerin gözlerini haramdan sakınmaları gerektiğine dair Ayet-i Kerimeler neden hatırlatılmıyor!

Kadınlardan, ideal Müslüman kadın duruşu beklenirken; neden erkekler en pespaye nefs basamağında meşrulaştırılıyor?

Kadın kıyafeti ile sapıkların eylemi arasında bağ kurmak incitici bir dildir. Efendimizin ahlakı incitici dil kullanmaya müsaade etmez.

Hürriyet'ten İsmet Berkan Prof.Dr. Orhan Çeker'in görüşleri ile ilgili olarak esas erkeklerin ayağa kalkması gerektiğini söyledi.

2008 yılında Radikal'de bir haber yayınlandı. O vakitler İsmet Berkan Yayın yönetmeni idi yanlış hatırlamıyorsam.

Kadın kıyafetleri ile erkeklerin dikkati arasındaki bağlantının ekonomistleri yakından ilgilendirdiğine dair bir haberdi. Haberi YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan için alıntılıyorum:

28/10/2008/Radikal

Araştırmalara göre cinsel görüntüler erkeklerin doğru karar verecek beyin etkinliğini sekteye uğratıyor

BRÜKSEL - Cinsel görüntülerin erkekleri 'aptallaştırdığı' üzerine çok şey duymuş olabilirsiniz ama artık bu bilimsel bir deneyle kanıtlandı. Müşteri davranışları üzerine yapılan bir deneyde, cinsel görüntüler izleyen erkeklerin daha acele ve düşüncesizce karar verdiği görüldü. NTV'nin haberine göre Bilim insanları, karar verme sürecinde beynin 'aktif' ve 'ihtiyatlı' iki farklı işlevinin rol oynadığını, cinsel görüntülerin erkeklerin acele ve düşüncesizce hareket etmesine neden olan 'aktif sistem'i tetiklediğini belirtiyor.

BİKİNİ DENEYLERİ

Dergi, Belçikalı araştırmacılar tarafından 358 genç erkek üzerinde yaptıkları bir seri test ve deneyi yazdı. Testlerden birinde, erkeklerden bir bölümü bikini ya da iç çamaşırı giymiş kadınların resimleri izlettirildi. Diğerlerine de doğa manzarası. Başka bir testte deneklerden bir bölümü doğa manzarası temalı reklamlar izledi, diğer bölümü yüzlerce bikinili kızın kumsalda koştuğu reklamları izledi.

Deneklere deneylerden sonra para verileceği, eğer isterlerse bu paranın miktarını pazarlıkla artırabilecekleri söylendi. Deneyler bittiğinde cinsel görüntüleri izleyen deneklerin daha fazlası için beklemeyip parayı hemen kabul ettikleri ortaya çıktı. Doğa manzarasını izleyenlerse daha fazlası için pazarlık yaptı.

Özet olarak,erkeklerin "rasyonel" davranışı gördükleri üzerinden şekilleniyor diyor haberimiz.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum